Okçuluğun Tarihçesi

0

Okçuluk sporu ne zaman ve nasıl doğdu? Okçuluğun dünyada doğuşu ve Türkiye’de gelişimi, tarihi, tarihçesi, özellikleri hakkında bilgi.

Asurlu Okçular

Asurlu Okçular

Okçuluğun Tarihçesi

Okçuluk, cansız bir hedefe okla atış yapmaya dayanan spordur. Savaş ve av silahı olarak yay ve okun kullanımı, Avustralya dışında bütün dünyada çok eski bir geçmişe uzanır. Eski halkların çoğunda eğlence ve yanşma amacıyla ok atmanın yaygın olmasına karşın, bunun bir spora dönüşmesi yay ve okun askeri bakımdan önemini yitirmeye başladığı döneme rastlar.

Advertisement

Tarihçe.

Modern okçuluk sporunun beşiği olarak İngiltere ve İskoçya kabul edilir. İlk okçuluk dernekleri 16. ve 17. yüzyıllarda İngiltere’de kuruldu. 19. yüzyılda İngiltere’ den ABD, Kanada ve Avustralya’ya geçen okçuluk, gerçek anlamda bir spor dalı niteliğini ancak 1930’larda kazandı.

Olimpiyat Oyunları’nda erkekler okçuluk yarışmalarına 1900’den 1920’ye değin (1912 dışında), bayanlar okçuluk yarışmalarına ise 1904 ve 1908’de yer verildi. Daha sonra uzun süre oyunlar dışında tutulan okçuluk yarışmaları, 1972’den başlayarak yeniden oyunlara alındı. İlk dönemdeki yarışma dallan duran ya da uçan kuşları vurmaya dayanıyordu. 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları’nda İngiliz okçuluğunun Amerika’ya uyarlanmış dallarında yanşan bütün sporcular ABD’liydi. 1908 Londra Olimpiyat Oyunları’nda İngiliz tipi yarışmaları İngilizler, “Avrupa tipi” yarışmaları ise Fransızlar kazandı. Kara Avrupa’sına özgü dalların yer aldığı 1920 Anvers Olimpiyat Oyunları’nda yarışmalar bu ülkelerden gelen sporcuların üstünlüğüyle sonuçlandı.

Okçuluk karşılaşmalarını düzenlemek amacıyla Belçika, Fransa, Polonya ve İsveç’in 1931’de kurduğu Uluslararası Okçuluk Federasyonu’na (FITA) İngiltere 1932’de, ABD 1933’te katıldı. 1933’ten başlayarak iki yılda bir düzenlenen Dünya Okçuluk Şampiyonası yalnızca II. Dünya Savaşı’nda kesintiye uğradı. Belirli uzaklıklardaki hedeflere atış biçimindeki FITA okçuluk karşılaşmaları, 1957’den sonra iki turda yapılmaya başladı. 1985’te okçuluğu izleyicilerin de ilgisini çeken bir spor olarak geliştirmek amacıyla Büyük FITA Turnuvası adı altında yeni bir turnuva geliştirildi.

Yeni yay.

Okçuluk sporunda 1930’a değin kullanılan uzun yaylar porsukağacından kesilen tek bir parçayla yapılır ve sıcaklık ile nemden etkilendiği için yarışmalar dışında gergin bırakılmazdı. Ayrıca uzun yay kullanmak büyük ustalık gerektirirdi. Daha sonra geliştirilen, plastik ve cam elyafından yapılma bileşik yaylarla ısı ve nem değişikliklerinin etkisi büyük ölçüde ortadan kalktı.

Advertisement

Eski ağaç yaylar en fazla 273 m dolayında bir mesafeye, yeni bileşik yaylar ise 774 m’ye kadar ok atabilmektedir. Tam olarak gerilmiş bir yayın bırakılmasıyla yaydan oka geçen enerji oranı da, eski yayların iki katıdır. Yeni yayların hızı saniyede 65 m’ye ulaşırken, eskilerin hızı saniyede 45 m kadardır. Yeni yayların biçimi Türk yaylarına benzer.

Oklar alüminyum alaşımlarından ya da cam elyafından yapılır ve tüyden kanatların yerine plastik kanatlar kullanılır. Okların ucu çelik, yay ipleri naylondur.

Donanım.

Modern yayların uzunluğu, okçunun boyuna göre değişmekle birlikte, genellikle 167 cm’yi bulur (uzun yaylar, atıcının boyunda olurdu). Okların uzunluğu ise 56-76 cm arasında değişir. Yayı tam olarak germek için gereken enerji miktarı ya da yayı germe gücü, erkeklerde 14-23 kg, bayanlarda 9,5-19 kg arasında değişir. Okçular oklan, bellerine asılı bir oklukta taşırlar. Kirişi germede kullanılan parmakları korumak için bir eldiven ya da parmak koruyucu takılır. Yay serbest bırakıldığında, kirişi çeken kolu korumak için kolun iç tarafına bir kolluk yerleştirilir. Yayın göğüs ya da omza çarpmasını önlemek için göğüslük takılır.

Okçuluk alanı genellikle kuzey-güney yönünde uzanan düz bir çimenlikten oluşur. Atışlar kuzey yönüne doğru yapılır. Sıkıca sarılmış hasırdan oluşan daire biçimli hedefin çapı 1,22 m, kalınlığı 10 cm’dir. Hedefin ön yüzü çeşitli renklerde çemberler çizilmiş bir bezle kaplanır. Merkezden dışa doğru 9, 7, 5, 1 olarak numaralanmış bu çemberler puanlan hesaplamada kullanılır. İngiltere ve ABD’deki hedeflerde 5, FITA karşılaşmalarındaki hedeflerde 10 çember vardır. Hedeflerin büyüklüğü, atış mesafesine göre değişir.

okçuluk

Yarışmalar.

Bir okçuluk karşılaşmasında, her turda belirli bir uzaklıktan belirli bir hedefe belirli sayıda ok atılır. Puanlar tur ya da turlar sonunda hesaplanır. FITA turnuvalarında atış mesafeleri erkekler için 90, 70, 50 ve 30 m, bayanlar için 70, 60,50 ve 30 m olarak saptanmıştır. Her mesafeden 36’şar ok atılır.

Advertisement

Türkiye’de okçuluk.

Köklü bir okçuluk geleneği olan Türkler, Osmanlı döneminde de bu spora büyük önem verirlerdi. İstanbul’da okçuluk yarışmalarının düzenlendiği özel alanlar vardı. Okçuların elde ettikleri dereceler sicil defterlerine kaydedilirdi.

Modern okçuluk sporu 1937’de başlamakla birlikte ancak 1960’larda gelişti. 1961’de kurulan Türkiye Okçuluk Federasyonu okçuluğun yaygınlaşmasını ve uluslararası yarışmalarda başarı kazanan bazı okçuların yetişmesini sağladı. Bunlardan Yücel Cavkaytar Avrupa gençler şampiyonu, Cemal Değirmenciler büyükler kategorisinde ikinci oldu. 1982’de kapatılan federasyon 1983’te yeniden kuruldu. Aynı yıl Türk milli okçuluk takımı erkeklerde ve bayanlarda Balkan ikincisi oldu. 1992’de Uluslararası 5. Altın Ok Okçuluk Yarışmaları’nda bayanlarda Türkiye takım halinde birinci oldu.


Leave A Reply