Olympia Antik Kenti Tarihi – Kazılar – Özellikleri Hakkında Bilgi

0

Olympia antik kenti nerededir? Olympia tarihi, içindeki tapınaklar, tarihçesi, kazılar, antik kentin kalıntıları, Olympia Hakkında Bilgi.

Olympia

Olympia; Eski Yunanistan’da Olimpiyat Oyunları‘nın düzenlendiği kutsal alandır. Peloponnesos (Mora) Yarımadasının batısında, İon Denizinden 16 km kadar içeridedir. Alfios (Alphios) ve Kladeos ırmaklarının birleştiği noktanın yakınındadır. Verimli ve sulak bir bölgedir; ormanlarla kaplı alçak tepelerin arasında ekime elverişli alanlar da yer alır.

Olympia Nerededir?

Tarih ve kazılar

İlk kalıntılar İÖ 2000 ile İÖ 1600 araşma, kutak ise İÖ y. 1000 yıllarına aittir. Önceleri Piza kentinin denetiminde olan Olympia İÖ 570’ten sonra Elis ve Sparta egemenliğine girdi. Olimpiyat Oyunları’nın da bir parçasını oluşturduğu dinsel bayram, İÖ 8. yüzyıldan İS 4. yüzyılın sonuna değin her dört yılda bir burada düzenlendi.

İlk kazılar 1829’da Fransız A. Blouet tarafından Zeus Tapınağı’nda yapıldı. Tapınak, genel planı belli olacak biçimde temizlendi. Üstleri kabartmalı üç metopun parçalan bulunarak Paris’teki Louvre Müzesi‘ne götürüldü. 1875-81 arasında Almanların yaptığı kazılarda kutsal bölgenin tümü ve bölge dışında kalan bazı yapılar ortaya çıkarıldı; stadion’un yeri de sondaj kuyularıyla saptandı. Böylelikle ilk kez büyük bir Yunan tapınma alanının planı ortaya çıkarılmış oluyordu. 1936’da Almanlar stadion’u kazmak ve restore etmek amacıyla geniş çaplı bir çalışmaya başladılar. II. Dünya Savaşı nedeniyle 1942’de ara verilen çalışmalara 1952’de yeniden başlandı ve 1960’ta stadion’un kazısı, 1961’de de restorasyonu tamamlandı. Bölgedeki öbür yapılar da bu dönemde ortaya çıkarıldı. Bunların en önemlisi ünlü heykelci Phidias’ın atölyesiydi.

Kalıntılar

Altis ya da Zeus’a Adanmış Kutsal Koruluk diye de anılan kutsal bölge, kuzeyinde Kronion’un (Kronos Tepesi) yer aldığı, öbür üç yanı duvarlarla çevrili, uzunluğu 183 m’den fazla, düzgün olmayan dörtgen biçiminde bir alandır.


İçinde Zeus ile Hera’nın tapınakları, başlıca sunaklar ve adak yerleri, hazine daireleri ve yönetim yapıları bulunur. Dışındaysa atletizm tesisleri, hamamlar ve ziyaretçiler için konaklama birimleri yer alır. Elisli mimar Libon tarafından İÖ y. 460’ta yapılan Zeus Tapınağı hem Olympia’daki en büyük ve önemli yapı, hem de Yunanistan’daki en büyük Dor tapınaklarından biriydi. Kısa kenarlarında 6’şar, uzun kenarlarında 13’er sütunu, bir pronaos’u ve bir opisthodomos’u vardı. Naos’u iki sütun sırasıyla üç nefe bölünmüştü ve iki katlıydı. Çatısı mermer plaklarla kaplıydı.

Tapınağı süsleyen heykellerin çoğu günümüze değin ulaşmıştır ve bugün Olympia Müzesi’nde sergilenmektedir. Ön alınlıktaki kabartmada Pelops ile Oinomaos’un araba yarışına hazırlanması, arka alınlıktaysa Perithoos’un düğününde Lapithlerle Kentaurların savaşı canlandırılmıştır. Erken klasik dönemin başyapıtları olan bu kabartmaları yapan sanatçı bilinmemektedir. Pausanias bu heykelleri Paionios’la Alkamenes’in yaptığım ileri sürerse de, her iki heykelcinin de İÖ 5. yüzyılın sonlarında yapıt verdikleri bilindiği için, bu sav kabul edilmemektedir. Ön, arka ve cepheleri dolanan frizin kabartmalı metoplarında Herakles’in 12 “iş”i anlatılmıştır. Alınlığın tepesinde duran altın yaldızlı Nike heykeli kaybolmuştur.

Olympia Zeus Tapınağı

Olympia Zeus Tapınağı

Zeus Tapınağı

Tapınağın içinde altın ve fildişinden (krizelefantin) büyük “Zeus Heykeli” yer alıyordu. Atinalı heykelci Phidias’ın bu yapıtı Antik Çağ heykellerinin en ünlüsüydü ve Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri sayılırdı. Her görenin etkilendiği bu heykelle Phidias’ın, Homeros’taki Zeus imgesini yaratmayı başardığı kabul edilirdi. Zeus, incelikle işlenmiş bir tahtta otururken canlandırılmıştı. Sağ elinde bir zafer tanrıçası figürü, sol elinde de bir asa tutmaktaydı. Bu heykel (İS 5. yüzyılda tahrip edildi) Phidias ve yardımcıları tarafından tapınağın batısındaki bir yapıda parçalar halinde üretilmişti. Sonradan kiliseye dönüştürülen bu yapı Pausanias’ın döneminde hâlâ Phidias’ın Atölyesi diye anılıyordu.

Olympia Zeusu’nun büyük sunağı tapınağın önünde değil yanında yer alıyordu ve Hera Tapınağı’na daha yakındı. Elips biçimindeydi ve basamaklarla çıkılan yüksek bir kaidesi vardı. Toplam yüksekliği 6,7 m’yi buluyordu.


Olympia Hera Tapınağı

Olympia Hera Tapınağı

Hera Tapınağı

Olympia’dakilerin en eskisi olan Hera Tapınağı, ayrı bir tapınak yapılana değin Zeus kültünü de barındırmıştı. Zaman zaman bu tapınağın İÖ 11. ya da 10. yüzyılda yapıldığı ileri sürülmüşse de, bu görüş artık kabul görmemektedir. Bugünkü tapınak büyük olasılıkla İÖ 600 dolaylarında yapıldı (daha önce aynı yerde İÖ 8. yüzyıldan kalma peristilsiz bir tapınak vardı). Kısa kenarlarında 6’şar, uzun kenarlarında da 16’şar sütun yer alıyordu. Dor düzenindeki bu sütunlar, başlangıçta tahtadan yapılıp sonradan taşa çevrildiği için, büyük bir üslup çeşitliliği gösterir.

IS 2. yüzyılda opisthodomos’ta hâlâ ahşap bir sütunun bulunduğu bilinir. Saçaklıklar ahşaptan, duvarların üst bölümleri de tuğladan yapılmıştı. Naos’ta iki sıra sütun yer alıyordu. Pausanias burada tahta oturmuş bir Hera heykeliyle yanındaki bir Zeus heykelinden söz eder. Gerçekten de Hera’nın olduğu sanılan, kireçtaşından yapılmış arkaik bir baş bulunmuştur. Gene Pausanias’ın sözünü ettiği, kucağında çocuk Dionysos’u taşıyan Hermes heykeli 1877’de naos’ta ele geçmiştir. Praksiteles’in yapıtı olan bu taş heykel bugün Olympia Müzesi’nin en değerli parçalarından biridir.

12 Hazine Dairesi

Bir sıra üstünde dizili 12 hazine dairesi Kronos Tepesinin alçak yamaçlarından Altis’e bakar. Dor düzenindeki tapınaklara benzeyen bu küçük yapılar İÖ 6. yüzyıldan kalmadır. Hepsi Byzantion’dan (İstanbul) Sicilya’daki Gela’ya ve Kuzey Afrika’daki Kyrene’ye kadar çeşitli Dor kent devletleri tarafından ya Olimpiyat Oyunları‘nda kazandıkları bir zaferin anısı ya da Olympia Zeusu’na duydukları bir saygının belirtisi olarak ve içlerinde tapınağın servetini oluşturan armağanların saklanması için yaptırılmıştı.

Zeus ve Hera tapınaklarının arasında Elealı kahraman Pelops adına yapılmış bir kutak yer alır. Bir duvarla çevrili, üzeri açık bu kutsal yerin içinde ağaçlar ve heykeller vardı.

Hazine dairelerinin hemen altındaki Metroon ya da Tanrıların Yüce Anası Tapınağı İÖ 4. yüzyılda yapılmış küçük bir Dor tapınağıydı. Roma döneminde bu inanışın sona ermesinden sonra buraya Roma imparatorlarının heykelleri konmuştu. İçinde Korent düzeninde yarım sütunları olan yuvarlak İon yapısını İÖ 338’de Khaironeia’da Yunanlılara karşı kazandığı zaferin anısına Makedonyalı Philippos yaptırmıştı. Philippeion adıyla anılan yapıda Philippos’un, Büyük İskender’in ve ailenin başka bireylerinin altın ve fildişinden heykelleri bulunuyordu.


Altis’in kuzeybatı ucundaki prytaneion’da, içinde devamlı bir ateşin yandığı ocakla Olimpiyatlar’da zafer kazanan sporcuların eğlendikleri bir şölen odası yer alıyordu. Herodes Atticus’un Eksedrası diye bilinen yapı ise yarım daire planlı, büyük ve çok süslü bir çeşmeydi. Herodes Atticus burayı karısı Regilla’nın anısına yaptırmıştı. Üstünde Herodes’le aile bireylerinin ve Roma imparatorları Hadrianus’la Antoninus Pius’un 20 kadar heykeli dururdu. Duvarlarındaki resimlerden ötürü Resimli Kolonad diye anılan Poikile Stoası’nın yaygın adı Yankılı Kolonad’dı. Bu adın veriliş nedeni, burada söylenen bir sözcüğün yedi kez yankılandığına inanılmasıydı. 4. yüzyıl ortalarında yapılan ve Altis’i doğudan sınırlayan kolonad stadion’dan dar bir geçitle ayrılmıştı.

Zeus Heykelleri

Tunçtan Zeus heykelleri olan Zaneler, Olimpiyat Oyunları’nın kurallarını çiğneyenlerden alman ceza paralarıyla dikilmişti. Stadion’un girişinin hemen dışında bu heykellerden 16’sının kaideleri bulunmuştur. Altis’in hemen dışında, güneyde yer alan bouleterion farklı tarihlerde yapılmış, ama batı cephelerinde bulunan birer apsisle birbirine benzeyen, Dor düzeninde iki ayrı yapıdan oluşuyordu. Bu ikisinin arasında, ortasında Zeus Horkios (Ant İçmeyi Denetleyen Zeus) heykeli dikili dikdörtgen bir avlu vardı. Atletler bu heykelin önünde, yarışmalarda kuralları çiğnemeyeceklerine ant içerlerdi.

Altis’in hemen güneybatısında Leonidaion yer alır. Seçkin konukların ağırlandığı bu büyük yapı IÖ 4. yüzyılda yapılmış, Roma Döneminde yenilenmiştir. Kuzeybatıda boksörlerle güreşçilerin antrenman yaptıkları palaistra ile görkemli bir girişi ve kapalı bir pisti bulunan gymnasion vardır. Stadion Altis’in doğusundadır. Başlangıçta henüz kutsal bölgeden ayrı değildi ve pistinin bir ucu, Zeus Tapınağı ve Sunağı’nın hemen önünde başlıyordu. 4. yüzyıl ortalarında stadion 80 m kadar kuzeydoğuya kaydırıldı ve kuzey yanında tepenin doğal eğiminden yararlanılarak tribünler oluşturuldu. Yankılı Kolonad’a koşut olarak yapılan batı setiyle de Altis’ten ayrıldı. Ara yere, bağlantıyı sağlayan bir geçit yapıldı.

Atletlerle hakemlerin kullandığı bu geçidin üzeri Roma döneminde taştan bir tonozla örtüldü. Altis’e en yakın başlama çizgisinden sonra yarış pistinin yaklaşık üçte biri hizasındaki bir locadan başka stadion’da taştan oturma yeri yoktu; burada da oyunların hakemleri (hellanodikai) otururdu. Locanın tam karşısında Demeter Khamyne’nin sunağı vardı; tapınağa bağlı rahibeler oyunları buradan izlerlerdi. Evli kadınlar Olimpiyatlar’a alınmaz, yalnız genç kızların oyunları izlemesine izin verilirdi. Yarış pistinin uzunluğu 210 m, genişliği 32 m’ydi ve taştan alçak bir duvarla tribünlerden ayrılmıştı. Pistte 20 kulvar vardı. Klasik yarış tek tur üzerinden yapılırdı. İki turluk diaulos ve 24 tura (y. 4.800 m) kadar çıkabilen uzun mesafe koşuları da (dolic-hos) vardı. Stadion’da başka spor karşılaşmaları da düzenlenirdi.

Stadion’da yapılan kazılarda birçok figür, rölyef ve pişmiş toprak heykel bulunmuştur. Bunların en önemlileri, yarım boy bir Zeus ve Ganymedes grup heykelidir (IÖ y. 470). Olympia Müzesi dünyadaki en büyük antik Yunan silahları koleksiyonunu barındırır. Bu koleksiyondaki parçaların bazısında, ilginç birer tarihsel belge niteliği taşıyan açıklayıcı yazılar da bulunmaktadır.

At yarışlarının yapıldığı hipodromun stadion’un güneyindeki Alfios Vadisinde olduğu bilinirse de, kazılarda hiçbir izi bulunamamıştır. Pausanias hipodromu ve yarışlarda kullanılan karmaşık start düzeneğini ayrıntılı biçimde anlatır.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?