Ölü Canlar Kitap Özeti – Gogol

0

Nikolay Vasilyeviç Gogol Ölü Canlar isimli kitabının konusu, karakterleri, eleştirisi, kısa ve uzun özeti. Gogol kitapları özetleri.

Ölü Canlar Kitap Özeti – Gogol


Ölü Canlar Kitap Özeti – Gogol

Romanın Başlıca Kişileri

Çiçikov: Romanın başkahramanı. Dalavereci.
Manilov: Çiçikov’un iş yaptığı toprak sahibi.
Nozdriyev: Toprak sahibi. Kabadayı, kendiyle övünen, kumarbaz.
Koroboçka: Toprak sahibi, yaşlı kadın.
Sobakeviç: Üçüncü toprak sahibi.
Selifah ve Petruşka: Çiçikov’un hizmetçileri, aptal ve kirli.

ÖLÜ CANLAR (Kitabın konusu, eleştirisi)

Şair, denemeci, romancı Melih Cevdet Anday, hem Ölü Canlar romanının, hem de çağdaş Fransız yazarı Arthur Adamov’un romandan harekede yazdığı oyunun çevirmeni. Anday’ın Sabahattin Eyuboğlu ile çevirisi oyuna farklı bir tat katıyor. Anday, ‘Çevirenin Önsözü’nde şunları yazıyor:

Gogol Ölü Canlar’ı yazmaya 1836 yılında başlamıştı. Gerçek bir olaydan alınmış olan bu konuyu Gogol’e Puşkin vermiştir: Bilindiği gibi, Rusya’da kölelik düzeni 1860’ta kaldırıldı. Bu tarihten önce köle sahibi çiftlik ağaları, kölelik rejimi gereğince hükümete can başına belli bir vergi ödemek zorundaydılar.

Can sayımı dört yılda bir yapıldığı için çiftlik ağaları, iki sayım arasında ölen köleler için de, yeni sayıma kadar vergi verirlerdi. İşte bu durumdan yararlanarak kendi çıkarına bir iş çevireceğini düşünen bir açıkgöz, çiftlik ağalarından ölü canlan satın almaya kalkmış, fakat foyası ortaya çıkınca yakalanmış…Konuyu şiirle yazmayı tasarlayan Puşkin, Gogol’ün bundan büyük bir roman çıkarabileceğini anlamış ve onu bu yolda çalışmaya itelemiştir. İşte Ölü Canlar romanının kahramanı Çiçikov, çiftlik çiftlik dolaşarak ölmüş köylüleri satın almaya çalışan bir dalaverecidir. İki sayım arasında salgın hastalıklardan birbiri arkası sıra ölen köylüleri için vergi ödemek zorunda olan toprak ağaları da kolayca onun oyununa gelmekte ve boşuna ödedikleri bu vergiden kurtulmak için ölmüş köylülerini elden çıkarmaya bakmaktadırlar.


Çiçikov’un bu dalavere ile elindeki satış senetlerinde görülen ve ölmüş oldukları bilinmeyen bu köylülere dayanarak kendini büyük çiftlik sahibi gibi göstermek ve böylece bankalardan büyük paralar çekmek istediği anlaşılıyor…Gogol, romanının ikinci bölümünü, bir sinir bunalımı anında ateşe attığı ve bu , bölümün ancak küçük bir parçası ele geçirilebildiği için konunun nasıl bir sonuçla bağlanacağı kesin olarak bilinmemektedir.

Ancak, gerçekte olduğu gibi, romanda da dalavereci yakalanır ve hapse atılır.

Gogol, başlangıçta, insanların gülünç yanlarını belirtmek için mizacına uygun ve çok işe yarar bulduğu bu konuyu işlemiş, fakat romanın gitgide ciddileşerek ahlaksal bir öz kazanmakta olduğunu görünce, birdenbire önemli bir toplumsal görevin sorumluluğu akına girdiğini anlamış, kendisini yemeğe başlamıştır. Mistik kişiliğinin ve yakınlarında bir papazın etkisiyle romanını ona şeytanın yazdırdığı kanısına varmış ve bozuk olan sinirlerini dayanıksızlığı yüzünden eserini ateşe atarak günah işlemekten kurtulmanın yolunu bulmak istemiştir.

Çağımızın öncü tiyatro yazarlarından biri olan ve Türkçede ilk bu oyunu ile görülen Adamov, eserine yazdığı Önsöz’de, romandan oyun çıkarılamaz, kanısında olduğunu fakat Ölü Canlar’ın tam anlamı ile roman sayılamayacağını, Gogol’ün de, anlaşılan böyle düşünerek eserinin kapağına “Poem”(Şiir), koyduğunu söylüyor. Bu gerekçeyle, romanı oyunlaştıran Fransız yazan, konuyu dramatik bir örgü içinde işlemeyi ve onu neredeyse yeni baştan düzenleyerek tam bir bütün elde etmeyi başarmıştır.

Çiçikov’un çiftlik çiftlik dolaştığını anlatmak için, sahneler arasında bağlantı kurmak amacıyla kullanılması önerilen film tekniğiyse, sadece bir yenilik olarak kalmamakta, romanın sürekliliğini ortaya (sahneye) aktarmak bakımından oyunun vazgeçilmez bir öğesi olmaktadır. Ölü Canlar oyunu Batı tiyatrolarında uzun süreler oynanmış ve büyük başarılar kazanmıştır.” Öte yandan Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) da 1963’ten başlayarak çeşitli yıllarda üç ayn eserim oynadı: Ölü Canlar (Yön. Asaf Çiyiltepe), Bir Delinin Hatıra Defteri (Yön.Genco Erkal), Müfettiş (Yön. Engin Orbey). Bu oyunları Devlet Tiyatroları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tiyatroları da aralıklarla sahnelediler.



Öiü Canlar’ın Kısa Özeti

Pavel Ivanovich Chichikov, kendisini etrafına üniversite danışmanı olarak tanıtan düzenbaz bir kişidir. Aslında, bir süre gümrük dairesinde çalışmış, kaçakçılarla iş birliği yaptığı anlaşılınca koyulmuştur. İnsanları överek, kendini farklı bir yüzle tanıtarak kandırmakta, zengin ve soylu kimselerin güvenini kazanmaktadır. Para kazanmak için planladığı bir oyunu uygulamasında ona yardımcı olmaktadır. Dönemin kanun ve yasalarına göre, toprak sahipleri malikânelerinin sınırları içinde yaşayan canlıların sayısına göre vergi ödemek zorundadır. Her nüfus sayımında bu rakam tespit edilmekte, nüfus sayımına kadar da değiştirilmemektedir. Pavel Ivanovich Chichikov, Rusya’yı gezerek son nüfus sayımında ölen “ölü canların” ölüm belgelerini satın alır. Toprak sahipleri, bu alışverişten memnundur. Her iki tarafın da kârlı çıktığı bir durumdur bu. Chichikov, bu belgeleri toplayarak mevcut olmayan mülkü rehine koyar ve karşılığında para alır.

Chichikov, bir kasabaya gelir, planlarını burada uygulamaya kara verir.

Kasabanın ekonomik durumu, toprak sahiplerinin adlan, devlet memurlarının özellikleri ve ölü canların sayısını öğrenir. Halk, onu önemli ve zengin bir kişi zanneder. Sevimliliği ile zenginlerin de kısa sürede güvenini kazanır. Varlıklı ailelerin evlerine davet edilir, onların yaşantısına şahit olur. Bu arada, pek çok ölü can belgesi toplar. Herkes topladığı belgelerle onun Ukrayna’daki çifliğinde çalışacak işçi aradığını zannetmektedir. Bir süre sonra, Chichikov’un çalıştığı bazı kişiler yüzünden her şey anlaşılır. Valinin balosunda sarhoş bir toprak sahibi her şeyi anlatır. Bazıları, Chidhikov’un valinin kızı ile evlenmek istediği dedikodusunu ortaya atarlar. Bazıları ise Chichikov’un casus, hatta Napolyon Bonapart’ın ta kendisi olduğunu söyler.

Kasabada tüm sahtekârlığı ortaya çıkan Chichikov kasabayı terk eder. Bir at arabasıyla başka bir macera için yola çıkar.

Nikolay Vasilyeviç Gogol

NIKOLAY GOGOL

Gogol, 1809’da Ukrayna’da küçük bir araziye sahip bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Gogol, henüz on yaşındayken babasını kaybetmiştir. Hayatı zorluklar içinde geçmiştir. Lise öğreniminden sonra Saint Petersburg’a gitmiş, orada aktör olmaya karar vermiştir. Daha sonra yazarlığı tercih etmiş, ilk olarak Ukrayna kır hayatı ve folklorunu anlatan bir kitap yazmıştır. Geçimini sağlamak için özel öğretmenlik yapmıştır. Çeşitli sinirsel hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Hayatının son yıllarında yazdığı bazı yazılardan dolayı tüm dostları onu terk etmiştir. Sıkıntılara dayanamayan Gogol, yoğun bir depresyon geçirmiş, hiçbir şey yememiş ve 9 gün içinde 1842’de ölmüştür.

Yazarın başlıca eserleri:

Taraş Bulba, Palto, Ölü Canlar, Müfettiş, Arkadaşlarımla Yaptığım Mektuplaşmalardan Seçilmiş Pasajlar’dır.


Ölü Canlar, aslında üç bölüm hâlinde düzenlenmiş bir romandır. Gogol, ikinci ve üçüncü bölümleri yoğun tepkiler nedeniyle yazmamıştır. Roman, 19. asır Rusya toplumuna bir eleştiri niteliği taşımaktadır. Romandaki sahtekârlıklar, dönemin Rus sosyal hayatından esinlenilerek kurgulanmıştır. Ülkesini çok seven Gogol, devletindeki aksaklıkları ortaya sererek çözüme gidilmesini sağlamayı amaçlamıştır.

Yazar, romanda Rusya’daki günlük hayatı en ince teferruatına kadar tasvir etmiştir. Böylelikle Gogol, realist bir üslupla Rus toplumundaki bayağılık ve ruhi boşluğu anlatmayı hedeflemiştir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?