data-full-width-responsive="true">

Ölüm İle İlgili Şiirler

1

Ünlü şairlerden Ölüm temalı şiir örnekleri. Konusu ölüm, ölmek, cenaze olan şiirler, ölümü anlatan duygusal ve matemli şiirler.

Ölüm İle İlgili Şiirler

Ölüm İle İlgili Şiirler

Ölüm Güzel Şey

Ölüm güzel şey,budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber?…
Öleceğiz müjdeler olsun,müjdeler olsun !
Ölümüde öldüren Rabbe secdeler olsun!

Kapı kapı, yolun son kapısı ölümse;
Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse!
O demdeki,perdeler kalkar,perdeler iner,
Azraile hoşgeldin,diyebilmekte hüner…

O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın?
Toprağın altındaki saklambaçta varmısın?
Ölüm ölene bayram,bayrama sevinmek var;
Oh ne güzel,bayramda tahta ata binmek var.!…

Ufka bakarlar;ölüm uzaktamı uzakta…
Ve tabut bekler,suya inmek için kızakta…..
Sultan olmak dilersen,tacı,sorgucu,unut !
Zafer araban senin,gıcırtılı bir tabut!

Necip Fazıl Kısakürek


biter

kalkılır bir yerde, kalır oyuncak,
kurgular biter.
ölüm… o geldi mi ne var korkacak?
korkular biter.

fikir, açmaz artık beyinde kuyu;
burgular biter.
unuturuz hayat adlı uykuyu,
uykular biter.

biter, her şey biter; ses, şekil ve renk,
kokular biter.
kabir sualiyle kapanır kepenk,
sorgular biter.
Necip Fazıl Kısakürek


Ölüm’ü Öldürmüşler

Dün gece gördüm yolda
Ölüm’ü öldürmüşler
Karlı bir İstanbul akşamında
İki köpek eniği
Koyun koyuna verip
Ölüm’le baş etmişler…

Şehrin sahipli kaldırımlarında
Sahipsiz çocuklar
El ele vererek
Yağan kara gülmüşler
Dün gece gördüm işte
Ölüm’ü öldürmüşler…

İki yaşlı karı-koca
Cenazedeymişler
Biri ölü, biri sağ
Kabristana girmişler
Dün yine gördüm orda
Ölüm’ü öldürmüşler…

Duaya açılmış evliyanın elleri
Vuslata ulaşmak için
Ard arda dizilmişler
Musallanın sürmek için
Bir namazlık saltanatını
Büyük uğraş vermişler
Dün cenazendeydim baba
Ölüm’ü öldürmüşler…
Z.Kamil / İstanbul


KABRİSTAN

Uğradım geçen gün bir kabristana,
Şu dünya hâlinden pek bir farkı yok.
Saraylar yapılmış nice sultana,
Çoğunun “Kış günü evi barkı” yok.

Kimisi besbelli dalmış gaflete,
Durgun sular gibi sessizce akmış.
Kimisi girerken sonsuz uzlete,
Ardında koskoca bir ün bırakmış.

Kiminin böğrüne düşmüş elleri,
Yolculuk başlamış bir bahar günü.
Kiminin başında kavak yelleri,
Kırk gece kırk gündüz sürmüş düğünü.

Kimi gözyaşını hâlâ silmemiş,
Yüreği kor alev nedamet dolu.
Nicesi var kadir kıymet bilmemiş,
O vefa semtinden geçmemiş yolu.

Gözleri arkada kalmış kiminin,
Şu fâni aleme doymadan gitmiş.
Kimisi albümde gençlik resminin,
Altına bir nokta koymadan gitmiş.

Kimisi dünyayı dize getirmiş,
Bir farkı kalmamış uzak yakının.
Kimi ayrık otu diken bitirmiş,
Kabrinin üstünde Cahit Sıtkı’nın! …
Ali Rıza Atasoy


Anne Ölüyorum

Anne ölüyorum
Anlamsızlaştı bak her şeyim
Benliğimi yitiriyorum
Anne tut ellerimi
Bilmediğim bir boşluğa düşüyorum.

Gülmeyi unuttum anne
Kaçıncı asrındayım ömrün
Suskun kalıyor feryatlarım
Anne bak ölüyorum.

Hani oğlun var ya?
Hani yitirilmiş umutların
Hani gözlerinin gülen yanı var ya?
Ölüyor anne tut ellerini.

Vasiyetimdir anne
Beyaz damatlığımla gömün beni
Anlamsızlaşıyorum
Öldürün beni…

Mehmet Avcı


Sessiz Gemi

artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

biçare gönüller. ne giden son gemidir bu.
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

yahya kemal beyatlı


sözünde durmadı mavi gökler;
gün kararıyor gitgide ölüm.
akşam yeli nedameti söyler;
nedamet yer etti bende ölüm.

ne yapsam, gün doğmuyor gönlümce;
sudur akar kendi bildiğince,
hangi pencereye koşsam gece;
gitmiyor bu can bu tende ölüm.

ne vefasız geçmişten hayır var,
ne gelecekler imdada koşar,
çoktandır tekneyi aldı sular;
çoktandır ümitler sende ölüm.
cahit sıtkı tarancı

AZRAİLİM GELSİN

Derdim benim yok diyemem,
Param pulum çok diyemem,
Karnım açtır tok diyemem.

Bırak azrailim gelsin,
Gelsinde canımı alsın,
Adımı kara deftere
Kırmızı kalemle yazsın.

Derdim devalı diyemem,
Ağrım dermanlı diyemem,
Yaram sarılı diyemem.

Bırak azrailim gelsin,
Gelsinde canımı alsın,
Adımı kara deftere
Kırmızı kalemle yazsın.

Artık oyun oynayamam,
Dertlerimi unutamam
Bu acıya dayanamam.

Bırak azrailim gelsin,
Gelsinde canımı alsın,
Adımı kara deftere
Kırmızı kalemle yazsın.

Israr etme ben gelemem,
Dertsizler gibi gülemem,
Vallah billah eğlenemem.
İbrahim AKBAŞ




1 Yorum

  1. Nuri HakanTataroğlu on

    İki Metre Bez
    İnsan gelir dünyaya
    Sararlar kundak denen iki metre beze
    İnsan ölür gider
    Sararlar kefen denen iki metre beze

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?