Onlar Da İnsandı Kitap Özeti Konusu Karakterler Eleştirisi – Cengiz Dağcı

13

Cengiz Dağcı Onlar Da İnsandı isimli kitabının konusu, karakterleri, eleştirisi, kısaca özeti. Cengiz Dağcı kitapları hakkında bilgi.

Onlar Da İnsandı Kitap Özeti – Cengiz Dağcı

Advertisement

Onlar Da İnsandı Kitap Özeti – Cengiz Dağcı

Romanın Başlıca Karakterleri

Bekir: Kızıltaşlı Köyü’nden, toprağı sevenlerin başında gelen biri.
Esma: Bekir’in karısı.
Ayşe: Bekir ile Esma çiftinin kızı.
Remzi: Ayşe ile evlenen genç.
Enver: Köyün delikanlılarından.
Seyd-Ali: Kendi halinde bir insan.
İvan-Kala Mala: Baba-oğul Ruslar. Bekir’in ve ailesinin mutsuzluğuna, dramına yol açarlar.

ONLAR DA İNSANDI (Kitabın Özeti)

Bekir, adı Macik olan çok sevdiği ineğini yakın köylerden birine götürmüş, oradan geri dönmektedir. Macik, doğum yapacağı için çok mutludur.

Bekir’in bir tütün tarlası vardır. Tütünleri toplama zamanıdır. Fakat ailesi üç kişiden ibaret olduğu için işleri yavaş gitmektedir. Bunları düşünerek yürürken bir gün, üstü başı perişan iki Rus’la karşılaşır. Bekir, onların kendi topraklarını almak için geldiğini zanneder ve çok korkar. Çünkü civar köylerden birine Ruslar gelmiş, Türklerin topraklarını istila etmiştir. Kızı Ayşe’yi bu Ruslarla konuşması için gönderir. İsimleri İvan ve Kala Mata olan Ruslar iş aramak için köye gelmişlerdir.

Bekir, bu iki Rus’a acır ve onlara tarlasında iş, evinde yer verir. Köylü bu durumdan hiç memnun olmaz. Fakat Ruslar sayesinde Bekir’in tarladaki işleri kolaylaşır. Ruslar’m gelmesiyle evde bazı aksaklıklar de olmaya başlar. Macik çok kötü hastalanır, ancak Seyd Ali sayesinde iyileşebilir. Esma, Bekir’e Rusları kovmasını, yoksa uğursuzlukların devam edeceğini söyler.

Advertisement

Bir süre sonra, Bekir’in tarlasında iki Rus görünmeye başlar. Tarlayı ölçmektedirler. Bekir, tarlasını alacaklarından korkar, ne olursa olsun tarlasını Ruslara vermemekte kararlıdır. Bekir, adamların elindeki metreyi görünce onları sihirbaz zanneder. İki adam, ona Kuşkaya’yı tarlasına devireceklerini söyler, o asla inanmaz.

Tütünlerin demet yapılma zamanı gelince köylüler yıllık ihtiyaçları almak için Yalta’ya gitmektedirler. Bekir, yalnız başına gider. Çıfıt Lepik isimli bir Yahudiden gerekenleri alır, Çıfıt Lepik, onu gaza getirerek daha çok mal satar. Oradan ayrılınca uzun zamandır arası açık olan Seyd Ali ile karşılaşır. Araları yumuşar, kucaklaşıp ağlaşırlar.

Bu arada, İvan tarladan dönen Ayşe’ye saldırır, onu döver.

Ayşe, korkusundan durumu babasına söyleyemez. Öteden beri sevdiği Remzi ile evlenmek için annesini ikna eder. Kısa süre sonra da Remzi ile evlenerek onların evine gelin gider.

Köyde yol yapımı başlamıştır. Ruslar hırsızlık yapmaya başlar. Bir gün, Seyd Ali’nin küçük oğlu İvan’ı döver, İvan, Bekir’in evine sığınır. Ona masum biri imiş gibi davranır. Bekir, bir ara dayanamayıp İvan’ı döver, İvan kısa bir süre sonra eve otomobille gelir. Yanında Rus komiseri vardır. Yol yapımı devam ettikçe Ruslar yavaş yavaş köye hâkim olmaya başlamışlardır. Ruslar, Ivan’a da köyün yönetimini vermişlerdir, İvan, köyde her türlü rezilliği, zulmü yapmaktadır. Ruslar da, köyde Müslümanları yeni yaptıkları hapishaneye atmaya başlamışlardır.

Köyde bir gün deprem olur. Hapishane duvarı yıkılır, Türkler kaçar. Deprem sırasında Bekir’in evinin duvarı da çöker, Kala Mata yıkıntının altında kalarak ölür. Remzi ile Bekir cesedi gömmek için bir Rus mezarlığına giderler. Yolda bir uçurumun kenarında duran Remzi’ye lvan araba göndererek ölümüne sebep olur.

Bahar geldiğinde köyde yine yol yapımı devam etmektedir. Remzi ölmüştür. Ayşe ise hamiledir. Remzi ölünce Bekir’in evine dönmüştür. Asfalt, köyün içine iyice sokuldukça Ruslar çoğalır. Zamanla yol vasıtasıyla köyde istilalara başlarlar. Vapurlarla bir sürü Rus köylüsü köye gelir. Pek çok evi ve dükkânı yağma ederler. Köyde hayvanlar, mallar çalınmaktadır.

Advertisement

Bekir, üzgün üzgün dolaşırken Rusların Kuşkaya’yı dinamitleyip tarlasına zarar vereceklerini görür. Bekir tarlasını kimseye vermemekte kararlıdır. Rusların ikazına rağmen tarlasını bırakmaz. Dinamitlenen kayanın parçalarının altında can verir.

Kış gelince Esma, ve Ayşe Seydali’nin evine taşınırlar. Ayşe’nin doğum vakti yaklaşmıştır. Köyde Lenin’in ve komünizmin propagandası yapılmaya başlanır. Ruslar, tarafından çevrilen köydeki Türkler’in pek çoğu öldürülmüş, kalanları ise sürgüne gönderilmiştir. Bu ortamda çocuğunu doğuran Ayşe, onu Selim’e teslim eder.

Cengiz Dağcı

CENGİZ DAĞCI

1920 yılında Kırım’ın Kızıltaş köyünde dünyaya gelmiştir. Çocukluk yılları, savaş, deprem, yoksulluk ve eziyet içinde geçmiştir. Özellikle Rus emperyalizminin zulmü altında yaşamak zorunda kalmıştır. Kırım Pedogoji Enstitüsü’nde iki yıl öğrenim görmüştür. Okulu bitmeden İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla askere alınmıştır. Almanlara esir düşmüştür. Londra’da yaşamaktadır. Cengiz Dağcı, romanlarında Kırım Türklerinin çektiği zulümleri anlatmaktadır.

Başlıca eserleri şunlardır: Ölüm ve Korku Günleri, O Topraklar Bizimdi, Genç Temuçin, Üşüyen Sokak, Korkunç Yıllar.

Roman, yazarın kendi köyünde geçmektedir. Bu köy vasıtasıyla, Kırım’ın Ruslar tarafından nasıl ele geçirildiği, nasıl Ruslaştınldığı anlatılır. Eserde pek çok milletin bir arada yaşadığı topraklarda yaşanan eziyetler ve zulüm konu edilmektedir.

Bekir, Esma, Ayşe, Remzi, Çoban Seyd Ali, Sabri, Enver, Çilingir, lvan, Kala Mata romanın belirgin şahıslarıdır.


13 yorum

  1. Cengiz Dağcı kesinlikle büyük bir yazar. Olayları anlatırken yaşadıklarını anlatır. Romanları birbirinin devamı gibidir. Kırım da başlayıp Londra da biten bir yaşam. Cengiz Dağcı hayallerinin peşinden giden ama ne yazık ki bu hayallerine kavuşamadan bu dünyadan göçüp giden binlerce insandan bir tanesidir. onun en büyük hayali bir gün Kırım’a dönmekti.. Romanlarında adeta sizi olaya tanık olan, o anda olayı yaşıyormuş gibi bir hisse kapılabilir yada bu olayı siz yaşıyormuş gibi hissedebilir siniz. Vatan sevgisinin en güzel şekilde anlatıldığı başka tür bir roman şu ana kadar okumadım. Cengiz Dağcı romanlarında bunu adeta bazen çok acıklı bir biçimde yaşar kahrolursunuz. Allah rahmet eylesin. Kesinlikle okunması gereken bir yazar. Büyük bir yazar. Alın okuyun, hiçbir şey kaybetmediğinizi, orda bir kırım olduğunu, bir Akmescit diye şehir olduğu, kırım hanlığının o dönemdeki saraylarının hala orada durduğu ama büyük bir bölümünün tahrip edildiği, komünist sistemin tüm izlerini silmek istemişine rağmen hala orda bir Puşkin in şiirine konu olan bir çeşme olduğunu, bizlere haber verir.Cengiz Dağcı nın eserleri niçin bu hallere düştük sorusunun dehşeti karşısında cevapsız kaldığı eserlerdir…

  2. süperdii
    kitabı çok sevdiml ve çok yardımcı oldu bu performans ödevim içinde çok iyi oldu 🙂 🙂 🙂

  3. Elif Zeynep Ozankaya on

    gerçekten harika bir roman. Bu romanı okurken adeta olayları kendim yaşıyormuş gibi hissettim. Cengiz dagcının büyük bir yazar oldugunu edebiyat ögretmenim söylemişti. Kİtabı okuyunca gerçekten hocama hak verdim.

  4. Zorunlu başladığım kitabı elimden düşürmeden okudum olayları derinden yaşadım herkese tavsiye ederim

Leave A Reply