Organizmanın Uyum Faaliyetleri Nelerdir?

0

Felsefede organizma olarak geçen insanın çevreye uyum faaliyetleri ve uyumun önemi ile ilgili bilgilerin yer aldığı yazımız.

UYUM VE ÖNEMİ

Advertisement

Her organizma, yaşamını sürdürmek için, bulunduğu çevreye uyum sağlamak zorundadır. Organizmanın zekâ düzeyi yükseldikçe, çevreye uyumunun yanı sıra, çevreyi değiştirme faaliyetleri de yoğunlaşır, çoğalır.

Organizma, gerek içten, gerek dıştan gelen “uyarım”lara karşı tepki gösterir. Uyarımların az olması, ya da fazla olması organizmanın dengesini bozar; organizmada, bu durumda, algı bozuklukları, geçici zekâ gerilikleri ve anormal davranışlar görülür.

Organizmalarda kendine kararlı bir iç çevre sağlama ve koruma gücü vardır, organizma bu gücü kullanarak dengelenme (homeostasis)yi gerçekleştirir.

Advertisement

Dengelenmesini uzun süre sağlayamayan organizma ölür.

AYIRI UYARILMA

Bir dış ya da iç uyarıcının, organizmayı normalin üstünde etkilemesi aşırı uyarılmaya neden olur. Örneğin; aşırı güdülenme, açlık, susuzluk, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk vb. durumlar aşırı uyarılmadır.

Aşırı uyarılma gerilime, dolayısıyla huzursuzluğa yol açar. Bu durumda, organizma, gerilimden kurtulma faaliyeti içine girer. Bu faaliyetin aşırı oluşu hata yapma olasılığını arttırır.

YETERSİZ UYARILMA

Bir iç ya da dış uyarıcının uyarım meydana getirebilmesi için belli bir şiddette olması gerekir. Örneğin kulağımız, frekansı 20’nin altında olan sesleri duymaz; gözlerimiz, 400 milimikronun altındaki elektromanyetik dalgaları ışık olarak göremez.

Belli bir şiddetle, belli bir ihtiyaca dayanmadan, zayıf bir itilme ile zayıf ve belirsiz şekilde oluşan organizma tepkilerine yetersiz uyarılma denir.

Organizma, yetersiz uyarılma içinde ise huzursuz olur, normal yaşamını yitirir. Yapılan deneylerde; uyarıcılardan yoksun bırakılmış deneklerde, algılama bozuklukları, anormal davranışlar, hayal görme, zekâ bölümünde düşmeler saptanmıştır. Demek ki, organizma için elverişsiz ortam, faaliyette bulunmayı engellemekte ve intibakı güçleştirmektedir.

DENGELENME (Homeostasis)

Dengelenme; organizmanın, içinde bulunduğu ahenkli durumunu kendi faaliyetleriyle korumasıdır. Başka bir deyişle, organizmanın kararlı bir iç çevre sağlayabilme gücüdür. Örneğin, fazla alınmış şekerin depo edilmesi, terleme, soğuk anında büzülme, iç salgı bezlerinin hormon salgılamalarının zaman ve duruma göre değişmesi… hep, dengelenme çabasının sonuçlarıdır.

İç salgı bezlerinin organizmanın kararlılığı (dengesini) sağlamada önemli bir rolü vardır. Örneğin, troit bezi hormon salgılayarak, vücut faaliyetlerini hızlandırmakta ya da yavaşlatmaktadır.

Kendiliğinden olagelen faaliyetlerin (iç salgı bezlerinin faaliyetleri) yanı sıra gereksinimlerimizi gidermeye yarayan faaliyetler de denge sağlamaya yardımcı olurlar. Örneğin, susamış birinin su içmesi, yorulan birinin dinlenmesi de denge sağlamaya yönelik faaliyetlerdir.

Sonuç olarak, organizma iç ve dış çevreden gelen yetersiz ya da aşırı uyarılma sonucunda kaybettiği dengesini yeniden sağlamaya çalışır. Burnun için de dış dünyadan yararlandığı gibi, kendi organlarının sağladığı maddelerden de yararlanır. Organizma bu yolla, aşırı ve yetersiz uyarılmanın yarattığı gerilimden kurtulur, çevresine yeniden uyum sağlar.


Leave A Reply