Orhan Veli Kanık Hayatı

0
Advertisement

Cumhuriyet döneminin yetiştirmiş olduğu en büyük şairlerden birisi olan Orhan Veli Kanık’ın hayatı ve şiir görüşü hakkında bilgiler.

Orhan Veli KanıkOrhan Veli KANIK (13 Nisan 1914 Beykoz – 14 Kasım 1950 İstanbul), Son çağ Türk şiirine yenilik getirmiş şairlerimizdendir. Cumhurbaşkanlığı eski orkestra şefi Veli Kanık’ın oğludur. İstanbul’da doğdu. Bir ara Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmında okudu. Orta öğrenimini Ankara’da yaptı. Liseyi de orada bitirdikten sonra İstanbul’a gelerek Edebiyat Fakültesinin felsefe bölümüne girdi. Çocukluğundan beri resime, edebiyata, müziğe hevesi vardı. Üniversiteye başlamadan önce şiirler yazıyordu. Yalnız, bunları bastırmaya cesareti yoktu, çünkü yazdığı şeklin büyük ustalar yetiştirmiş olduğunu görüyor, kendine öz bir yol, bir akım bulmak gerektiğini anlıyordu. Bundan dolayıdır ki, ölümünden sonra tek ciltte toplanan «Bütün Şiirleri» ne girmiş pek çok eserini ilkin inkar edercesine gizli tuttu.

Ankara’dayken arkadaş olduğu Melih Cevdet Anday’la, Oktay Rıfat Horozcu’yla şiir konusunda çok iyi anlaştıkları için, ilk eserlerini bir kitapta topladılar. Böylece «Garip» 1941’de yayınlandı, kısa zaman sonra, Orhan Veli Kanık «Garip» i yalnız kendi eseri olarak ikinci bir önsözle bastırdı (1945).

Kanık, daha önce gerek kendi imzası ile, gerek M. Ali Sel takma adı ile yayınladığı hiciv şiirlerini de bu kitaba almış, garipliğin nereden geldiğini anlatan bir de önsöz yazmıştı. 1921 ‘de Ahmet Haşim’in makale halinde yayınlayarak sonradan «Piyâle» adlı şiir kitabının önsüzü haline getirdiği «Şiir Hakkında Bazı Mülâhazalar» dan geniş ölçüde yararlanan bu önsöz, o zaman, edebiyatımızda yankılar uyandırdı. Gerçekten de gereği kadar ustalıkla ifade edilmiş olmasa bile, bu önsöz, bir şiir anlayışının değiştiğini bildiriyordu.

Kanık’ın Şiir Görüşü

Advertisement

Orhan Veli Kanık, artık pek tanınmış olan şiir tarzını yeni şiirlerle geliştiriyordu. Ona göre, şiirde güzellik gaye olmaktan çıkmıştı; gerçeği, olduğu gibi, yalnız şiire öz bir biçim düzeni içinde vermek gerekiyordu. Üstelik, şairane olmamak üzere, her şey şiire konu olabilirdi. «Yazık oldu Süleyman Efendiye» (Kitâbe-i Seng-i Mezar), «Vesikalı Yârim» gibi şiirleri bu görüşünün güzel örnekleridir.

Orhan Veli Kanık, beklenmeyen bir yaşta, içki yüzünden, bir akşam birdenbire komaya girerek öldü.

Çok iyi yürekli, gayet zeki, az konuşan, zaman zaman çok neşeli, nükteci, alaycı bir insandı. Ankara’dayken «Yaprak» adında tek yaprak bir dergiyi de çıkarmıştı.

Advertisement

Leave A Reply