Osmanlı Devletinde Dağılmayı Önleme Çabaları

0
Advertisement

Osmanlı Devleti dağılma dönemine girdiğinde bir çok padişah dağılmayı önleme çabalarına girişti. Kısaca ve maddeler halinde Osmanlı Devletinin dağılmasını önleme amaçlı çalışmalar.

DAĞILMAYI ÖNLEME ÇABALARI

a) Osmanlıcılık

Tanzimatın sonlarına doğru bazı aydınlar Genç Osmanlılar adıyla bir dernek kurdular.

Onlara göre;

Advertisement

• milliyet isyanlarının sona erdirilip

• ülkenin bütünlüğünün korunması

ancak, devlet sınırları içindeki herkesin

Osmanlıcılık düşüncesi etrafına toplanmasına bağlıydı.

Advertisement

Bunun için;

– dil, din, ırk farkı gözetilmemeli

– herkes, aynı hak ve yetkilere sahip olmalıydı.

Genç Osmanlıların çabalarıyla hazırlanan Kanun-i Esasî, Osmanlıcılık düşüncesini temel almıştır. Meclis-i Mebusan’da da bütün milletlere temsil hakkı verilmiştir.

Advertisement

Osmanlıcılık görüşü, milliyetçilik akımının güç kazanması ile etkisini kaybetti.

b) İslâmcılık (islâm Birliği)

Osmanlı Devleti’nin birliğini sağlamak amacıyla özellikle 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşından sonra önem kazandı.

Bu görüşün taraftarları;

Advertisement

• Bütün Müslümanların, halifenin etrafında birleşmesi gerektiğini,

• devletin şeriat esaslarından ayrıldığı için geri kaldığını ileri sürmüşlerdir.

İslamcılık, XIX. Yüzyılın sonlarında resmî devlet politikası olacak kadar önem kazandı.

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı padişahının halife olarak yayımladığı cihat çağrısına rağmen,

Advertisement

Bazı Araplar, ingilizlerle ittifak kurarak halife ordularına saldırmaktan çekinmediler.

Böylece, İslamcılık düşüncesinin de Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtaramayacağı anlaşıldı.

c) Turancılık (Türk Birliği)

Bütün Türklerin bir devlet içinde ve tek bir bayrak altında birleşmesini savunan düşüncedir.

Advertisement

Bu düşüncenin en önemli savunucusu Ziya Gökalp’ti.

İttihat ve Terakki ileri gelenlerinin çoğu, (Başta Enver Paşa olmak üzere) bu fikrin taraftarıydı.

I. Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, Turancılık akımını zayıflattı.

Türkçülük düşüncesinin, Türkiye Türkleri ile sınırlı kalması gerektiği savunuldu.

Advertisement

Bunun doğal sonucu olarak,

• Son Osmanlı Mebuslar Meclisi Misak-ı Milli’yi,

• TBMM’nin millî egemenlik ilkesini kabul etti.

Kurtuluş Savaşı’nm kazanılmasından sonra Turancılık tamamen reddedildi. Turancılık yerine, “vatan” kavramı, “bugün üzerinde yaşanılan topraklar” olarak kabul edildi.

Advertisement

d) Türkçülük

II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük akımı güçlenmeye başladı. Rusya’nın, Türk ülkelerindeki işgalinden kaçanlar, bu akımın önem kazanmasında etkili oldular.

Osmanlı yönetimi altındaki Türklere millî bilinç kazandırmayı amaçlayan bu akım, Ziya Gökalp tarafından geliştirildi.

e. Batıcılık

Advertisement

XVIII. Yüzyılda Islahat hareketleriyle, Batılılaşma sürecine girildi. Önceleri askerî alanda başlayan Batılılaşma hareketi II. Meşrutiyet döneminde bir düşünce akımı haline geldi.

Çeşitli dergi ve gazeteler çıkarılarak bu düşünce akımı yayıldı.

Batının üstünlüğünün bilime dayalı olduğu, ona karşı çıkmanın doğru olmadığı savunuldu.

Bu düşüncenin savunucuları

Advertisement

• Tek kadınla evlilik

• Kadın hakları

• Batılı bir medeni kanunun kabulu

• Laik mahkemelerin kurulması

Advertisement

• Milli bir ekonominin kurulması

gibi önerilerde bulunuyorlardı.


Leave A Reply