Osmanlı Dinsel Örgütü Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Osmanlı dinsel teşkilatı görevleri, elemanları ile ilgili bilgilerin yer aldığı sayfamız. Dinsel örgütün başı kimdir?

Osmanlı Dinsel Örgütü Hakkında Bilgi

Osmanlı Dinsel Örgütü Hakkında Bilgi

Dinsel bir topluluk kimliği gösteren Osmanlı İmparatorluğu yasama gücünü, İslâm dininin genel kurallarından alırdı. Bu yüzden siyasal yapılanma sırasında, dinsel etkiler her bakımdan ağır bastı. Özellikle alınan kararların ve uygulama biçimlerinin dine aykırı bir sistem taşımaması dikkati çeker. Padişahlar ve eyalet valileri, uygulamaları sırasında, dinsel yetkililerin görüşlerini alarak, halka ters düşmemeye özen gösterilirdi.

Dinsel örgütün başında şeyhülislâm bulunurdu. Osmanlı şeyhülislâmları, fetvaları Hanefi fıkhına görev vermekle yükümlüydüler. Fatih Kanunnemesi’ne göre protokolde, sadrazamdan önce gelen şeyhülislâm, daha sonra alt sırada yer almaya başladı. Hızır Bey, İstanbul’un ilk müftüsü ve kadısı oldu. Bu dönemde kadılıkla şeyhülislâmlık aynı idi. Cemali (Zembilli) ve Ebussu-ud efendiler, Osmanlı şeyhülislâmları arasında büyük ün kazandılar. Bunlar yasaların uygulamasında, padişaha bile karşı koyan ve dinsel yasaların uygulanmasını isteyen şeyhülislâm oldu. Bu makama atanabilmek için, Anadolu Kazaskerliği’nden sonra Rumeli Kazaskerliği görevini yapmak gerekiyordu. Divana üye olmayan şeyhülislâma, önemli konular kesinlikle danışılar ve fetva alınırdı.

Şeyhülislâmdan sonra en yüksek dereceli din adamı kazaskerdi. Başlangıçta ordunun şeriat ve hukuki sorunlarıyla uğraşan kazaskerlik (kadı-asker), I. Murat’ın, Çandırlı Kara Halil Hayrettin Paşa’yı bu göreve getirmesiyle başladı. Fatih’in son denemlerin-de kazaskerlik ikiye ayrıldı. Anadolu kazaskeri, Rumeli kazaskerinden daha alt derecedeydi. Rumeli Kazaskerliği’nden sonra, şeyhülislamlık gelirdi. Yavuz Sultan Selim’in, Doğu Anadolu ile Suriye ve Mısır’ı ele geçirmesinden sonra, bir de Arap ve Acem Kazaskerliği kuruldu. Bu kazaskerliğin merkezi Diyarbekir idi (Bir süre sonra, Arap ve Acem Kazaskerliği’nin görevleri de Anadolu kazaskerine devredildi). Kazaskerlerden sonra en önemli din görevlisi kadıydı. Bu görev, şeriat ve hukuk ilkelerini ve hükümlerini uygulamakla görevliydi. Devletin sınırları genişledikçe, büyük kentlerde kadılıklar kuruldu.

Advertisement

İstanbul kadısı, kadılıkların en yükseği sayılır, beylerbeyiyle bir tutulurdu. Kadılıklar, kaza kadıları, sancak ve eyalet kadıları olarak ikiye ayrlırdı. Mekke ve Medine kadılıkları (Harameyn) başkent kadılığından sonra en yüksek kadılık sayılıyordu. Sonra Edirne ve Bursa kadılıkları, bir süre sonra da Mısır kadılığı, en önemli kadılık oldular. Kadılar halkın davalarını, bulundukları kentteki şer’iye mahkemelerinde görürlerdi. Kadıların en çok baktıkları davalar, nikâh, evlenme, miras, yetim hakları, vasi ataması yapılması ve vakıf konularım içerirdi.

Din örgütü bakımından ikinci önemli grubu müderrisler oluştururdu. Öğretim kurumlarının yetişmiş insan faktörünü oluşturan müderrisler, ilmiye sınıfını oluştururlardı. Müderrisler öğretim kurumlarının dışında kadılık ve kazaskerlik görevlerine de atanabiliyorlardı.


Leave A Reply