Osmanlının Viyana Kuşatmaları Hakkında Bilgi

0

Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci ve İkinci Viyana kuşatmalarının amacı, tarihi, önemi ve sonuçları hakkında bilgi.

viyana-kusatmasiViyana Kuşatmaları; Osmanlı tarihinde, biri Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1529), ötekisi de IV. Mehmet döneminde (1683), Avusturya’nın başkenti Viyana’nın fethini amaçlayan seferler.

Advertisement

Birinci Viyana Kuşatması. Kanuni Sultan Süleyman 1526’da kazandığı Mohaç zaferinden sonra, Macaristan’ın yönetimini doğrudan Osmanlı Devletine bağlamayıp ülkenin yönetimini Erdel voyvodası Zapolya Janos’a bırakmıştı. Bu durum, Osmanlıların, Zapolya Janos’a verdikleri sözü tutarak Macaristan üzerindeki Avusturya baskılarını ortadan kaldırmak için Padişah, Sadrazam İbrahim Paşa’yı başkomutanlığa atadı ve önden gönderdi. 10 Mayıs 1529 günü de İstanbul’dan kendisi hareket etti. Bu sefere 200 bin kişilik bir ordu ve 300 kadar hafif topla katıldı. 19 Ağustosta Macaristan’a girildi ve Zapolya Janos padişah tarafından kabul edildi. Kanuni Sultan Süleyman, Zapolya Janos’un kuvvetlerini de yanma alarak, ileri harekâtını sürdürdü. Ferdinand’ın elinde bulunan Macaristan’ın başkenti Budin, beş günlük bir kuşatmadan sonra ele geçirildi. İçinde bulunanlar canlarına dokunulmamak koşuluyla kaleyi teslim ettiler. İmparator Ferdinand’ın bir meydan savaşına yanaşmayarak, yukarı Avusturya’ya çekildiği haber alındı. 27 Eylül günü Viyana önlerine gelindi, kuşatma kuvvetleri gerekli noktalara yerleştirildi. Kentin üzerine saldırılar düzenlendiyse de çetin bir direnmeyle karşılaşıldı. 12 Ekimdeki saldırılar bir sonuç getirmeyince kuşatmanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda bir danışma toplantısı yapıldı. Kış mevsiminin yaklaştığı, erzağın azaldığı, yağmurlarla soğukların başladığı, ordunun daha uzun sürecek bir kuşatma için yeterli olmadığı ve ağır kuşatma toplarının bulunmaması nedeniyle geri dönülmesinin uygun olacağı kararına varıldı. İmparator Ferdinand’da verilen cezanın yeterli olduğu inancına varılarak Kanuni Sultan Süleyman, 16 Ekim günü Viyana önlerinden hareket etti, Budin’e geldi, 29 Ekimde Belgrad’a ulaştı, daha sonra da İstanbul’a döndü.

kinci Viyana Kuşatması. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa barışçı bir politika izleyen IV. Mehmet’i savaşa razı edebilmek, Avusturyalıların sınır bozan saldırılarıyla Macaristan sorununu birlikte çözümlemek için çok uğraştı. Harekâtın sınırda bazı kalelerin alınmasıyla yeterli tutulacağına ilişkin söz verdi. Ondan sonra da büyük bir orduyla Avusturya cephesine hareket etti. Padişah da Belgrad’a kadar birlikte gitti. 13 Mayıs 1683 günü, Belgrad’da yapılan bir danışma meclisinde, Mustafa Paşa başkomutan atandı ve IV. Mehmet avlanarak geri döndü. Osmanlıların, büyük bir orduyla Avusturya cephesine hareket etmesi üzerine Avusturya, Avrupa’nın Katolik devletlerinin yardımını sağlamak için harekete geçti. 31 Mart 1683’te, Avusturya ile Lehistan arasında barış yapıldı. Bu barışa göre, savaşta Osmanlılar yenilirse, Lehistan’ın Bucaş Antlaşması ile yitirdiği toprakları geriye alması kararlaştırıldı. Osmanlı Ordusu, 10 Haziran 1683’te Össek’e vardı ve burada İmre Tököli’nin 20 bin kişilik Macar kuvveti, Osmanlı Ordusu’na katıldı. Drava Irmağı geçildikten sonra, 26 Haziran günü İstolni Belgrad’a varıldı. Burada Kırım ham orduya katıldı. Murat Giray, büyük Tatar ordusuyla akına yönelik bir taktik peşindeydi. Ayrıca 150 gemiden oluşan Tuna Donanması (İnce Donanma) da, bir yandan ordunun savaş malzemesini taşırken ırmak yolunun güvenliğini sağlıyordu. Buraya kadar Osmanlı Ordusu Yanık Kalesi’ni alma göreviyle gelmişti. Ancak sadrazam, yalnızca bir kale için bu kadar büyük bir ordunun gelişini amacına uygun bulmadığından, Viyana’ya kadar gidilmesini ve kentin ele geçirilmesi düşüncesini ortaya attı. Nitekim Istolni-Belgrad’da topladığı bir savaş meclisinde bu görüş ve niyetini komutanlarına kabul ettirdi. Yalnızca Kırım hanı bu görüşe karşı çıktı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Viyana üzerine yürüdü. Avusturya imparatoru, Avrupa devletlerinin başkentlerine ve Papalığa elçiler göndererek, ivedilikle yardım edilmesini istedi. Kendisi de Viyana’da kalamadı ve kentin 150 km batısında bulunan Linz’e çekildi. Osmanlı Ordusu 14 Temmuz günü Viyana önlerine geldi. Viyana kuşatmasına karar verilmesine karşın yollarda fazla zaman harcanmıştı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, kentin teslimini istedi. Bu isteği geri çevrilince kuşatma başladı. Topçular kenti topa tuttular, akıncılar ise, Avusturya’nın geniş bir bölümünü, İstirye, Burgenland eyaletlerini talana başladılar. İmre Tököli ise Kuzey Macaristan’da askeri harekâtla görevlendirildi. Kuşatma, topçu ateşiyle kentin önemli bir bölümünün yıkıma uğratılmasından sonra, saldırılarla desteklendi. Kent içinde çıkan yangınlar, Avusturyalıları zor duruma düşürdü. Yangınların kale içindeki cephaneliğe doğru yayılması güçlükle önlenebildi. Ancak Osmanlı Ordusu’nun Viyana üzerine yürürken yolda zaman yitirilmesi ve İmparator Leopold’ün yardım isteklerinde de karşılık görmesi sonucu. Viyana’yı kurtarmaya gelen yardımların artmasıyla durum Osmanlıların aleyhine döndü. Kuşatma için ağır toplar getirilmemesi, orduda yiyecek sıkıntısının başgöstermesi, askerlerin moral çöküntüsü içine sürüklenmeleri, kuşatmayı giderek zorlaştırıyordu. 26 Ağustos günü yapılan bir saldırıyla bazı tabyalar ele geçirilmişti. Kent içinde salgın hastalıklar ise, Avusturyalılara kayıplar verdiriyordu. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın, Leh Ordusu’nun geçeceği köprüyü tutmakla görevlendirildiği Kırım Ham Murat Giray’ın bu görevi yapmaması ve Leh Kralı Jan Sobiyeski’nin 60 bin kişilik bir orduyla Avusturyalıların yardımına gelmesi, kuşatmanın sonu oldu Jan Sobiyeski’ nin 7 Eylül günü Tuna Irmağı’na geçip Osmanlı Ordusu’nun sol geri hatlarına yanaşmasıyla, kuşatma birlikleri büyük bir tehlike içine girdi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, ordunun bir bölümünü gelen yardım kuvvetleriyle savaşa hazırlarken, bir yandan kuşatmayı tüm şiddetiyle sürdürdü. Budin Beylerbeyi Sarı İbrahim Paşa Lehistan Ordusu’na yenilince bozgun başladı. Kırım hanı Murat Giray, ganimetlerle doymuş olan askerlerini alarak hızla Kırım’a doğru çekildi. Kuşatma için metriste bulunan 15 bin yeniçerinin yerinden ayrılmaması, öteki Osmanlı birliklerinin fazla kayıp vermeden çekilmesini sağladı. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sonuna kadar savaşı sürdürmek istiyordu. Ancak kendisinin ölmesi halinde ordunun tümüyle dağılacağı anlatılınca istemeyerek Belgrad’a çekildi. İstanbul’dan gönderilen bir fermanla da burada idam edildi. ikinci Viyana Kuşatması, 16 yıl süren ve daha sonra, Rusya, Lehistan ve Venedik Cumhuriyeti’nin katılmasıyla kutsal ittifaka dönüşen devletler birliğine karşı Osmanlı Devleti’nin tek başına direnişiyle asıl 1699’da sonuçlandı. İlk büyük kayıpların verildiği, ilerlemenin durup, gerilemenin başladığı bir dönemin başlangıç noktası oldu.


Leave A Reply