Ostariophysi Nedir? Hakkında Bilgi

0

Ostariophysi nedir, hangi takımı içerir, üyeleri olan balıklar hangileridir? Ostariophysi balıkları özellikleri, hakkında bilgi.

Advertisement

Ostariophysi

Ostariophysi; yaklaşık 6 bin tür içeren kemiklibalıklar üsttakımıdır. Tamamına yakın bölümü tatlı sularda yaşayan ve günümüz balıklarının yaklaşık dörtte birini oluşturan bu üsttakım üyeleri Yeni Zelanda, Grönland ve Antarktika dışında bütün büyük kara parçaları ile anakaraya yakın adalara dağılmıştır. Birçok türü sofra balığı ya da akvaryum balığı olarak değer taşır; akciğer kelebeğinin arakonağı olarak insanlara ve hayvanlara zarar verir; ses çıkarma, elektrik üretme, kimyasal salgılarıyla iletişim kurma, yuva yapma, havayla soluma, “yürüme” ve “uçma” gibi yapısal özellikleri ve davranışlarıyla dikkat çekerler. Tanımlanmış 50’yi aşkın familyasından 30 kadarı Siluriformes takımını, öbürleri Cypriniformes takımını oluşturur. Cypriniformes takımında bıyıklıbalık, golyan, gördek, havuz-balığı, incibalığı, karabalık, tatlı su kefali ve sazan gibi türlerin yer aldığı Cyprinidae, palyaçobalığı ve çöpçübalığı gibi türlerin yer aldığı Cobitidae, keskibalıklarının yer aldığı Gymnotidae, dorado, pirana ve tetra gibi türlerin yer aldığı Characidae familyaları; Siluriformes takımında yayınbalıklarının yer aldığı Siluridae, karayayınbalığının yer aldığı Clariidae, elektrikli yayınbalığının yer aldığı Malapteruridae, kandirunun yer aldığı frichomycteridae, kedibalıklarının yer aldığı Bagridae familyaları iyi bilinen gruplar arasındadır. Bazı uzmanlar bu iki takımı Siluroidea ve Cyprinoidea adıyla alttakım düzeyine indirerek Cypriniformes ya da Ostariophysi takımına yerleştirirler.

Başkalaşıma uğramış ilk dört (ya da beş) omurdan oluşan ve içkulak ile yüzme kesesi arasında karmaşık bir bağlantı sağlayan Weber aygıtı bu üsttakımın en temel ayırt edici özelliğidir. Weber aygıtının işlevleri hakkında bilgiler yeterli değilse de bu yapıdan sudaki basınç değişikliklerini ileten duyarlı bir işitme organı olarak yararlanıldığı anlaşılmaktadır.

Ostariophysi üyelerinin çoğu 2-30 cm uzunluğunda küçük ya da orta boy balıklardır. Ama tatlı su dünyasının devleri arasında yer alan bayağı yayınbalığı 4,5 m uzunluğa ve 300 kg ağırlığa, Hindistan bıyıklıbalığı ya da mahşer 2 m uzunluğa ve 90 kg ağırlığa erişebilir. Bu balıkların büyük bölümünde gövde az ya da çok mekik biçimindedir. Characidae ve Cyprinidae familyalarının özellikle durgun sularda yaşayan türlerinde yanlardan basık gövde biçimi yaygındır. Vücudun, özellikle başın üst ve alttan basıklaşması yayınbalığı gibi, Siluriformes takımının dipte ya da dibe yakın yaşayan ve kaya altlarında barınan türlerinde görülür. Cobitidae familyasının bazı üyeleri ve elektrikli yılanbalığı kaya çatlaklarında, kumlu ya da çamurlu diplerde yaşayan uzun ve ince gövdeli balıklardır. Çoğunda sırt yüzgeciyle kuyruk yüzgecinin arasında yağ dokusundan oluşmuş küçük ya da oldukça uzun bir yüzgeç (yağ yüzgeci) bulunur. Ağız bölgesi beslenme davranışlarına ve yaşama ortamlarına göre değişen biçimlerdedir. Dipte yaşayanların birçoğunda bıyık denen etli uzantılar görülür. Bıyıklar çok duyarlı tat ve dokunma organlarıdır.

Dağlık kesimlerde yaşayan çeşitli familyalardan birçok tür hızlı akan sularla sürüklenmeye karşı taşlara yapışmalarını sağlayan çeşitli yapılar geliştirmiştir. Bu yapılar Güneydoğu Asya’da yaşayan Homalopteridae familyasının üyelerinde göğüs ve karın yüzgeçlerinin genişlemesiyle oluşmuş emici bir karın diski, Asya’da yaşayan Sisoridae familyasının bazı üyelerinde göğüs bölgesinde bulunan çekmenli bir organ, Güney Amerika’da yaşayan Loricariidae familyasının üyelerinde emici bir ağız, coğrafi dağılımı benzer olan Astroblepidae familyasının üyelerinde emici ağzın yanı sıra çekmenli yüzgeçlerdir.

Advertisement

Birkaç tür sudan başka bir ortama geçebilme yeteneğine sahiptir. Tırmananbalıklar dan Clarias batrachus karada göğüs yüzgeçlerinin diken ışınlarını yere saplayarak kıvrıla kıvrıla oldukça uzak yerlere ulaşabilir. Sisoridae ve Astroblepidae familyasının üyeleri emici disklerini ve yüzgeçlerini kullanarak kayalara tırmanır. Güney ve Orta Amerika’da yaşayan Gasteropelecidae familyasının üyeleri ise uçanbalıklar gibi iyi gelişmiş göğüs yüzgeçleri ve güçlü kasları yardımıyla sudan fırlayıp kısa mesafeleri uçarak aşar.

Solungaçlar temel solunum organları olmakla birlikte birçok türün hava soluyabilecek organları da vardır. Bu organların çoğu yutaklarından, solungaç boşluklarından ya da sindirim kanallarından türeyen kese benzeri oluşumlardır. Ama elektrikli yılanbalığı ağız boşluğunu kaplayan mukuslu zar aracılığıyla, bazı balıklar da bağırsaklarının anüse yakın bölümünü havayla şişirerek solunum yaparlar.

Homurtu ya da mırıltıya benzer sesleri genellikle yüzme keseleri yardımıyla çıkaran bu balıkların işitme duyuları da çok iyi gelişmiştir. Ses çıkarma ve işitmenin topluluğu bir araya getirme, kendi türünden erkek ve dişiyi tanıma gibi önemli işlevleri vardır. Çamurlu sularda yaşayan balıklarda bireyler arası iletişim kurmaya yarayan ses çıkarma yeteneği özellikle üreme mevsimlerinde yaşamsal bir önem taşır. Ostariophysi grubunun tatlı sularda sağladığı üstünlüğe ses çıkarma ve iyi işitme özelliklerinin yardımcı olduğu sanılmaktadır. Bu alttakımın önemli bir bölümü elektrik üretebilme yeteneğindedir. Ama elektrikli yılanbalığı ve elektrikli yayınbalığında elektrik üretimi en üst düzeye ulaşır. Elektrik organları vücudun yanlarındaki kas dokularından türemiştir. Öbür türlerin ürettiği düşük voltajlı akım çevrelerinde bir elektrik alanı yaratır. Bu alanda bir hayvan ya da cansız bir nesnenin yarattığı düzensizlik balık tarafından saptanabilir. Böylece elektrik alanı gece ya da çamurlu sularda gözün yerini alır. Yapılan araştırmalar elektrik uyarısının iletişimde de kullanıldığını göstermiştir.

Deriyi kaplayan mukustan, eşey organlarının salgısından ve vücudun öbür bölümlerinden çıkan ve genel olarak feromon denen kokular aynı ya da farklı türden bireyler arasında iletişim kurmaya yarar. Deneyler, yırtılan deriden salgılanan kimyasal maddenin öbür balıkların burnuna ulaştığında bir korku tepkisine yol açtığını ortaya koymuştur. Bu uyarı maddesi yalnız deri yaralandığında, özelleşmiş üstderi hücreleri tarafından salgılanır. Ostariophysi üyelerinin üstünde araştırma yapılmış hemen hemen bütün türlerinde uyarı maddeleri saptanmıştır. Bu oluşumun ortaya çıktığı başka hiçbir balık grubu yoktur.

Ostariophysi üyelerinin tümü ayrı eşeylidir ve yumurtlayarak ürer. Yumurtalar genellikle dış ortamda döllenir. Yaşam çevrimi bir larva evresinden geçmez ve yumurtadan çıkan yavrular erişkinlerin küçük birer kopyasıdır. Çok küçük türler yalnız birkaç ay yaşarken iri türler birkaç yılda eşeysel olgunluğa erişir. Bazı bayağı sazanların 50 yılı aşkın bir süre yaşadığı bilinmektedir.

Genellikle yumurtalar yüzeye kolayca yapışacak ölçüde yapışkandır ve su bitkilerinin arasına, taşların altına ya da dipteki küçük çukurlara bırakılır. Bu kuralın dışında kalan birçok tür arasında akvaryum balığı olarak da tanınan Copeina arnoldi’nin davranışı özellikle dikkat çekicidir. Bu türün dişisi yumurtalarını sudan sıçrayarak doğal ortamında su yüzeyine sarkan yaprakların altına, akvaryumda ise su tankının örtüsüne yapıştırır. Daha sonra erkek ve dişi su sıçratarak yumurtaları, çatlayana değin ıslatırlar.

Advertisement


Leave A Reply