Özbekistan Tarihi : Orta Asyanın En Kalabalık Ülkesinin Tarihi

0

Özbekistan tarihi. Orta Asya’da yer alan ve bu bölgenin en kalabalık ülkesi olan Özbekistan’ın ve Özbeklerin tarihi hakkında bilgiler.

Özbekistan Bayrağı

Özbekistan Bayrağı

Günümüzde Özbekistan sınırları içinde kalan topraklarda Paleolitik Çağa (55 bin yıl önce) ait insan yerleşmelerinin izlerine rastlanmıştır. İÖ 10. yüzyılda Baktriane, Harezm ve Sogdiana gibi büyük devletlerin kurulduğu bölge, İÖ 6. yüzyılda Pers kralı Dareios, İÖ 4. yüzyılda Büyük İskender, İS 8. yüzyılda da Araplar tarafından istila edildi. 13. yüzyıldaki Moğol saldırılarının ardından Timurlulann egemenliği altına girdi ve 16. yüzyılın başına değin Timur’un ardılları tarafından yönetildi.

Özbek halkının tarihinin ilk dönemlerine ilişkin bilgi yoktur. Altın Orda Devleti‘nin kuruluşu sırasında, Urallar’ın doğusundan İrtiş Irmağının kaynağına doğru uzanan bölge Cengiz Han’ın torunu Şibakan’a (Şi-ban ya da Şeyban) verildi. Bölgede yaşayan kabileler, büyük olasılıkla Kıpçakların en büyük hükümdarı Özbek Han döneminde (1313-41) İslamı benimsediler ve Özbek adını gene büyük olasılıkla bu dönemde aldılar. 15. yüzyılın ilk yansında güneydoğuya yönelen Özbekler, Ebu’l-Hayr döneminde Seyhun Irmağının kuzey yakasına ulaşarak Maveraünnehir’deki Timurlu topraklarını tehdit etmeye başladılar. Ebu’l-Hayr’ın bölgeyi istila edemeden ölmesinden (1468) sonra bir gerileme dönemine girdiler. Ama, Ebu’l-Hayr’ın torunu Muhamrned Şeybani döneminde Semerkand’la birlikte bütün Maveraünnehir’i egemenlikleri altına aldılar (1500).

Bölgede, merkezi Buhara ve Harezm (Hive) olan iki ayn hanlık kuran Şeybaniler, Maveraünnehir’i 1598’e değin yönettiler. Şeybani döneminde, kıtalararası kervan ticaretinin önemini yitirmesinin de etkisiyle bölge ekonomisi gerilemeye, mimarlık ve minyatür sanatı Timurlular dönemindeki parlaklığını yitirmeye başladı. Şeybani hanedanının sona ermesinden sonra Maveraünnehir Astrahan hanlannın soyundan gelen Cânilerin (Astrahan Hanlığı) eline geçti. Bölgenin ekonomik ve kültürel gerileme süreci Cânilerin egemenliği sırasında da sürdü. Sonunda Maveraünnehir’i istila eden İranlı komutan Nadir Şah 1740’ta Buhara’ya girdi. Ardından da Ha-rezm’e karşı saldırıyaa geçti. Son Câni hükümdarı Ebu’l-Gazi Han (hd 1758-85) Mangıt kabilesinden Şah Murad (hd 1785-1800) tarafından tahttan indirildi.

19. yüzyılın başına gelindiğinde Ceyhun ve Seyhun ırmakları arasındaki bölge Buhara, Hive ve Hokand hanlıklannın egemenliğindeydi. Ama bu devletlerden hiçbiri kesin sınırlara, kabile reisleri üzerinde sürekli bir denetime ya da tehlike anında komşularına yardım edecek güce sahip değildi. 18. yüzyıl başlarında bölgeye seferler düzenlemeye başlayan Ruslar, 1860’lardan sonra Buhara ve Hive hanlıklarına üstünlüklerini kabul ettirip Hokand Hanlığı’nı ilhak ettiler (1876).

Bibi Hanım Camii

Bibi Hanım Camii – Özbekistan

1917 Sovyet Devrimi başladığında Özbekler Rusya Türkistam’ndaki Sirderya, Semerkand ve Fergana yönetim birimleriyle yarı bağımsız Buhara ve Hive hanlıklarına dağılmış durumdaydılar.

Devrim sırasında Taşkent’te iktidar önce Geçici Hükümet’e bağlı Türkistan Komitesi’nin, ardından da Özbeklerin ve öteki Müslümanların hemen hiç söz sahibi olmadıkları komünistlerin denetimindeki İşçi, Asker ve Köylü Temsilcileri Konseyi’nin eline geçti. Aralık 1917’de Hokand’da bir ulusal kongre toplayan Müslümanlann Mustafa Çokayev başkanlığında kurdukları hükümet, Şubat 1918’de Taşkent’ten yollanan askeri birlikler tarafından devrildi.

Darbeden sonra yeni yönetime karşı Basmacı Ayaklanması olarak bilinen bir direniş hareketi başladı. Nisan 1918’de ilan edilen Türkistan ÖSSC yönetimini elinde tutan Rusların, Müslümanların da yönetime katılmaları için Moskova’dan gelen baskılara direnmesi hoşnutsuzlukları daha da artırdı. Sonunda Lenin’in 1919 sonbaharında atadığı Türkistan Komisyonu Taşkent’te yönetimi devraldı. Hive ve Buhara hanlıklarının 1920’de Kızıl Ordu tarafından yıkılması ve kâğıt üzerinde bağımsız Harezm ve Buhara Sovyet halk cumhuriyetlerinin kurulması Basmacı Ayaklanması’nm yayılmasına neden olduysa da, Türkistan Komisyonu’nun 1922’de başlattığı reformlar sonucu ayaklanma etkisini yitirdi.

1924’te Orta Asya ve Kazakistan’da sınırları etnik temellerde yeniden belirleyen yönetsel düzenlemeyle Harezm, Buhara ve Türkistan cumhuriyetleri dağıtılarak bölge toprakları Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Kazakistan arasında bölüştürüldü. 1936’da Karakalpak ÖSSC Özbekistan’a bağlandı. 1956 ve 1963’te Kazakistan’ın güneyindeki bazı topraklar Özbekistan SSC’ye geçtiyse de 1971’de bu toprakların bir bölümü Kazakistan SSC’ye geri verildi.

1937-38 yıllarındaki Büyük Temizlik sırasında milliyetçi bir komplo hazırlığı içinde oldukları gerekçesiyle. Aralarında Başbakan Feyzullah Hocayev ve Özbekistan Komünist Partisi birinci sekreteri Ekmel İkramov’ un da bulunduğu çok sayıda Özbek idam edildi. Stalin’in ölümünden sonra Hocayev ve İkramov’un saygınlıkları geri verildi.

Sovyet yönetiminin reformlara yöneldiği 1980’lerde Özbekistan’da çeşitli karışıklıklar yaşandı. 1989’da Fergana Vadisinde Sünni Özbeklerle Şii Mesketler arasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü. 1990’da da Kırgızistan sınırında çatışmalar çıktı. Yüzlerce kişinin öldüğü bu çatışmaların savaşa dönüşmesini önlemek için Sovyet yönetimi iki ülke arasındaki sınırı kapattı. Özbekistan parlamentosu Haziran 1990’da Moskova karşısında daha geniş özerkliği öngören bir karar aldı. Sovyetler Birliği’ndeki başarısız darbe girişiminin ardından da ülkenin bağımsızlığı ilan edildi (31 Ağustos 1991). 29 Aralık 1991’de yapılan cumhurbakanlığı seçimlerini eskiden Komünist Partisi birinci sekreterliği görevinde bulunan İslam Kerimov kazandı.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?