Palmira Nerededir? Antik Palmira Kentinin Tarihi ve Tarihsel Eserleri

0

Palmira nerededir? Suriye’de yer alan antik Palmira kentinin özellikleri, tarihçesi, tarihi eserleri hakkında bilgiler.

Palmira Antik Kenti

Kaynak : pixabay.com

Palmira; Suriye Çölü’nün kuzeyinde, Polmyrene Bölgesi’nde vaha kentidir. Günümüzde Humus’un 140 km doğusundaki Tadmur Kenti’nin yakınında ören yeridir. Kentin yerel adı Tadmor’dur. Antik Palmira kenti, 1980 yılında Dünya Mirası Alanı ilan edildi. 20 Haziran 2013’te UNESCO, savaş nedeniyle maruz kaldıkları risklere karşı onları uyarmak için tüm Suriye alanlarını Tehlike Altındaki Dünya Miras Alanları listesine dahil etti.

İÖ 1. yüzyılda Yunanlılar ve Romalılarca Palmyra (Palmiyeler Kenti) adı verilen kent, Mezopotomya ve Akdeniz arasında işleyen kervanların konaklama yeriydi. İS 17’de kendi isteğiyle Roma İmparatorluğu’na katıldı. Hadrianus döneminde bağımsız kent (129), Caracalla döneminde Roma kolonisi oldu (211). Kent, Doğu’nun lüks ürünlerinin Roma’ya aktarımında oynadığı önemli rolle zengin oldu. 260′ larda İmparator Gallienus’un yetkilerle donattığı kent prensi Odenathus, zayıf düşen imparatorluğu Sasanilere karşı başarıyla korudu. Odenathus 267’de öldürülünce eşi Zenobia, Palmira’nın yönetimini üstlendi. Roma’nın çıkarlarını bahane ederek egemenlik alanını Suriye, Mısır ve Anadolu içlerie kadar genişletti. İmparator Aurelianus 272’de bu toprakları geri aldı ve bir yıl sonra Palmira’yı yıktı. Kent bir daha eski önemini kazanamadı.

Palmira Antik Kenti

Kaynak : pixabay.com

Tarihsel Eserler:

Görkemli Palmira harabeleri 17.yüzyıl sonralarından başlayarak Avrupalı gezginlerin dikkatini çekti. Sistemli kazılar 20. yüzyıl başlarında bu yana Fransız, Alman ve Polonyalı arkeologlarca yürütüldü. Bugüne kadar ortaya çıkarılan yapılar Roma İmparatorluğu’ndan kalmadır; Baal (Bel) Tapınağı (ÎS 32) kolonatlar ve propylaion (İS geç 1.-2. yüzyıl), Baalşamin Tapınağı (İS 130-131), Agora girişinde üç kapılı bir kemerin yer aldığı görkemli sütunlu yol, tiyatro (3 yüzyıl sonu). Kent çevresinde çok sayıda kale ve tapınak benzeri mezar yapıları ve içinde ölülerin büstleriyle resimlerinin bulunduğu yeraltı mezar odaları vardır. Mezar buluntuları, Palmyra sanatının Yunan-Roma özelliklerini Mezopotamya ve İran sanatının özellikleriyle kaynaştırdığını kanıtlar.

Turizm

Palmira’nın ana cazibe merkezi, Bel Tapınağı da dahil olmak üzere iyi korunmuş kalıntılarıydı. 32 yılında inşa edilmiş, adı usta anlamına gelen yüce Fenike-Kenaan tanrısı Bel kültüne takdis edilmiştir. O, şehrin sakinleri için en yüce tanrıydı, tanrıların tanrısıydı. Bu tapınak dördüncü yüzyılda bir Hıristiyan kilisesine dönüştürülmüştür.

Tapınaktan birkaç metre ötede, yaklaşık 200.000 nüfusu olan şehrin ana ekseni olan 1200 m’lik bir Büyük Kolonat başlar (kaynak Palmyra’nın bağımlı topraklarına atıfta bulunsa da, o zamanın bir şehri için muazzam bir sayı) . Sütunlar arasındaki geniş caddeden arabalar ve atlar geçiyor, yayalar uzun yan sütunlu revakların altından yürüyordu. Geniş sütunlu sıranın yanlarında, az ya da çok koruma derecesine sahip bir dizi harabe vardır: eski bir Babil tanrısı olan Nebo tapınağı; cenaze tapınağı; Diocletian’ın Kampı, eskiden Kraliçe Zenobia’nın sarayı; tiyatro ve diğerlerinin yanı sıra agoraveya ticari operasyonların yürütüldüğü ve tartışıldığı büyük bir meydan. Sütunlardan biraz uzakta, işlevi tam olarak bilinmeyen, ancak bina çok iyi korunmuş güzel bir tapınak var.

Palmira Antik Kenti

Kaynak : pixabay.com

Şehirden çıkıp, dağlara doğru bir kilometre ilerlerken, meydan ve masif kule gibi yapıların olduğu, rahatsız edici ve ıssız bir manzaraya sahip bir yer var. Kentin nekropolünü barındıran mezarlar vadisidir. Üç tür mezar vardır ve bu dönemin ilk üç yüzyılında inşa edilmiştir. Bu yapılardan bazıları 500’e kadar ceset barındırabilir.


Leave A Reply