Parmak Nedir? Sözlük Anlamı, Parmak İle İlgili Birleşik Kelimeler, Terimler

0

Parmak ne anlama gelir? Parmak kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

parmak

Kaynak: pixabay.com

Parmak Nedir? Sözlük Anlamı

  • “Parmak”
    1. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
    “Parmaklarımızla masanın tahtasında tempo tutuyoruz.” – A. Ağaoğlu
    2. Eni bu organ kadar olan
    “Değneği iki parmak kısaltmalı.”
    3. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan
    “Bir parmak bal.”
    4. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri
    5. İnç
    6. Bir işe karışmış olma ilgisi
    “Bu işte onun parmağı var.”
    7. Arşının yirmi dörtte biri
  • “parmak atmak ”
    1. birini parmakla taciz etmek
    2. sorun yaratmak
  • “parmak basmak ”
    1. imza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak
    “Ben bu dileğin altına bilmem kaç kuruşluk pul yapıştırtıp, binlerce yurttaşa parmak bastırtıp yirmi metre uzunluğunda bir dilek kâğıdı olarak size sunabilirdim.” – N. Hikmet
    2. bir konu üzerine dikkati, ilgiyi çekmek
    “Bu arada benim öteden beri gözüme çarpan bir noktaya şimdi parmak basacağım.” – B. Felek
  • “parmak bozmak ”
    çocuklar arasında arkadaşlığı sona erdirmek, küsmek
  • “parmak ısırmak ”
    büyük şaşkınlık duymak
    “Hele geçen gün o Meşincioğlu Kerim Bey’e yaptığın işe parmak ısırdım.” – R. N. Güntekin
  • “parmak kadar ”
    çok küçük
    “Ne istersin çocuk çocuktan, dedi. Daha parmak kadar, kemikleri kırılacak, öyle ince.” – O. Kemal
  • “parmak kaldı ”
    “az kaldı, az kalsın, neredeyse” anlamında kullanılan bir söz
  • “parmak kaldırmak ”
    bir toplulukta söz istemek için işaret parmağını açık bırakarak kapalı eli yukarı kaldırmak
  • “(birinin) parmağı ağzında kalmak ”
    şaşakalmak, şaşmak, hayret etmek
    “Haftasına kalmadı, o sert şiş kayboldu, semirmeye başladım. Doktorların parmağı ağzında kaldı.” – P. Safa
“parmağı olmak ”
bir işi olumsuz yönde etkilemek, bir işe karışmış olmak
  • “parmağına dolamak ”
    bir konuyu, bir kimseyi ele alıp sürekli uğraşmak, diline dolamak
    “Çarşının alaycıları, gevezeleri … Halil’in yüreğinin yandığını anlayınca onu parmaklarına doladılar, ateşini körüklemeye başladılar.” – M. Ş. Esendal
  • “(birini) parmağında oynatmak ”
    her istediğini yaptırmak, kukla gibi kullanmak
  • “(birinin) parmağını aramak ”
    ilgisini, bağlantısını aramak, kurulan düzeni araştırmak
    “Bu polemik kampanyasında bazı gizli teşekküllerin parmağını aramak gerektiği fikrinde idi.” – Y. K. Karaosmanoğlu
  • “parmağını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak) ”
    bir iş için hiçbir davranışta bulunmamak
  • “parmağını yaranın üzerine basmak ”
    asıl derdi veya bir derdin asıl sebebini göstermek
  • “parmağının ucuyla (veya ucunda) çevirmek ”
    bir işi kolayca ve ustalıkla yapabilmek
  • “parmakla gösterilmek ”
    1. bir şey az bulunmak
    2. seçkin, ünlü olmak
  • “parmakla sayılacak kadar az olmak ”
    çok az olmak
    “Heykel konularının parmakla sayılacak kadar az olduğunu ileri sürüyordu.” – B. R. Eyuboğlu
  • “parmaklarını (birlikte) yemek ”
    yemeği çok beğenmek
  • “parmak adam”
    Çok kısa boylu kimse
    “Tam bu sırada onun yanındaki delikte bir parmak adam daha belirdi.” – N. Hikmet
  • “parmak alfabesi ”
    İşitme engellilerce kullanılmak üzere her harf için parmakların değişik durum alması ile oluşturulan alfabe
  • “parmak hesabı ”
    1. Parmaklar kullanılarak yapılan hesap
    2. Hece ölçüsü
    “Öyle bir şey ki ne Acem aruzu ne de parmak hesabı.” – Ö. Seyfettin
  • “parmak izi ”
    Genellikle kimlik belirlemede yararlanılan, parmak uçlarının iç tarafındaki derinin her kişide değişik olan izi
  • “parmak parmak ”
    1. Parmak biçiminde
    “Duvarda parmak parmak yağ lekeleri var.”
    2. Parmaklayarak
    “Sen şeker ol ben kaymak / Haydi yiyelim parmak parmak” – Halk türküsü
  • “parmak tatlısı ”
    Parmak biçiminde yapılan bir tür hamur tatlısı
  • “parmak üzümü ”
    Taneleri uzun olan bir tür üzüm
  • “adsız parmak -ğı”
    Yüzük parmağı
  • “altıparmak (I) -ğı”
    1. Bir tür iri palamut balığı
    2. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş
    3. Bu kumaştan yapılan gelin giysisi
“badem parmak -ğı”
Başparmak
  • “başparmak -ğı”
    El ve ayakta bulunan en kalın parmak, badem parmak
    “Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım.” – S. F. Abasıyanık
  • “beşparmak -ğı”
    1. Derisi dikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz hayvanı, beşpençe (Uraster)
    2. Beş renkte dokunmuş çubuklu kumaş
  • “bir parmak ”
    Kısa boylu
    “Tam bu sırada onun yanındaki delikte bir parmak adam daha belirdi.” – N. Hikmet
  • “küçük parmak -ğı”
    Serçe parmak
  • “orta parmak -ğı”
    El parmaklarının sağdan ve soldan üçüncü olanı
  • “serçe parmak -ğı”
    Beş parmağın en küçüğü, küçük parmak
    “Aynaya bakıyor, gözlerinin altındaki şişkinliklere serçe parmağıyla dokunuyor.” – R. E. Ünaydın
  • “gelinparmağı ”
    Uzun taneli bir tür üzüm
  • “gösterme parmağı ”
    İşaret parmağı
  • “hanımparmağı ”
    1. Parmak biçiminde bir tür hamur tatlısı
    2. Uzun taneli bir tür üzüm
  • “işaret parmağı ”
    Elde, başparmaktan sonraki parmak, gösterme parmağı, şehadet parmağı, salavat parmağı
  • “salavat parmağı ”
    İşaret parmağı
    “Dur bak ben sana neler yaparım diye salavat parmağından maadasını yumarak ve yalnız o parmağını kaldırarak verilen tembih ve tehdit işareti gibi bir şey oldu.” – A. Midhat
  • “şehadet parmağı ”
    İşaret parmağı
    “Sağ elinin şehadet parmağını büktü, çaktırmadan ısırmaya başladı.” – A. Gündüz
  • “vezirparmağı ”
    Bir tür hamur tatlısı
  • “yüzük parmağı ”
    Orta parmak ve serçe parmak arasındaki parmak, adsız parmak

Advertisement

Leave A Reply