Paul Gauguin Hayatı

0

Paul Gauguin’in hayat hikayesi, biyografisi, Paul Gauguin resimleri, eserleri hakkında bilgi.

Paul GauguinPaul Gauguin; ( 1848-1903)

Ünlü bir Fransız ressamıdır. Sürdüğü maceralı hayatla tanınmıştır. Paris’te doğdu. Annesi Peru’lu bir İspanyol ailesinin kızıydı. Paul üç yaşındayken Paris’ten Peru’ya gitmek üzere yola çıktılar. Baba Gauguin yolda öldü. Paul Gauguin’le annesi dört yıl sonra Fransa’ya dönüp Orleans şehrine yerleştiler. Paul Gauguin, bir ticaret gemisinde iş buldu, birkaç kere Güney Amerika’ ya gitti. 1870 Savaşı’ndan sonra işini bıraktı, Paris’te bir şirkette çalışmaya başladı. Kazancı iyiydi O sıralarda tanıştığı bir Danimarkalı kızla evlendi.

Gauguin boş vakitlerinde oyalanmak için resim yapmaya başlamıştı. 1876’da ilk defa bir tablosunu sergide teşhir ettirebildi. Bu başarı Gauguin’in resim hevesini artırmıştı Artık yalnız boş zamanlarında değil, iş saatlerinde de resim yapıyordu. Otuz beş yaşında, işini gücünü bırakıp, kendini tamamıyla resme verdi. Karısını, çocuklarını Danimarka’ya gönderdi.

Gauguin, 1886’da ünlü ressam Van Gogh’a birlikte Arles’e gitti. İki sanatçı orada beraber çalışacaklardı, fakat bir sinir buhranı sonunda Van Gogh, Gauguin’i öldürmeye kalkınca Gauguin, Paris’e döndü. 1891 nisanında Tahiti’ye gitti. Hiç umulmadık bir zamanda oldukça yüklü bir mirasa da konmuştu. Tahiti’de Annah adında bir yerli kızla sevişmeye başladı. Ondan çocukları oldu. Gauguin’in Tahiti’de yaptığı tabloların çoğuna Annah modellik etmiştir.

Gauguin, 1894 yılının ilk aylarında son defa Danimarka’ya gitti, karısıyla çocuklarını gördü. Tahiti’ye ikinci gelişinde memleketin hiç bilinmeyen kuytu köşelerini araştırıp, oralarda çalıştı. Kızının ölüm haberi üzerinde çok kötü bir tesir yaratmıştı. Kendini birdenbire hayatta hiçbir başarıya ulaşamamış, hiç kimseyi memnun edememiş bir insan olarak görmeye başlamıştı. Kendini öldürmek istediyse de bir talih eseri kurtuldu. Gauguin artık Batı âlemjyle tamamen ilgisini kesmiş, kendini yerlilere hasretmişti. Hayatının son günlerinde, sıhhati iyiden iyiye bozulunca, yurduna dönmek, orada ölmek istediyse de bu isteğine ulaşamadı. Son günlerini, büyük bir sıkıntı içinde geçirdi Yerlilerle arasında çıkan bir anlaşmazlıktan dolayı hapse atıldı.

Gauguin, resimde, empresyonizme önem vermemiş, sembolizmi benimsemiştir. Tahiti’ de yaptığı tablolar resim tarihinde ayrı bir yer tutar.

Gauguin’in maceralı hayatı birçok romanlara konu olmuştur. Bu arada ünlü İngiliz yazarı Sommerset Maugham “The Moon and Sixpence” adındaki romanını Gauguin’in hayatından ilham alarak yazmış, daha sonra bu eser filme de alınmıştır. Paul Gauguin’in “Noa Noa” adında, kendi hayatını anlatan bir romanı vardır. Tahitili karısından dünyaya gelen bir oğlu da babası gibi ressam olmuşsa da sanat âleminde önemli bir yer tutamamıştır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?