Pazvandoğlu İsyanı Nedir? Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Pazvandoğlu İsyanı (Ayaklanması) nedir, ne zaman, nasıl ve neden gerçekleşmiştir? Pazvandoğlu İsyanı sonuçları ve özellikleri hakkında bilgi.

Pazvandoğlu İsyanı

Pazvandoğlu Ayaklanması, Bulgaristan’ ın batısı ile Doğu Sırbistan bölgelerini denetimi altına alan Vidin âyanı Pazvandoğlu Osman Ağa’nın çıkardığı ayaklanmadır (1795-1802).

Rumeli’deki güçlü âyandan Pazvandoğlu Ömer Ağa, merkezî yönetimden bağımsız bir tutum izlemeye başlaması üzerine 1787’de idam edildi. Oğlu Osman (1758-1807) da bu olayın ardından bir süre Vidin’den uzaklaştırıldı. Osmanlı-Avusturya Savaşı‘nda (1787-92) gösterdiği yararlıklardan ötürü Vidin’e dönmesine izin verildi. Buradaki yeniçeri yamaklarını eski bir kapı yoldaşı olarak disiplin altına alan Pazvandoğlu Osman serhat ağalan ile işbirliği yaptı ve 1794’e değin babasının el konan bütün mallarını geri aldı. Nizam-ı Çedid’e karşı çıkan yeniçerilerle yamakları, İrad-ı Cedid vergilerini ödemek istemeyen yükümlüleri ve Kırcalı eşkıyasını çevresinde topladı. Böylece Belgrad’dan Ziştovi’ye kadar Tuna boyunu denetimi altına aldı.

Pazvandoğlu 1795’te yeniçeri yamaklarına ‘ destek vererek merkezi yönetime başkaldırdı ve Vidin Kalesi’ni kuşatan Osmanlı güçlerini püskürttü. Sorunun bu yoldan çözülemeyeceğini anlayan merkezi yönetim, Osman Ağa’yı bağışlamış gözükerek kendisini Vidin mukataatı ve cizyelerinin toplanmasıyla görevlendirdi. Pazvandoğlu ise vezirlik istedi ve isteği yerine getirilmeyince 1797-98’de yeniden ayaklandı. Eflâk’ ta ve Belgrad’da kanlı çete savaşları başladı. Ayaklanmacılar, Niğbolu (Nikopol), Rusçuk (Ruse), Ziştovi ve Varna’yı işgal ettiler; Niş ve Sofya’yı denetim altına aldılar. Belgrad önünde güçlükle durdurulabilen Pazvandoğlu Rumeli’nin geniş bir kesiminde, 100 bin kişilik milis ordusuyla ayrı bir yönetim kurdu. Kent ve kasabalara mütesellimler, muhassıllar atadı. Bölgenin farklı uluslardan ve dinlerden topluluklarını hoşnut edici bir siyaset izlerken bir yandan da merkeze bağlı gözükerek üzerine kuvvet gönderilmesini önlemeye çalıştı. Bir süre sonra üzerine sevkedilen bir Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattı. 1797’de Kaptanıderya Küçük Hüseyin Paşa Pazvandoğlu üzerine gönderildi. Devlete bağlı Rumeli âyanının desteklediği orduya karşı savaşmayı göze alamayan Pazvandoğlu’nun bağışlanma isteği kabul edilmedi. Ama Osmanlı ordusunun Vidin Kuşatması (Mayıs-Ekim 1798) başanlı olmadı. Güç koşullarda sürdürülen kuşatma Napoléon Bonaparte‘ın Mısır’a çıkması üzerine kaldırıldı. Bu sonuç Pazvandoğlu Osman’ın gücünü ve ününü daha da artırdı. III. Selim, Pazvandoğlu’nu bağışlayarak önce kapıcıbaşılığa, 1799’da da vezirliğe yükseltti; Vidin muhafızlığı ve Niğbolu mütesellimliği verdi. Ama Şumnu’ da ayaklanan Mehmed Giray’la ilişkisi olduğu gerekçesiyle vezirliği geri alınınca Pazvandoğlu 1800’de bir kez daha ayaklandı. Yamaklar ordusunu Belgrad, düzenli ordusunu da Eflâk üzerine gönderdi; Bükreş’i kuşattı. Osmanlı yönetimi, Bükreş kuşatmasını kaldırması koşulu ile 1802’de vezirliğini, 1804’te de Vidin ve Niğbolu sancaklarını geri verdi. Pazvandoğlu Osman Paşa bundan sonraki yaşamını devlete bağlı olarak sürdürdü.

Advertisement

Bazı tarihçilerce kötü yönetime karşı bir direniş ve kıyımlara boyun eğen yoksul kitleler adına yapılmış bir hareket olarak değerlendirilen Pazvandoğlu Ayaklanması Osmanlı Devleti’nin iç ve dış bunalımlarla çıkmazda olduğu bir sırada ortaya çıkmış ve yönetimi uzun süre uğraştırmıştır.


Leave A Reply