Pippi Uzun Çorap Kitap Serisi Konusu Özeti ve Yorumlar – Astrid Lindgren

0
Sponsorlu Reklamlar

Astrid Lindgren’in Pippi Uzun Çorap serisi kitaplarının konusu nedir? Kitapların kısa özetleri, kitap hakkında yorumlar ve yazar hakkında bilgi.

Pippi Uzun Çorap Kitap Serisi un Çorap Kitap Serisi

Pippi Uzun Çorap Kitap Serisi

Konusu

Küçük, küçük bir kasabanın kenarında, eski ve bakımsız bir bahçe vardı. Bahçede eski bir ev duruyordu ve o evde Pippi Uzunçorap yaşıyordu. Dokuz yaşındaydı ve orada tek başına yaşıyordu.

Dünyanın en ünlü çocuk kitabı böyle başlıyor. Bahsi geçen ev tabii ki Villa Villekulla, ayrıca PIPPI orada tek başına değil, benekli atı ve küçük maymunu BAY NILSSON ile birlikte yaşıyor. Yandaki evde THOMAS ve ANNIKA SETTERGREN oturuyor; “sevimli, iyi yetiştirilmiş, iki uslu çocuk.”

Anarşist ruhlu PlPPI’nin aklına durmadan çılgın fikirler geliyor, uslu komşu çocukları ise ya şaşkınlık içinde onu izliyor ya da ona katılmaya ikna oluyorlar. Tüm bunlar PlPPI’nin doğaüstü becerileriyle daha da çılgınlaşıyor. PIPPI yaralanmadan yüksekten atlayabiliyor (ve böylece polisleri atlatabiliyor), bir sürü pasta yiyebiliyor, profesyonel bir akrobat gibi ip üstünde yürüyebiliyor (ve yanan bir evden çocukları kurtarabiliyor), küstah oğlanları bir dala asabiliyor ve iki hırsızı kaldırıp dolabın üstüne koyabiliyor.

Annesi öldüğünden ve babası biri güney denizi adasında* kral olduğundan, PIPPI canının her istediğini yapabiliyor. Geç yatabiliyor, uydurma hikâyeler anlatabiliyor, atını mutfağa sokabiliyor, yerde kek yapabiliyor, saçlarında yumurta sarısı pişirebiliyor, yerleri fırçalarla paten kayarak temizleyebiliyor.

Yetişkinler dehşet içinde, bir yandan da bu yetim çocuğu eğitmek istiyorlar. Bayan SETTERGREN onu kahve içmeye davet ediyor (ve PIPPI tamamen uygunsuz davranıyor), öğretmen elinden geleni yapıyor (ama cebir öğrenmek PlPPI’ye göre değil), polisler geliyor ve
onu çocuk yurduna götürmek istiyor. PIPPI, buna gerek olmadığını söylüyor: “Zaten çocuk yuvasmdayım. Ben bir çocuğum, burası da benim yuvam.”

Devamında yayınlanan PIPPI UZUNÇORAP BÜYÜK OKYANUSTA ve PIPPI UZUNÇORAP TAKA TUKA ÜLKESİNDE kitaplarında da, çocuk mantığı yetişkin aklını yeniyor.

Kitap Hakkında

PlPPI’nin tam adı, PIPPILOTTA VIKTUA-LIA ROLLGARDINA NANE ŞEKERİ EPHRAIMS KIZI UZUNÇORAP. Film için dördüncü isim NANELİ ÇİKOLATA olarak değiştirildi. Atm adı da yalnızca filmde KÜÇÜK AMCA olarak geçiyor, kitapta adı belli değil.

2007’de Almanya’da “orijinal PIPPI”, yani Astrid Lindgren’in İsveç’te bir yayınevine gönderdiği, ama yayınevinin reddettiği ilk taslak yayınlandı. Yayınevinin reddetmesi üzerine Lindgren öyküyü yeniden düzenledi. PIPPI çok daha sevimli kılındı, metnin tümü biraz daha az anarşist oldu.

Orijinalinde PlPPI’nin babası zenci kralı, ayrıca zenci sözcüğü çok yerde geçiyor. 2007’de yayınevi yeni baskıya bir dipnot koydu ve zenci sözcüğünün o zamanlar normal bir ifade olduğunu, ama bugün siyahi demenin daha doğru olacağını açıkladı. İki yıl sonra da bu ayıplı kelime kitaptan tümüyle çıkartıldı. Şimdi PlPPI’nin babası güney denizi kralı ve PIPPI artık zenci prensesi değil, Taka Tuka prensesi.

Astrid Lindgren

Yazar Hakkında

Astrid Lindgren yazarlığa PIPPI UZUNÇORAP ile başladı.

1941’de kızı Karin, bir akciğer iltihabı nedeniyle uzun süre yatmak zorunda kalıyor ve her çocuğun kurduğu cümleyi kuruyor: “Anne, bana bir şeyler anlatabilir misin?” Astrid Lindgren her anne gibi yanıt veriyor: “Peki, ama ne anlatayım?” Karin şöyle diyor: “Bana Pippi Uzunçorap hakkında bir şeyler anlat.” İsmi o anda uyduruyor, annesinin de aklına bu tuhaf isme uyacak bir masal geliveriyor.

Astrid Lindgren dört yıl sonra karda kayıyor, ayağını burkuyor ve o da yatmak zorunda kalıyor. Nihayet PIPPI UZUNÇORAP öyküsünü yazacak zamanı buluyor ve metni, şu notu düşerek yayınevine gönderiyor: “Çocuk koruma birimlerine haber vermemeniz umuduyla.” Yayınevi bunu yapmasa da taslağı yayınlamak istemiyor.

Astrid Lindgren metnini elden geçiriyor ve bir yıl sonra başka bir yayınevine gönderiyor ve o yayınevi kitabı yayınlıyor. Küçük bir skandal yaşanıyor. Eleştirmenler dili kaba saba ve argo bularak küplere biniyor, ayrıca PIPPFnin akla gelebilecek en kötü örnek olduğunu söylüyorlar. “Normal hiçbir çocuk, bir kremalı turtanın hepsini yiyip bitirmez ya da yalınayak şeker üstünde yürümez. Her ikisi de bir delinin hayal gücüne yakışır şeyler!” diye yazıyor İsveçli ünlü bir edebiyat bilimci.

Çocuklar ise PlPPI’yi hemen seviyor ve anlaşılan ebeveynler de ülkedeki pedagogların endişelerini paylaşmıyor. Kitap olumsuz eleştirilere rağmen çok iyi satıyor ve Astrid Lindgren yazmayı bırakmıyor. KALLE BLOMQUIST, ŞAMATALI KÖYÜN ÇOCUKLARI, VÂRLDENS BASTA KARLSSON, MADITA, MIC-HEL, ASLANYÜREKLÎ KARDEŞLER -hepsi çocukların hâlâ çok sevdikleri kitaplar.

Lindgren sayısız ödül alıyor ve bugün onun hakkında olumsuz şeyler söyleyen kimse yok. Gerçek bir edebiyat kahramanı.


Sponsorlu Reklamlar

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?