Pompei Şehri Tarihçesi

0

Pompei şehri nerededir? Pompei tarihi, özellikleri, yaşanan olaylar, tarihi değerleri, tarihçesi hakkında bilgi.

pompei

Advertisement

POMPEİ, Roma İmparatorluğunun en büyük şehirlerinden biridir. 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın birdenbire ateş püskürmesiyle yeryüzünden silinmiş, yüz yıllar boyunca toprak altında gömülü kalmıştı. XVIII. yüzyıl ortalarında başlayan kazılarla şehir yeniden meydana çıkarıldı.

Pompei’de yapılan kazılar, aynı zamanda, Eski Romalılar’ın gelenekleri, yaşayışları, özellikleri bakımından da aydınlatıcı olmuştur. Pompei şehrinin, öteki Roma şehirlerinden ayıran bir üstünlüğü yoktur; yalnız, bu şehrin, lâvlarla örtülüp, başka şehirlerden daha iyi korunmuş olması tarihçiler için çok faydalı incelemelere imkân vermiştir.

Pompei, Vezüv Yanardağı’nın eteğinde, Napoli Körfezi yakınlarında, eski bir lâv tabakası üzerinde M.Ö. 500 yıllarında kurulmuştu. Vezüv’ün lâvları altında kalmasından 159 yıl önce Romalılar’a geçti. Şehri sekiz kapılı, büyük bir duvar çeviriyordu. Sokakları, donmuş lâv tabakalarından meydana gelmiş, taşlarla döşeliydi. Bu sokaklardaki araba tekerleklerinin izi hâlâ görülebilir. Şehrin ortasında büyük bir meydan (forum) bulunuyordu. Pompei’nin en önemli binaları bu meydana bakıyordu. Bunlar arasında iki tiyatro binası, bir glâdyator alanı, hamamlar, tapınaklar vardı. Pompei’nin ikliminin, manzaralarının güzelliği, birçok zengin Romalı’ nın burada yerleşmesine, çok süslü evler, köşkler yaptırmasına yol açmıştı. Şehrin başlıca gelirini şarap ve yağ ticareti sağlıyordu.

Vezüv Yanardağı’nın ilk tehlike belirtileri 63 yılında başladı. Yalnız Pompeililer bu güzel şehri, evlerini, yemiş bahçelerini, bağlarını bırakmaya kıyamadıkları için, bu belirtilere aldırmadılar.

Advertisement

79 yılının ağustos ayında, Vezüv’ün tepesinden alev alev lâvlar fışkırmaya başladı. Kızgın lâv selleri dağdan büyük bir hızla inip şehri kaplıyor, gökten sürekli bir kül yağıyordu.

Yanardağın püskürmesi sona erdiğinde şehir 4 – 5 metre kalınlığında bir lâv ve kül tabakasının altına gömülmüştü. Pompei ile birlikte Herculaneum, Stabia şehirleri de lâvlar altında kalmıştı.

Vezüv’ün püskürmesi o dolayların coğrafi durumunu büyük bir değişikliğe uğrattı. Bu arada Sarnus nehrinin yolu değişti, kıyılar çok yükseldi. Bu yüzden, Pompei’nin yerini keşfetmek kolay değildi. 1.700 yıl boyunca şehir toprak altında saklı kaldı. Ancak, 1748′ de bir İtalyan köylüsü, bağda bir çukur kazarken bir duvara rastlayınca Pompei şehrinin yeri ile ilgili ilk ipucu ortaya çıkmış oldu. Bunu haber alan ilgililer hemen harekete geçtiler. Pompei yöresinde büyük bir kazı faaliyeti başladı. Daha sonraki kazılarda şehrin yarıdan fazlası meydana çıkarıldı.

Bugün, Pompei’yi gezenler, şehri, 2.000 yıl önceki durumu ile olduğu gibi görebilirler. Hiç bozulmamış olan sokaklarında dolaşabilirler, evlere girip çıkabilirler, tapınakları, daha başka yapıları gezebilirler. Kazılarda elde edilen sanat eserleri, arkeoloji bakımından değeri olan bir çok eşya ise Napoli Müzesi’nde teşhir edilmektedir.

Advertisement


Leave A Reply