İnsan Yüzünün Resmedilmesi : Portre – Resim Sanatında Portre Nedir?

0
Advertisement

İnsan yüzünün çizilmesi ile ortaya çıkan resimlere verilen isim olan portre ile ilgili genel bilgiler ve portrenin özellikleri.

İnsan yüzünün kalemle, suluboya, yağlıboya gibi araçlarla yapılan resimlerine «portre» denir. Portreler, tarihin eski çağlarından beri görülmüşse de özellikle Rönesans çağında gelişmiştir. Zenginler saraylarında, konaklarında salonlarını, aile tasvirleriyle süslemek üzere, gerek kendilerinin, gerek ailelerinin, bazan teker teker, bazan da toplu bir halde resimlerini yaptırırlardı. Leonardo Da Vinci‘nin şaheseri olan ünlü «La Gioconda», İtalyan zenginlerinden Francesco il Giocondo’nun karısının resmidir.

Bir Japon çocuğun suluboya ile çizilmiş portresi

Bir Japon çocuğun suluboya ile çizilmiş portresi

Rönesans çağının en büyük iki portre üstadı Leonardo da Vinci ile Raffaello Sanzio’dur. Ondan sonraki devirlerde, İspanya’da Velaz-quez, Goya, Fransa’da Le Nain, Almanya’da Dü-rer, Cranach gibi ressamlar, hep birer portre üstadıdır. İngiltere’de Bogarth, Constable, Burne Jones, Amerika’da Winslow Homer, John Sargent de bu alanda ün kazanmışlardır. Fransa’nın en büyük portre ressamları XIX. yüzyıl başlarında yaptıkları eserleriyle bu alanda ün kazanan Louis David ile Ingres’dir.

Bizde portre ressamlığı çok yenidir. Kitap resimleme, süsleme ihtiyacından doğmuş olan minyatürler birer portre eseri sayılabilirse de minyatürün şartı olan gelenek ve anonimcilik, bu resimleri belli kişilerin portreleri olmaktan çıkarmıştır. Yalnız Topkapı Sarayı’nın Portreler Galerisi’ndeki büyütülmüş minyatür tipi III. Osman portresi istisna teşkil eder. Bizde portre resmî, ancak XX. yüzyılda gelişmiştir. Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Şeref Akdik bu resim dalının en başta gelen ustalarıdır.

Van Gogh'un kendi otoportresi

Van Gogh’un kendi otoportresi

Edebiyatta Portre

Edebiyatta portre terimi, bir kişi veya şeyin yazılı bir tanımını veya analizini ifade eder. Yazılı bir portre genellikle derin bir fikir verir ve yüzeyselin çok ötesine geçen bir analiz sunar. Örneğin, Amerikalı yazar Patricia Cornwell, Karındeşen Jack’in kişiliği, arka planı ve olası motivasyonlarının yanı sıra cinayetlerinin medyada yer alması ve daha sonra polisin suçlarını soruşturması hakkında bir Katil Portresi adlı çok satan bir kitap yazdı. .

Advertisement

Bununla birlikte, Edebiyat’ta bir karakterin portresi, çevrenin daha geniş bağlamında karakterin bireysel psikolojisini araştıran gerçek ve kurgunun ince bir kombinasyonudur. Anlatı konusu tarihi bir figür olduğunda, yazar hayal gücü için yaratıcı buluştan yararlanan kişinin zorlayıcı ve dramatik bir portresini yaratmakta özgürdür. Bir örnek olarak, tarihçi Dr Mary Robertson’ın çalışmalarını arka plan bilgisi için kabul ederken Hilary Mantel’in Kurt Salonu (2009), Oliver Cromwell’in samimi bir portresini ve İngiliz tarihinde kritik bir zamanda VIII. Henry ile yoğun ilişkisini hayal etmiştir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?