Proteinlerin Beslenmedeki Yeri ve Önemi – Protein Fazlalığı ve Eksikliği

0

Proteinler beslenmemiz için neden önemlidir? Proteinlerin beslenmedeki fazlalığı ve eksikliğinde yaşanacak bozukluklar nelerdir?

Proteinlerin Beslenmedeki Yeri ve Önemi

Bebeğin dünyaya gelmesi ile birlikte beslenme de başlar. Gerektiği gibi beslenmeyen bebek yaşayamaz. Bu nedenle bebek ölümleri çok görülür.

Advertisement
protein

Kaynak: pixabay.com

Bebeğin sağlıklı şekilde dünyaya gelebilmesi için hamilelikte annenin iyi beslenmesi ve gerektiği gibi protein alması şarttır.

Çocuklar yeterli proteini almadıkları zaman gelişip büyümeleri gereken şekilde olmaz, zekâ ve vücut gelişimi olumsuz yönde etkilenir.

Ateşli hastalıklardan sonra, hastalığın neden olduğu zayıflamayı düzeltmek için protein alınması şarttır. Ameliyatlardan sonra hücre kaybı olacağından yaranın iyileşmesi için protein alınımı önemlidir. Aynı şekilde yanık, kırık ve benzer kazalardan sonra da yeni hücre oluşması için protein alınmalıdır.

Yeterli ve dengeli beslenilmediği zamanlarda, protein yeterli miktarda alındığı halde, ısı ve enerji veren diğer maddeler az alınırsa protein kendi görevini yapamaz.

Advertisement

Yanlış pişirme yöntemleri de proteinlerin kaybına neden olur.

Günlük Protein İhtiyacı

Birçok metabolizma hastalıklarında, yaşlılıkta ve özel durumlarda vücudun protein ihtiyacını saptamak için tahliller, incelemeler yapılır ve duruma göre beslenme yöntemi izlenir. Sağlığı normal olan, aşırı efor sarf etmesini gerektirir bir işte çalışmayan yetişkin bir kişinin günlük protein ihtiyacı, vücudun ağırlığının her kilogramı için en az 1 gram olarak hesap edilir. Örneğin, 60 kg ağırlığındaki bir yetişkin için günlük en az 60 gram protein gerekir. Normal ölçü bunun 2-3 katıdır. Gençlerde ise yetişkin ihtiyacının 2-3 katı hesaplanmalıdır.

Örnek;

a. 60 kg ağırlığında yetişkin için protein:

en az 60 x 1 = 60 g olmalıdır.

Advertisement

normal ölçü 60 x 2 veya en fazla 60 x 3 = 180 g olmalıdır.

b. Aynı kilodaki gençlerde:

180 x 2 = 360 g veya en fazla 180 x 3 = 540 g olmalıdır.

c. Hastalık, yaşlılık, ameliyat, hamilelik ve benzeri durumlarda kesinlikle doktor kontrolü ve önerisine uyulmalıdır.

Vücudun protein ihtiyacını en iyi şekilde karşılamak için günlük protein ihtiyacının en az 1/3’ünü iyi kalite proteinlerden yani hayvansal proteinden, 1/3’ünü kuru baklagillerden (çünkü kuru baklagiller de esas amino asitleri içerir) 1/3’ünü de süt ve süt ürünlerinden almak gerekir. Böylece çeşitli protein grupları alınmış, organizmanın gereksinimi doğru bir şekilde karşılanmış olur.

Advertisement
yumurta

Kaynak: pixabay.com

Protein Fazlalığı ve Eksikliğinin Sonuçları

Proteinli gıda maddeleri normalden çok fazla kullanıldıkları zaman, metabolizmada yıkım sonrasında çok fazla ürik asit oluşur. Bir azotlu bileşim olan ürik asidin organizmadan atımı fazla olduğu için sistemde zamanla rahatsızlık yaratır. Bu sorun genç yaşlarda pek dikkati çekmez, ancak orta yaşlarda ve daha sonraları aynı biçimde fazla proteinli yiyeceklerle beslenmeye devam edilirse vücuttan atılamayan ürik asit gut hastalığına sebep olur. Fazla beslenmeden kaynaklandığı için buna halk arasında zengin hastalığı da denir. Tedavi edilmez ya da yanlış beslenmeye devam edilirse çeşitli romatizmal hastalıklara yol açar ve tehlikeli sonuçlar doğurur.

Gut hastalığı orta yaşlarda görülür. Gut hastaları çoğunlukla şişmandır. Vücut ağırlığının -bilinçli biçimde- aşağı çekilmesi ürik asit metabolizmasını da olumlu etkiler, hastalıkta gerileme görülür.

Yeni doğan çocuklar, hızla büyüdükleri için protein gereksinimleri fazladır. Onlar için en kıymetli protein kaynağı anne sütüdür. Örnek protein olan anne sütünün tamamına yakın kısmı, bebek organizması tarafından kullanılır. Eğer çocuk anne sütünü yeteri kadar alamıyor, diğer süt ve mamalar verilemiyorsa gelişip sağlıklı büyüyemez.

Daha büyük çocuklarda protein gereksiniminin yeterince karşılanamaması, gelişme yetersizliklerine yol açar. Bu durum, çocuğun zekâ ve vücut gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Orta yaşlı insanlardaki protein eksikliği, kendisini çabuk yaşlanma biçiminde gösterir. Çünkü organizma kendini yenileyemeyecektir.

Advertisement

Hastalıklardan sonra, vücudun zayıf düştüğü durumlarda eğer yeteri kadar protein alınmazsa hücreler yenilenemeyeceği için organizma normal şekline dönemeyecek, çeşitli sorunlar ve şikâyetler ortaya çıkacaktır.

Yaşlılarda protein gereksinimi en az düzeydedir. Yine de normal olarak hesaplanan miktarın alınması gereklidir. Aksi takdirde birçok sorunlar baş gösterecek en azından zayıflama söz konusu olacaktır. Yaşlılarda aşırı zayıflama, vücut direncini düşürür.

Proteinin beslenmedeki görevi iyice anlaşılırsa bu tip aksaklıkların oluşmasına izin verilmez.

Az gelişmiş ülkelerde protein eksikliği çok görülür. Çünkü proteinli besinler genelde pahalı yiyeceklerdir. Bu sebeple milli geliri düşük bu tip ülkelerde insanlar pahalı besinleri sağlayamadıklarından, üstelik bilinçli beslenmeyi bilmediklerinden, yeterince protein alamazlar. Proteinler gereği kadar alınmalıdır.

Proteinlerin sınıflandırılması:

Proteinler iki temel gruba ayrılırlar: Basit ve bileşik proteinler. Basit proteinler yapı elemanlarına ayrıldıklarında amino asitler dışında organik ve inorganik kalıntıları olmayan proteinlerdir. Genellikle yapılarının % 50’sini karbon, % 23’ünü de oksijen, kalan bölümü de azot ve kükürt gibi elementler oluşturur. Bileşik proteinler ise yapı elemanlarına parçalandıklarında amino asitlerin dışında organik ve inorganik bileşenler içerirler. Bu tür proteinlere örnek olarak, yapılarında nükleik asit içeren nükleoproteinler, lipidleri içeren hipodproteinler, fosfoproteinler, metalloproteinler ve glukoproteinler sayılabilir.

Advertisement


Leave A Reply