Renk Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Renk ne anlama gelir? Renk kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
“Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu Amerikan boksörlerine benziyordu.” – A. Gündüz
2. Nitelik
“İşin rengi değişti.”
3. Çeşitlilik
yeni bir renk kazanmak
1. çamaşır rengi solmak
2. neşe, canlılık veya değişiklik kazandırmak
“Bembeyaz bulutlar kırmızılaştı / Sonra yavaş yavaş deminki renksiz / Göklere renk veren bir ziya taştı / Açılırken hülyalı enginlere biz” – N. Hikmet
3. açık etmek
“O fırsatta onu yererek göze girmeye çalışan birkaç tıynetsiz dalkavuk da elbet renk verdiler.” – A. Kabaklı
1. yüz, hastalık sebebiyle beyazlaşmak
2. rengi atmak
renklenmek, canlanmak
“Sarı yanaklarına hafif bir renk geldi.” – Ö. Seyfettin
duygularını, düşüncelerini veya başka bir durumunu belli etmemek, bir şeyi bildiği hâlde bilmez gibi görünmek
“Şaşırmış gibi yüzüme bakıyor ama renk vermiyor.” – A. Ümit
yandaşlığını açıklamak, düşüncesini, eğilimini açığa vurmak
“Rengimizi belli etmenin sorumluluğunu her an taşıyabilmek durumundayız.” – A. Cemal
çeşitlilik kazandırmak, farklılık yaratmak
1. solmak
“Rengi uçmuş kenarları yenmiş … bir fotoğrafı var.” – A. Ş. Hisar
2. korku, heyecan vb. sebeplerle benzi sararmak
“Kadınlar da bu defa Tevfik’i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar, Tevfik’in rengi uçtu, dudakları titredi.” – H. E. Adıvar
korkudan veya utançtan yüzünün rengi değişmek, sıkılmak
“Genç kız renkten renge giriyor, verecek cevap bulamıyordu.” – R. N. Güntekin
Sarı, kırmızı ve turuncu renk ve bu renklerin tonları
Rengi ve renk olaylarını inceleyen bilim dalı
Bir sıvının renk derecesini ölçmeye yarayan araç, kolorimetre
Parlak renk
Değişik renklerin veya boyaların karışmasından ortaya çıkan ve kesin bir adı olmayan renk
“Biz atölyede bir türlü adını bağışlamayan renklere sağır renkler deriz. Sarı desem sarı değil, turuncu değil, şu değil, bu değil.” – B. R. Eyuboğlu
1. Altın sarısı, dore
2. Bu renkte olan
1. isim Açık esmer renk
2. sıfat Bu renkte olan
1. Eflatunla kırmızı arası renk, erguvani
2. Bu renkte olan
Fındıkkabuğu
1. Gümüş parlaklığında, gümüşü andıran renk, gümüşi
2. Bu renkte olan
1. Açık kahverengi
2. Bu renkte olan
1. Kurşunun rengi, koyu kül rengi
2. Bu renkte olan
Yeşile çalan açık sarı, limoni
1. Portakal kabuğunun rengi
2. Bu renkte olan
1. Kırmızı şarabın rengi
2. Bu renkte olan
1. Toprağın sarı veya yeşile çalan rengi
2. Bu renkte olan
Mavi, lacivert, mor ve bu renklerin tonları
Türlü renklerin oluşturduğu karışım
Sıvı, dağıtıcı yüzey, canlı vb.nin renklilik derecesini ölçme, kolorimetri
Parlaklığı olmayan, donuk renk
1. Sarıya çalan renk
2. Bu renkte olan
3. İki kişi arasında dostluk ilişkilerinin bozuk olması
1. Kızıla yakın kahverengi
2. Bu renkte olan
1. Bir tür koyu mavi renk, çividî
2. Bu renkte olan
1. Koyu kırmızı renk
2. Bu renkte olan
“Fes rengi perdeler.”
1. Kirli sarı renk
2. Bu renkte olan
1. Kahverengiye çalan yeşil renk, kimyoni
2. Bu renkte olan
1. Odunun yanmasıyla oluşan, külün akla kara arasındaki rengi, gri
“Ortalığı saran barut rengi aydınlık açıldı, açıldı, kül rengine döndü.” – T. Buğra
2. Bu renkte olan
“Aldırmamaya çalışarak insanları yara yara kül rengi apartmana doğru yürüdü kararlı adımlarla.” – E. Şafak
1. Sarıya çalan açık yeşil renk
2. Bu renkte olan
1. Menekşe çiçeğinin mor rengi
2. Bu renkte olan
1. Açık, soluk sarı renk, saman sarısı
2. Bu renkte olan
“Arkasında sadakor bir elbise, elinde ona benzer ipekten saman rengi bir şemsiye vardı.” – Y. Z. Ortaç
1. Kirli, koyu sarı renk, tahinî
2. Bu renkte olan
1. Taba
2. Bu renkte olan
1. Koyu gri ve siyah arası bir renk
2. Bu renkte olan
1. Sarı ile kahverengi arası bir renk, tarçıni
2. Bu renkte olan
1. Kahverengi ile kurşun rengi arasında olan renk, sincabi
2. Bu renkte olan
Kirli veya donuk sarı renk, nohudi
1. Leylak çiçeğinin rengi, leylaki
2. Bu renkte olan
1. Kahverengiye çalan kızıl kırmızı renk
2. Bu renkte olan
“Kiremit rengi halı.”
1. Kavrulmuş kahvenin rengi
2. Bu renkte olan
“Eski kahverengi ayakkabılarını sardırdı, parasını ödeyip çıktı.” – Y. Atılgan
1. Asma filizinin rengi, açık yeşil renk, filizi
2. Bu renkte olan
1. Gri
2. Bu renkte olan
1. Kahverengiye çalan sarı renk
2. Bu renkte olan
“Bal rengi gözlerin gözdağıyla, korkuyla sinmeyen cesareti olduğunu anlamıştı.” – H. E. Adıvar
1. Kahverenginin bir veya birkaç ton açığı, sütlü kahve, kestane rengi, kestane dorusu
2. Bu renkte olan
Soluk, mat olan renk
Güneş’in ışık yuvarını saran, yaklaşık 10.000 kilometre kalınlığındaki atmosfer katmanı, kromosfer
Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde
Renk körlüğüne tutulmuş kimse
Prizmadan geçen beyaz ışığın ayrıldığı renklerden her biri
Çeşitli renkleri olan, renk renk
“Rengârenk kâğıtlara sarılı paketlerde birtakım yiyecekler, içecekler alır.” – A. Ş. Hisar
1. Alev kırmızısı
2. Bu renkte olan
1. Koyu gri renk
2. Bu renkte olan
“Ortalığı saran barut rengi aydınlık açıldı, açıldı, kül rengine döndü.” – T. Buğra
1. Koyu kül rengi, füme
2. Bu renkte olan
1. Turuncuya çalan kırmızı
2. Bu renkte olan
1. Gül çiçeğinin rengi
2. Bu renkte olan
1. Beyaz ile krem rengi arasında olan renk
2. Bu renkte olan
1. Karaya yakın kahverengi, kahverenginin bir veya birkaç ton koyusu
2. Bu renkte olan
1. Açık eflatun
2. Bu renkte olan
1. Kırmızıyla kahverengi arasındaki renk
2. Bu renkte olan
1. Soluk, uçuk sarı
“Üstünde daima saz rengi, hardal rengi … nohudi renklerde veya bunları andıran bir renkte bir esvabı … vardı.” – A. Ş. Hisar
2. Bu renkte olan
1. İnsan teninin rengi
2. Bu renkte olan
“Ten rengi çorap.”


Leave A Reply