Rus Edebiyatı ve Rus Edebiyatının Dönemleri ve Önde Gelenleri Kimlerdir?

0
Advertisement

Rus edebiyatı hakkında bilgi. Rus edebiyatının dönemsel olarak kısa incelemesi ve Rus edebiyatının önde gelen yazarları hakkında bilgi.

Kiev Prensliği ve Novgorod’da oluşturulan eski Rus (eski Doğu Slav) Edebiyatı’nın başlangıcı 988’de Hıristiyanlığın kabul edilmesiyle yakından ilişkilidir. Dinsel metinlerin dili kilise Slavcası, yazı dilinde bir norm oluşturdu. Özgün edebiyat; aziz söylencelerini (Baris ve Gleb, yaklaşık 1080), Kiev metropoliti İlario’nun vaazlarını, Kiev’li Prens Vladimir Monomakh’ın Öğütler’ini (yaklaşık 1117) v.b. kapsıyordu. Kronik yazarlığını edebiyatın ağırlık noktasını oluştururken, Nestor Kroniği ile ortaçağ tarih yazınının seçkin örneği verildi. Büyük çoğunluğu günümüze ulaşmayan epik şirin önemi örneği İgor Şarkısı oldu. Ağırlığı sürmekte olan dinsel edebiyatta olduğu kadar din dışı edebiyatta da başlıca tema, Hıristiyan Rusya’nın tehlikeye düşüşünden yakınma ve ayakta kalması yönündeki mücadeleydi: Aleksandr Nevski’nin yaşam betim (yaklaşık 1300), Ryasan’ın yıkılması üzerine rapor (yaklaşık 1240)

Fyodor Dostoyevski

Fyodor Dostoyevski – Rus Edebiyatının En Büyüğü Kabul Edilmektedir.

15. Yüzyıl Ortasında 17. Yüzyıl Sonuna Kadar Rus_ Edebiyatı :

Moskova Prensliği’nin kuruluşu ve güçlenmesi sırasında da dinsel ürünler sürdü. Bu dönemin başka özelliği ise yoğun bir toplayıcılık etkinliğidir. Özellikle 16. yüzyılda artan bu etkinliğin en önemli ürünü, metropolit Makariy‘in (? 1482-1563) derlediği aziz söylenceleri ve başka dinsel edebiyat örneklerinden oluşan Velikiye Minei-Çetyi adlı dev eserdir. Matbaanın kullanımı Rusya’da oldukça geç başladı (1564) ve kitap basımı ancak 18.yüzyılda gelişme gösterdi. Rus Edebiyatı Polonya ve Ukrayna’nın etkisi altında yeni türlerle zenginleşti. Eğlendirici ve yergili öyküler, eğitsel dramlar ve barok bir şiir.

18.Yüzyıl Rus Edebiyatı :

Büyük Petro’nun reformlarıyla dinsel edebiyattan biçimsel olarak da ayrılan din dışı edebiyat, öne geçti. İlk yeni Rus edebiyatı evresi olan klasikçilik oluştu. A. D. Kantemir, V. K. Trediyakovski, M.V. Lomonossov, A. P. Sumarkov Fransız örnekleri doğrultusunda, Rus koşullarına uyarlanmış bir mısra, üslup ve tür sistemi geliştirdiler. Bu okulun karakteristik biçimi olan od, G.R. Derjaviri in ince alaylı yergili odlarında doruğuna ulaştı. A. D. Kantemir koşukla yergiler yazdı; Sumarkov tregedyayı Rus edebiyatına soktu.

D.İ. Fonvizin Taşra Soylusu (1781) adlı komedisinde Molière etkilerini ilk kez tipik Rus figürleri, motifleri ve dil normlarıyla kaynaştırdı. Komedinin yanı sıra töre betimleyen yergili fabl ve yergi önem kazandı. Bu alanda yazar ve dergi yayımcısı N. İ. Novikov öne çıktı. A. N. Radişçev, Petersburg’dan Moskova’ya Yolculuk (1790) adlı yergisel suçlayıcı eseriyle bir duygusal gezi romanı örneği verdi. Batı etkisiyle oluşan duygusallık (sentimantalizm) akımının önde gelen adı, Yoksul Liza (1792) adlı öyküsüyle N. M. Karamsin oldu.

Advertisement
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

19. Yüzyıl Edebiyatı (1917’ye kadar) :

V.A. Şukovski’nin şiirleriyle ön romantizm başladı. A.S. Griboyedov, koşukla komedisi Us Dert Açar ile (basımı 1833) yergi geleneğini başarıyla sürdürdü. Yeni Rus edebiyat dilinin gerçek yaratıcısı olan Alexander Puşkin, şiir, epik şiir ve dram türünde eserler verdi. Rus edebiyatmın “Altın Çağ”ını temsil eden sanatçı, çağdaşlarının tersine yabancı etkiler (romantizm, Byro-nizm, Alman idealizmi) altmda çok az kaldı. Puşkin’in olgunluk dönemi şiirleri, onun çevresinde toplanan “Pleyade” şairlerinin (Y. A. Baratinski K.F. Riyleyevski, P. A. Vyasemski, A.A. Delwig, V.K. Kyuhelbeker) ve F.İ. T. Yutçev’in şiirleri romantizm içine alınır. İkinci kuşak romantiklerin baş temsilcisi M.Y. Lermontov’dur, Zamanımızın Bir Kahramanı (1840) adlı romanında, Puşkin’in koşukla romanı Y ev geni Onyegiride (1833) başlattığı romantik kahramana eleştirel yaklaşımı sürdürdü. N.V. Gogol, öyküleri, komedileri ve yergisel romanı Ölü Canlar’da (1842) çağdaş Rusya’nın belirli toplumsal tiplerine ve durumlarına ayna tuttu.

Nikolay Vasilyeviç Gogol

Nikolay Vasilyeviç Gogol

Çağdaş eleştiri (V.G. Belinski, N. A. Dobrolyubov, N. G. Çermişevski), onun eserlerini Rusya’ mn toplumsal ve politik düzenine yönelik bir polemik olarak ilgilendirdiler. Gogol‘ü kendilerine örnek alan “Doğal Okul” yazarları törel-eğitsel “eleştirel” gerçekçiliğe geçişi sağladılar. Yergisel-töre betimleyici dram, A. N. Ostrovski’nin elinde yetkinliğe ulaştı. M.Y. Saltikov köktenci toplum eleştirel vergisini doruğuna ulaştırırken A. F. Piemski romanları ve oyunlarında daha çok çözümleyici bir doğalcılığa yöneldi. Şiir, eleştirel eğilimlere uydu (N.A. Nekrassov) ya da toplumsal açıdan zararlı “salt sanat” olarak kınanarak geri plana itildi (A.A. Fet, Y.P. Yolonskiy, A.A. Tolstoy), î .S. Turgenyev toplumsal romanlarında doğalcılığı aştı ve geç dönem novellerinde (uzun öykü) aşk, ölüm, sanat gibi “genel” konulara da yer verdi.

İvan Sergeyeviç Turgenyev

İvan Sergeyeviç Turgenyev

Turgenyev gibi İ.A. Gonçarov’da başlangıçta “doğalcı” geleneğe bağlandı. Geç dönem romanlarında (Oblomov, 1859) çağdaş toplumun karakteristik tiplerini ve davranış biçimlerini (aydm teslimiyetçiliği ya da can sıkıntısı, nihilizm) betimledi. Önceleri Gogol’ün ve “doğalcı” tasarımların etkisinde olan F.M. Dostoyevski sürgünden sonra Hıristiyanca eğilimli, büyük “çok sesli roman” biçimine ulaştı.

Toplum eleştirel bir ahlâkçı olarak edebiyata atılan L.N. Tolstoy, bireysel yaşamın anlam arayışı içinde, bir yandan birey ve toplum ilişkilerini irdelerken, öte yandan çabalarını törel ve toplumsal sorunlar üzerinde yoğunlaştırdı. Bu çağın sonundaki en önemli yazar olan A. Çehov, öykü ve romanlarında keskin bir çevre ve karakter incelemesini dolaylı yönden simgeci ve duygulu bir şiirle birleştirdi. Tüm bu akımların yanı sıra varlığını sürdürmekte olan toplum eleştirel gerçekçilik, M. Gorki‘nin erken dönem öykülerinde ve oyunlarında toplumsal devrimci boyutlara ulaştı ve Î.A. Bunin’in düz yazılarında modern edebiyat üslup öğeleriyle birleşti.

Advertisement

Leave A Reply