Rus Resim, Heykel ve Mimarlık Sanatı Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Eski ve yeni Rus resim, mimarlık ve heykel sanatları ve önde gelen sanatçıları hakkında bilgi.

ESKİ RUS SANATI

Mimarlık : Kiev Prensliği’nin 988’de Hıristiyanlığı kabul etmesi, Bizans kültürünü de birlikte getirdi. Dinsel mimarlıkta Bizans’tan alınan kubbeli haç planlı kilise tipi, Kiev’deki Svyatava Sofia Kilisesinde (11. yüzyılın 1. yarısı) en zengin biçimde uygulandı. Kilise mimarlığının gelişme süreci içinde zamanla Bizans tipinde bir yalınlaşma görüldü. 12. ve 13. yüzyılda Novgorod ve Vladimir’deki kiliselerde Roman ve Ermeni sanatlarının etkileri gözlenir. Novgorod 14. yüzyılda bağımsız bir kilise tipi geiştirdi (Fyodor Stratilat Kilisesi, 1360/61; Kurtarıcı Kilisesi 1374).

Rönesans sanatı, geç 15. yüzyılda Rusya’da çalışan mimarlarca tanıtılmasına karşın, Yunan haçı planlı Rus kilisesinin temel biçimi korundu: Moskova’da 1475-79 arasında İtalyan mimar A. Fioravanti’nin yaptığı Uspenski Katedrali ve yurttaşı Alevisio Novi’nin (Nuovo) eseri olan Arhangel-Mihail Katedrali (1505-09). Bu geleneksel plan tipi 16. yüzyıl mimarlarınca da sürdürüldü. Bu tipin ilk örneği Kolemenskoye’deki Voskreseniye (Diriliş) Kilisesidir (1532). Bu tip 16. yüzyıl boyunca giderek daha dekoratif bir tutumla uygulandı. En görkemli örneğiyle Moskova-Kızıl Meydanındaki ünlü Vasiliy-Blajenniy Katedrali’dir (1555-1560). Yerel öğelerin yanı sıra rönesans ve manjerizm (yapmacıkçılık) motifleriyle doludur. Sanatçılar neredeyse tüm 17. yüzyıl boyunca bu yapmacıkçı anlayışı sürdürdüler (Moskova’da İsa’nın Doğuşu Kilisesi 1649-52; Ostankino’da Kutsal Üçleme Kilisesi, 1668). Sonunda Batı Avrupa’dan alman barok, yapı sanatına tümüyle Batılı bir özellik kazandırdı.

kremlin

Advertisement

Heykel : Eski Rus sanatında heykelcilik öncelikle kabartma işleriyle sınırlı kaldı. Bunlar Kiev’deki kabartma levhalarda (11. yüzyıl) olduğu gibi Bizans ya da Vladimir-Susdal yapı plastiklerinde görüldüğü gibi Batı, özellikle de Lombardiya etkilerini yansıtırlar.

Resim : Resim sanatının ilk örnekleri tümüyle Bizans etkisindedir (Kiev, Svyatava Sofiya Kilisesi’ndeki mozaikler ve duvar resimleri). Daha sonraki yüzyıllarda da freskolar ve ikonalarda Bizans’ın damgasını vurduğu Kiev, Vladimir-Susdal, Yaroslavl, Novgorod gibi merkezlerde gelişen bir üslup görülür. Novgorod resim sanatına dışavurumcu üslubuyla boyutlar kazandıran Yunanlı Theophanes oldu (Kurtarıcı Kilisesi freskoları, 1378). Theophanes (ya da Fyofan), ünlü ikona ressamı A. Rublev ile Moskova’daki Blagoveşceniye (Tebşir) Katedrali’nin ikonostası’nı süsledi (1405), 1500 dolayında başka bir Yunanlı, Dionysos (Dionissiy), resmin önde gelen ustası oldu (Therapontos Manastırı freskoları, 1500-1502).

16. yüzyılda ikona resmi zenginleşti ve karmaşıklaştı. İkono resmi 1600 dolayında Stroganov Okulu’nun kuyumculuk işi benzeri değerli, aristokratik, zarif, yapmacıklı üsluptaki eserleriyle son parlak dönemini yaşadı. İkona 17. yüzyılda batı etkisi altına girdi.

YENİ RUS SANATI
Rusya’nın Büyük Petro yönetimi altında kararlı biçimde Avrupa’ya yönelmesiyle birlikte yeni Rus sanatı dönemi başlar.

Advertisement

Mimarlık : Büyük Petro, 1703 dolayında kurulan başkent St. Petersburg’un Avrupa kentleri örneğinde yapılanması için yabancı mimarları ülkeye çağırdı. ilk kuşak mimarların büyük ölçüde Batı Avrupa etkisindeki yapı sanatını, B. Rastrelli’nin İtalyan sanatı temelinde geliştirdiği geç barokun Rusya’ya özel biçimi izledi. Bu biçimin başlıca örnekleri, dev saray yapılarıdır. St. Petersburg’da Kışlık Saray (1755-62), Zarskoye Selo’da Büyük Saray (1752-1757).

Büyük yapıları geniş alan düzenlemeleriyle St. Petersburg’un görünümünü belirleyen klasik mimarlığı öncelikle Rus mimarları temsil ettiler: A. D. Zaharov (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, yapısı başlangıcı 1806), V.P. Stassov vb. St. Petersburg’da 19. yüzyıl ortalarındaki geç klasikçiliği ve seçmeciliği (eklektisizm) çoğunlukla yabancı mimarlar temsil etti: A. R. De Montferrand, L. von Klenze, A. Stackenschneider). Yüzyılın sonuna doğru, özellikle Moskova’da eski Rus yapı biçimlerini yeniden canlandırma yoluna gidildi (N. Sherwood’un Tarih Müzesi, 1875-83). 1900 dolayında Moskova’da art nouveau biçeminde Ryabuşinski Evi (F.İ. Schechtel) ve Yaroslav İstasyonu oluşturuldu.

Heykel : St. Petersburg’daki ilk heykelciler yabancıydı: A. Schlüter (Yazlık Sarayı’da Kabartmalar), B.C. Rastrelli, E.M. Falconet (Büyük Petro’nun altı heykeli). Rus heykelciliği, klasikçi anlayıştaki mezar anıtları (F. G. Gordeyev, İ. G. Maros) ve yapı heykelleriyle (St. Petersburg’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapısında, F.F. Çiçedrin ve İ.İ. Terebenev’in eserleri) doruğuna ulaştı. İ.P. Vitali ve S.S. Pimenov büyük anıtsal yapıları geç klasikçi anlayışta heykellerle süslediler.

20. yüzyıl başINda A. Bourdelle ve A. Rodin etkisinde yetişmiş Vera İ. Muhina en beğenilen heykelci oldu. Yaklaşık 1911’den başlayarak Rus sanatçıları heykelde yeni biçimler arayışı içinde oldular. A. Arşipenko değişik malzemelerden kübist esinler içeren heykeller geliştirdi. V. Tatlin 1913’ten başlayarak Moskova’da “köşe heykelleri“, “aşk heykeller” ve uzun (mekan) konstrüksiyonları oluşturdu. Naum Gabo ve A. Peusner kardeşler gibi yenilikçi sanatçılar Rusya’da kısa bir süre (1917-1922) etkinlik gösterdikten sonra Batı’ya göçtüler.

Advertisement

Resim : Büyük Petro’nun reformlarından sonra resmin başlıca teması portre oldu. 19. yüzyıl başlarında günlük yaşamdan alınma sahneleri gerçekçi bir tutumla betimleyen bir teslim sanatı oluştu. Bu sanatın kurucusu, köy yaşamını şiirsel biçimde yansıtan A. G. Venezianov sayılır. Klasikçi-akademik anlayıştaki tarih ressamlığının (K.P. Brüllov) yanı sıra, 1840’larda P.A. Fedotov’un günlük yaşam sahnelerini toplam eleştirel bir tutumla yansıtan resimleri ilgi gördü. 1863’te bir grup genç ressam İ.N. Kramskoy önderliğinde Artel adlı bir sanatçılar kooperatifi kurdular. 1870’te bu kooperatiften Gezgin Ressamlar Derneği (Peredvişniki) doğdu.

V. Y. Makovski G. G. Mayassoyedov, V. M. Maksimov, N. D. Kunezov gibi üyelerden oluşan Peredvişniki, yoksul kırsal kesim yaşamını çevreye, gerçeğe uygun biçimde vermeyi amaçlıyordu. İ.Y. Repin, aynı zamanda portre ressamı olarak da seçkinleşti. İ.N. Kramskoy ve N.A. Yaroşenko da portreci olarak öne çıktılar. V. İ. Surikov, V. D. Polenov gibi ressamlar klasikçi akademik geleneğin karşısına canlı, gerçekçi bir tarih ressamlığını çıkardılar. İ. İ. Siçkin’in duygulu manzaralarını İ. İ. Levitan’ın izlenimciliğe yakın fırça vuruşlarıyla gerçekleştirdiği manzaraları izledi.

V. V. Vereşçagin savaş temalarını işleyen resimleriyle büyük başarı kazandı. V. A. Serov ve K. A. Korvin izlenimciliği temsil ettiler. Simgeciliğe yaklaşan M. Vrubel, Rus sanatına mitolojik temaları soktu. “Sanat için sanat” ilkesini benimseyen Mir İskusstva (Sanat Dünyası) topluluğu 1899’da kuruldu. Topluluğun başlıca üyeleri A. N. Benois, K. A. Somov, İ. S. Blakst ve E.E. Lansere oldular. 1907’de eserlerini ilk kez sergileyen sanatçılar topluluğu Mavi Gül, simgeciliğe ve yeni ilkelciliğe yönelmişti (P. V. Kusnezov, M. S. Saryan, N. P. Krymov vb.) Karo Valesi (Bubnovyi Valet) topluluğunun 1910-1917 arasında sergilerine kübizm, gelecekçilik (fütürizm), dışavurumculuk ve fovizm akımlarında eserler veren ressamlar katıldı. Topluluğun çekirdeğini oluşturan P. P. Konçalovski, İ. İ. Maşkov, R. R. Faik gibi ressamlar “Moskovalı Cezanne’cılar” olarak tanımdılar. Kurucu üyelerden M. F. Larionov ve Nathalya Gonçarova çok geçmeden sanatsal açıdan daha köktenci (radikal) kendi sergilerini örgütlediler.

M.S. Chagall ve P.Filonou kendilerine özgü, melankolik-mistik bir dışavurumculuk geliştirdiler. V.V. Kandinski eserlerinde Alman dışavurumculuğunun (Mavi Binici) etkilerini Rus halk sanatındakilerle birleştirdi. R. S. Maleviç suprematizm’i geliştirirken V. E. Tatlin kısa bir kübist resim evresinden sonra kabartmalarıyla konstrüktivizmin yolunu açtı.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?