Sakal İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde sakal kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Sakal hakkında deyimler ve anlamları.

çok yaşlanıp iyice kuvvetten düşmek.
iki karşıt ve aynı derecede sakıncalı durum karşısında karar verme zorluğunu anlatan bir söz.
bir iş sürüncemede kalmak.
o işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak.
ciddi gibi görünen sözlerle alay etmek.
yakınlık kurarak ona düşüncesini aşılamak.
fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir” anlamında kullanılan bir söz.
her zaman olduğu gibi kalan, değişikliğe uğramayan.
saçı sakalı uzamak, bakımsız görünmek.
üstü başı perişan bir durumda: “Hani saçı sakalı akar gibi bir adam geliyor ya buraya, o işte.” -N. Ataç.
sakalını tıraş etmeyip büyütmek: “Yaşıtlarının hemen hepsi sakal koyuverdi.” -Y. Z. Ortaç
ağızda eriyecek kadar olgunlaşmış (yemiş, yiyecek).
yıllar pek çok deneyim kazandırmış olmak.
başkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek: “Yumuşak durmak, yalvarmak, sakalı ele vermek demektir, sonra artık evin idaresi ne olacak?” -M. Ş. Esendal.
saygınlıktan düşmek.
sakalı ağarmaya başlamak, yaşlanmak: “Düşük siyah bıyıklarına, sakalına pek az kır düşmüş olan Selim Paşa, karısından çok genç görünüyordu.” -H. E. Adıvar.
birinin hoşlanacağı biçimde konuşmak veya davranmak: “Sakalına göre tarak vurdum. Oğlunun çok selamı var, dedim. Tarla icarlarını toplar, kendi elleriyle verir, dedim.” -O. Kemal.
sakalı aklaşmaya başlamak.
aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.

Leave A Reply