Şamanizm (Şamanlık) Nedir?

0

Şamanlık hakkında bilgi. şamanizim inancının kökeni, kuralları ve ritüelleri hakkında bilgiler.

ŞamanEski Türk boyları arasında hüküm sürmüş bir din anlayışıdır. Bugün yalnız Sibirya dolaylarındaki Türk soyları ile Samoyetler, Tunguzlar, Kalmuklar, Yakutlar, Çeremişler arasında yaşamaktadır. Zaman ve mekan içinde birbirinden az çok farklı dalları bulunmakla birlikte genel olarak Şamanlık bir çeşit mistisizme dayanan dinle tarikat arası bir yoldur.

Advertisement

Şamanlık, Türkler’in Müslümanlıktan önceki ilk dinleri olmadığı gibi sonuncusu da değildir. Türkler’de, Şamanlık’tan önce totemcilik, yer ve gök doğalcılığı vardı; şamanlıktan sonra da Türkler Hıristiyanlık, Budizm, Müslümanlık gibi daha başka dinlere girmişlerdir. Bugünkü dünya Türklerinin ise en önemli çoğunluğu Müslüman, bir kısmı Budist, pek küçük bir azınlığı da Hıristiyan’dır.

Şamanlık totemcilikten yer ve gök doğalcılığından sonra meydana gelmiş bir din görüşü ise de onda gene de bu iki ilksel dinin derin etkilerini görmek mümkündür. Özellikle totemcilik çağının kalıntıları olan putlara, fetişlere şamanlıkta geniş ölçüde rastlanır. Bunlarla birlikte Yaradılış, Tufan, Kıyamet gibi efsaneler de şamanlığın yapısına girmiştir. Şamanlıkta ortak tanrı gök tanrı (ülgen)dir. Gökyüzü 17 tabaka, yeraltı ise 14 tabakadır. Gök tabakaları aydınlıktır; iyiliğin, güzelliğin, saadet imkanlarının bulunduğu yer, yani cennettir. Yer tabakaları karanlıktır; kötülüğün, çirkinliğin, bahtsızlık sebeplerinin bulunduğu kısım, yani cehennemdir. Gök tabakalarında tanrısal kişiliği olan varlıklar, periler; yeraltı tabakalarında ifritler, cinler bulunur. Bu iki tabaka arasında insanların, daha başka canlıların yaşadığı yeryüzü vardır.

İşte bu yeryüzünde su başlarında, ağaç diplerinde, dağlarda, mağara kovuklarında gök yüzünden, yer altından gelmiş iyilik, kötülük temsilcileri tünerler. Bu temsilcilerin insanlara ya iyiliği ya da kötülüğü dokunur. Kötülüklerden korunmak için, iyilikler için duyulan minnet ve şükranları belirtmek gerekir. Bu işlemler doğrudan doğruya değil, dedelerin kutsal sayılan ruhlarının yardımı ile yapılır. Böylelikle ortaya bir çeşit tapınma çıkmıştır. Bunları yapacak, yaptıracak kimseler de “şaman” denilen din adamlarıdır.

Şamanlar, şamanlığın en sayılan en kutsal tutulan kişileriydi. Bunların olağanüstü birtakım güçleri olduğuna, iyilik ve kötülük kuvvetleriyle temasları, münasebetleri bulunduğuna inanılırdı. Halk şamanlardan, hem korkup çekinir, hem de onları sever, sayardı. Bunlar, özellikle törenlerde, yüzlerine türlü biçim maskeler, başlarına at kuyrukları takarlar, davul, zil, tef çalarlar. Kadınlar arasından da —daha az olmakla beraber— şamanlık mertebesine ulaşanlara rastlanırdı. Hatta bazı Türk boyları kadın şamanları daha çok sayar, onlara daha çok inanırdı.

Advertisement

Şamanlar, hastaları iyi etmekle de uğraşırlardı. Bunlardan beden hastalıklarına bakanlara «sayru», ruh hastalıklarına bakanlara «çurlu» denirdi.

Hastalıkların tedavisinde olduğu gibi, toplum hayatında oluşlarında aldıkları görevlere göre de, şamanlar ikiye ayrılmışlardı: Mutlu, sevinçli olaylarla ilgili neşeli törenleri yönetenlere «akşaman», yaslı, hüzünlü olaylarla ilgili törenleri yönetenlere «karaşaman» denirdi. Karaşamanların başlıca işleri cenazelerin çevresinde geçer, buna karşılık akşamanlar evlenme, düğün, ziyafet, av, kazanılan savaşların kutlanması gibi birçok sevinçli olayları yönetirlerdi.


Leave A Reply