Sivas Tarihçesi – Tarihi Yerleri

0

Sivas ilinin tarihi, tarihçesi. Sivas ilinde bulunan tarihi mekanlar, yerler ile ilgili bilgi.

eski-sivasSİVAS TARİHİ; Anadolu’nun tarihsel çağlara girdiği dönemlerde Sivas yöresi Hitit egemenliği altındaydı. İÖ 1195’te Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Anadolu’nun karanlık bir döneme girmesiyle birlikte Sivas’ın tarihi de karanlıktır. İÖ 8. yüzyılda Geç Hitit Kenti Devletleri’nin ortaya çıkışı ve çoğunun Asur egemenliğini tanıması sonucunda Asur’un etki alanının Sivas’a kazar uzandığı görülür. İÖ 7. yüzyıl başlarında Kimmerler Anadolu’ yu istila ettiler, nları İÖ 591’de Medler izledi. Medleri İÖ 546’da Persler yıktılar, tüm Anadolu gibi Sivas’ı da ele geçirdiler ve Kappadokya Satraplığı’na bağladılar. İÖ 334’e kadar süren Pers egemenliği, İÖ 334’te Asya Seferi’ne çıkan Büyük İskender’in Anadolu’yu kurtarmasıyla son buldu. İskender’in ölümünden sonra parçalanan imparatorluğu üzerinde kurulan çeşitli krallıklardan biri olan Kappadokya Krallığı’nın içinde kalan Sivas, daha sonra Seleukos Krallığı’nın eline geçti. İÖ 1. yüzyılda Pontos Devleti, Sivas’ı da içine alacak kadar büyüdü. Aym yüzyılın ortalarında Roma’nın Pontos Krallığı’ nı ortadan kaldırması üzerine Sivas da Roma’nın egemenliğine girdi. İS 2. yüzyılın başlarında bir ara Parthlar, Sivas’a kadar sokuldularsa da 114’te Roma İmparatoru Traianus (98-117) tarafından püskürtüldüler. Roma İmparatorluğu’nun 395’te ikiye ayrılmasından sonra Bizans İmparatorluğu’nun topraklarında kalan kent, İmparator I. İustinianos (527-565) döneminde eyalet merkezi durumuna geldi. 612’de Sasa-niler tarafından ele geçirildiyse de İmparator Herakleios (610-641) tarafından geriye alındı. Bu dönemde kurulan Sebasteia (Sivas adı buradan gelir) Theması’nın merkezi oldu. Emevi ve Abbasi dönemlerinde tüm Anadolu gibi Sivas da sık sık Arap akınlarının başlıca hedeflerinden biri durumuna geldi. 1059’da Anadolu’ya giren Türk akıncıları tarafından yağmalandı, yakılıp yıkıldı.

1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun içlerine sokulan Türkler, 1080’de merkezi Sivas olmak üzere Danişmentoğulları Beyliği’ni kurdular. Aynı dönemde başka bir Türk beyliği olan Mengücükoğulları da ikiye ayrıldılar ve kolu merkezi Divriği olan bir beylik kurdular. Danişmentoğulları ile Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan (1156-1192) Sivas’ı ele geçirdi ve 1175’te Danişmentoğulları Beyli-ği’ne son vererek topraklarını Anadolu Selçuklu topraklarına kattı. II. Kılıç Arslan Anadolu Selçuklu topraklarını 11 oğlu arasında paylaştırdığında, Sivas, Kutbettin Melikşah’ın payına düştü. Ancak kardeşi Rüknettin Süleymanşah, Sivas ve Tokat’ı Kutbettin’den alarak Anadolu Selçuklu Devleti’nin bütünlüğünü yeniden sağladı. I. Alaattin Keykubat döneminde kent büyük bir gelişme gösterdi ve nüfusu arttı. 1232’de Moğollar Sivas’a kadar gelerek kenti yağmaladılar. Sıvas’m 80 km kuzeydoğusunda bulunan Kösedağ mevkiinde Selçuklu Ordusu’nu ağır bir yenilgiye uğratan Moğollar (26 Haziran 1243), Sivas’a girdiler ve üç gün, üç gece süreyle kenti yağmaladılar ve yakıp yıktılar. 13. yüzyılın başlarında Anadolu’yu yöneten İlhanlı valileri, Sivas’ı merkez edindiler ve yan bağımsız olarak Anadolu’yu buradan yönetmeye başladılar. İlhanlı döneminde Sivas’ta birçok anıt yapıldı, kent bayındır bir duruma getirildi. 1308’de Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra İlhanlı valileri daha bir bağımsız davranmaya başladılar. Bu valilerden biri olan Eretna Bey, 1345’te Sivas’ı başkent yaparak, kendi adıyla anılan bağımsız bir devlet kurdu. Eretna Bey’in ölümünden sonra eski gücüne kavuşmayan Eretnaoğulları Beyliği, 1381’de Kadı Burhanettin Ahmet’in vezir olmasıyla güçlenmeye başladıysa da, Kadı Burhanettin Eretna Beyliği’ni ortadan kaldırdı ve beyliğe kendi adını verdi. Kadı Burhanettin Ahmet, 1398’de Akkoyunlu Hükümdarı Kara Yülük Osman ile yaptığı bir savaşta öldürülünce, beyliğin önde gelenleri, beyliğin topraklarını Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezit’e teslim etmeye karar verdiler. Timur 1400’de Sivas’ı ele geçirdi. Timur, Sivas’ı Kadı Burhanettin’ in damadı Mezit Bey’e verdi. 1408’de Çelebi Sultan Mehmet kenti yeniden Osmanlı topraklarına kattı. 1472’de Akkoyunlular kısa bir süre Sivas’ı ele geçirdilerse de, kısa bir süre sonra terketmek zorunda kaldılar. Bu olayın dışında, Sivas sürekli Osmanlı yönetiminde kaldı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatan Mustafa Kemal Paşa, Amasya üzerinden Sivas’a geldi. Kurtuluş Savaşı’ndan önce düşman işgaline uğramayan birkaç kentten biri olan Sivas’ta 4 Eylül 1919’da toplanan kongrede vatanın bütünlüğünün korunması ve düşmanlardan kurtuluncaya kadar mücadelenin sürdürülmesine karar verildi. Mustafa Kemal Paşa kongrenin bitiminden sonra 8 Aralık 1919’a kadar Sivas’ta kaldı. Cumhuriyetin ilanından sonra il konumuna getirildi.

sivas-tarihiTARİHSEL ESERLER: Sivas’ta günümüze ulaşan en eski yapı olan Sivas Kalesinin yapım tarihi belli değildir. Günümüze bazı kalıntıları ulaşmıştır. Anadolu Selçukluları döneminden günümüze ulaşan birçok yapı vardır. Camiler arasındaki en eski yapı, kentin ortasında yükselen Ulu Cami’dir. Selçuklu Sultanı Kutbettin Melikşah döneminde, 1197’de yaptırıldı. Caminin güneydoğusunda yer alan tek minare, 1213’te yaptırıldı. Yüksekliği 35 m. olup tek şerefelidir.Bir başka eski eser de İzzettin Keykâvus Türbesi’dir. Şifahiye Medresesinin güneyinde bulunan türbeyi, Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzettin Keykâvus ölümünden üç yıl önce 1217’de kendisi için yaptırdı. On köşeli yapıyı konik bir çatı örter. İçi çinilerle bezelidir. Türbenin yanında İzzettin Keykâvus Şifahanesi yer alır. 1217’de medrese haline dönüştürüldü. Taçkapı anıtsal bir görünüme sahiptir. Anadolu Selçuklu dönemine ait üç önemli eserlerinden biri olan Gökmedrese 1217/72’de Selçuklu Veziri Sahip Ata tarafından yaptırıldı. Sahibiye adıyla da bilinir. Çifte minareli taç kapısı zengin taş bezemeleriyle ilgi çeker. 1271/72’de yapılan başka eser de Çifte Minareli Medresedir. İlhanlı Veziri Şemsettin Cuveyni tarafından yaptırıldı. Günümüze ulaşan anıtsal taçkapısı üzerindeki iki minarenin çinilerinin çoğu dökülmüştür. 1271’de yapılan bir başka eser de Buruciye Medresesi dir. Giriş kapısı geometrik motiflerle bezelidir. Sivas’taki türbe yapılarının en önemlisi Eretnaoğulları Beyliği’ni kuran Eretna Bey’in kendinden önce ölen oğlu Şeyh Hasan için 1347’de yaptırdığı Güdük Minare adını taşıyan türbedir. Türbenin kubbesi, kısa bir minareyi andırdığı için bu adla bilinir. Eretna veziri Kadı Burhanettin Türbesi ise özgün biçimini yitirmiştir. 1319 tarihli Ahi Emir Ahmet Türbesi sekizgen planlı, 1370 tarihli Şeyh Çoban Türbesi sözü edilmeye değer bir başka Selçuklu eseridir.

Osmanlı dönemi eserleri içinde en eski tarihli cami, Meydan Camisi’dir. 1562′ de Osmanlı Veziri Sivaslı Koca Hasan Paşa tarafından yaptırıldı. Çukur Camisi adıyla da bilinir. Minaresi tek şerefelidir ve tuğladan yapılmıştır. Kale Mahallesi’ndeki Kale Camisi 1574’te Sivas Valisi Mahmut Paşa tarafından yaptırıldı.Tek minare caminin sağındadır. 1580’de Sivas Valisi Behram Paşa’ nın oğlu Mustafa Bey’in yaptırdığı Alı Ağa Camisi, Hükümet Meydanı yakınlarındadır. Tek şerefeli bir minaresi vardır. Behram Paşa’nın yaptırdığı ve kendi adını taşıyan Behram Paşa Hanı 1573 tarihli taşır. Yanında yer alan 1576 tarihli Kurşunlu Hamam günümüzde de kullanılmaktadır. Kentin kuzeyinde bulunan Ali Baba Camisi 1786’da yaptırıldı.

Öteki yapılar arasında şunlar sayılabilir; 1497 tarihli Abdülvahap Gazi Türbesi, 1584’te kiliseden camiye çevrilen Kilise ya da Osman Paşa Camisi, 1805 tarihli Paşa Camisi, 1819 tarihli Seyit Paşa Camisi, 1600 tarihli Şemsettin Sivasi Türbesi; günümüze ulaşan köprüler ise şunlardır: Sivas-Malatya Karayolu üzerindeki Selçuklu yapısı olan 173 m uzunluğundaki Eğriköprü 13.yüzyıl Selçuklu eseri olan Kesikköprü, Cumhuriyet döneminin en önemli eseri, Nusret Suman’ın yaptığı 1964 tarihli Atatürk Anıtı’dır. Anıtta, Atatürk ayakta, sivil giyimli olarak betimlenmiştir.


Leave A Reply