Şizofreninin Nedenleri Nelerdir? Şizofreni Neden Olur? Etkili Faktörler

0

Şizofreninin nedenleri nelerdir? Şizofreni nedenleri, şizofreniye neden olan faktörler ve belirtileri nelerdir? Hakkında bilgi.

şizofreni

Şizofreninin Nedenleri

Biyolojik Faktörler

– Şizofreninin görülme olasılığı %1’dir.

– Şizofren özdeş ikizin, kardeşinin de şizofreni olma ihtimali %30-%50 arası. Yani özdeş ikilerin şizofreni olma olasılığı, başka bir kişiden 30 ya da 50 kat daha fazladır.

– Nöronsal aktarıcılar adı verilen bir tür biyokimyasal maddeler şizofrenik hastalarda normal işlevini görememekte, dolayısıyla bir beyin hücresinden diğerine normal sinirsel mesajlar gönderileme-mektedir.

Psikolojik Faktörler

Psikanalize göre şizofreni zayıf bir egonun varlığına işaret eder. Ego, bireyin gerçekle ilişkisini kuran kısmıdır. Şizofreni, oral aşamada bir saplanmadır. Bu kişiler stresle karşılaşınca yaşamlarının ilk bebeklik yılına, ilk gelişim aşamasına geri dönerler. İlk bebeklik yılında ego henüz gelişmemiş olduğundan zayıftır.

Öğrenmenin Etkisi

Şizofreninin tedavisinde bazı koşullanma ilkeleri, hastanın bazı davranışlarının değişmesine yol açmıştır. Örneğin mantıklı ve tutarlı konuşma ödüllendirildiği zaman hastanın bu tip konuşmasında bir artma gözlenmiştir.

Hastaya “iyi” davranışlarında sigara-çikolata verilip davranışları denetim altına alınmış ve iyi davranışlarda bir artış gözlenmiştir. Bu tür gözlemler bazı psikologların, şizofreninin aile ortamında öğrenilmiş bir davranış olduğunu ve yine öğrenme yoluyla tedavi edilebileceğini iddia etmelerine yol açmıştır.

Bazıları bu görüşü kabul etmez. Onlara göre şizofrenik davranışların koşullama yoluyla değiştirilebilmesi, şizofreninin öğrenilmiş bir hastalık olduğunu göstermez. Örneğin bacak kasları bir hastalıkla zayıflamış bir kişi, belirli bir öğrenme programı sonucu yeniden yürümeyi öğrenebilir. Böyle bir gözlem bu kişinin yürüyüşünü öğrenme sonucunda kaybettiği anlamına gelmez.

Şizofrenide de durum aynıdır; davranış değişimi, hastalığın temelinde öğrenme yattığını kanıtlamaz. Şizofrenin gelişiminde öğrenmenin nasıl bir etkisi olduğu henüz doğrudan gözlenememektedir.

Aile Yapısı ve Aile İlişkileri

Bireyin aile içinde kendini bulduğu etkileşim örüntüsü onun benlik bilincini, dünya görüşünü ve diğer insanlarla ilişkisini büyük ölçüde etkiler. Arieti (1955), çocuğun kendini emin hissetmediği kaygı ve kızgınlık ortamında şizofreni geliştirmeye yöneldiğini iddia etmiştir. Lidz (1973) şizofrenik bir aile yapısının olduğunu, bu tip ailenin birbirine düşmanlık hisleriyle dolu birçok bireyden oluştuğunu ve ana-babadan birinin diğerini tümüyle baskısı altına aldığını söyler.

Varoluşçu psikologlardan bazıları, bizim şizofreni olarak adlandırdığımız normaldışı davranışın, çocuğun bulunduğu aile ortamının içinde ele alındığında normaldışı olmadığını, başka bir deyişle o aile ortamı içinde en iyi uyumu sağlayan davranış olduğunu ifade etmişlerdir. Jacob’a göre şizofrenik kişilerin geldiği ailede iletişim, diğer ailelere göre daha belirsiz ve gerçekle daha az ilişkilidir.

Kalıtım ve Çevrenin Etkileşimi:

En yaygın görüş şizofreninin nedenlerinde kalıtım ve çevrenin etkileşimini kabul eden görüştür. Bu görüş şizofreninin temelinde kalıtım yoluyla gelen etkenlerin bulunduğunu, ancak bu etkenlerin şizofreninin ortaya çıkmasında yeterli olmadığını ifade eder. Genler yoluyla gelen şizofreni potansiyelinin ortaya çıkabilmesi için, bireyin bu hastalığa yol açıcı bir çevrenin olumsuz (stres) etkisine maruz kalması gerekir.

Örneğin; A kişisi şizofreniye yakın genlerle doğmuştur, fakat son derece sağlıklı bir aile ortamı içinde büyümüş ve yaşamını, stressiz bir ortam içinde geçirmiş olduğu için ömrü boyunca şizofreniye yakalanmamıştır. Öte yandan aynı gen yapısına sahip B kişisi sağlıksız bir aile ortamında büyümüş, stresli bir yaşam geçirmiş ve şizofreni hastalığına yakalanmıştır. C kişisinin genlerinde şizofreni özelliği yoktur ve ne kadar stresli olursa olsun şizofreniye yakalanmaz.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?