45bin's Profile
Çaylak
95
points

Sorular
42

Cevaplar
51

  • Çaylak Soruldu on 4 Mayıs 2020 Kategori : Genel.

    Trafikte seyreden araçların yol ve araç güvenliğini önceleyen tedbirleri can ve mal kaybının azalmasında ve kazaların önüne geçilmesinde önemli ölçüde etkilidir. Bununla beraber trafikte insani değerlerin yaşatılması saygı, sabır ve sorumluluk gibi insanların davranışlarını şekillendiren unsurların herkes tarafından uygulanması güvenli bir ortamın oluşmasında etkili olur.

    Bir insanın trafikte saygılı olması güven ortamının oluşmasına neden olur. Sabırlı olması ulaşımın kolaylaşmasına neden olur. Sorumluluk alması da kaza ve belalardan korunmanın en kısa yoludur. Bu nedenle trafik kuralları ile birlikte insani olarak görgü ve ahlak kurallarının da trafik ortamında yaşatılması gerekmektedir.

    • 165 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
    • 2231 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 11 Nisan 2020 Kategori : Edebiyat / Dil Bilgisi.

    “Tatlı, hoş” anlamın gelen Antik Mısır dilindeki bir kelimedir.

    • 1933 görüldü
    • 2 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 3 Nisan 2020 Kategori : Genel.

    Kota kelimesinin ticari anlamda, sanatsal anlamda ve ekonomik anlamda bir kaç farklı anlamı vardır. İlk olarak ekonomik alandaki anlamından bahsedersek herhangi bir ülkedeki ithal edilmesine karar verilmiş malların hangi çeşide ait olacaklarını, hangi oranlarda gönderileceklerini ve hangi miktarlarda olacaklarını belirtilen listelere verilen isim kotadır. Ticari olarak anlamı yine herhangi bir ülkede ithal edilmesine karar verilen malların ithal sırasında belirli bir sınırda tutulması olayına kota denmektedir.

    Sosyal açıdan anlamı herhangi bir dernekte ya da herhangi bir kuruluşta bir gruba tanınan kontenjan insiyatifidir. Sanatsal olarak kotanın anlamı bir takım ülkelerde sinemalarda bir süre oynatılması zorunlu hale getirilen yerli filmlerinin sayısının vizyondaki yabancı filmlere oranlanmasıdır. Kotanın en çok kullanıldığı anlamı ekonomi ve ticaret alanındaki anlamıdır. Uluslararası olarak gerçekleştirilen ticaretlerde, ithal mal miktarının ülkenin hükümeti tarafından bir takım değerlerle sınırlandırılması işlemi kotadır ve bu kotalar gümrük tarife kotaları ve global kotalar olarak iki ayrı grupta incelenmektedir. Global kotalarda sadece ve sadece ithal edilmesi kararlaştırılan malların miktarı belirlenir.

    Gümrük tarifeleri kotasında ise belirlenmiş bir ithalat miktarının sınırına kadar ödenmekte olan gümrük vergisi normal kabul edilirken, bu belirlenmiş sınırın ötesine geçilmesiyle birlikte tarifelerin yeniden ücretlendirilmesi işlemi yapılmaktadır. Kotalar söz konusu olduğunda ülkenin hükümetleri tarafından belirlenmiş miktarlar ve meblağlar bulunmaktadır, bu miktarlar ve meblağlar aşıldığı süreçlerde hükümetler malın ithaline izin vermemektedir.

    • 219 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 29 Şubat 2020 Kategori : Jeoloji.

    Pottsville Dizisi, Pensilvaniyen Dönemde (y. 325-280 milyon yıl önce) oluşan kayaç katmanlarının en alt bölümü. Allegheny Dizisinin altında uzanan Pottsville Dizisi adını, ABD’de Pennsylvania’daki Pottsville antrasit yataklarının çevresinde rastlanan yüzey oluşumlarından alır. Pennsylvania’ dan Ohio’ya ve Maryland’dan Virginia’ya kadar uzanan dizi 1.100 m kalınlığa ulaşan üç ayrı kat halinde bulunur ve büyük ölçüde kum taşlarından, şeyllerden, kömür yataklarından ve kireçtaşlarından oluşur. Dizi zengin bir kara bitkileri fosil faunası içerir.

    • 202 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 19 Şubat 2020 Kategori : Şiir.

    Ailemiz

    Biz çok tatlı bir aileyiz,
    Hep birlikte seviniriz.
    Dertlerimiz olunca çok,
    Hep birlikte üzülürüz.

    Dedem, ninem, kardeşlerim,
    Hepsini ben çok severim.
    Hele bir de annem babam,
    Onlar için can veririm.

    Dedem güzel masal okur,
    Ninem bana kazak dokur.
    Güler yüzlü o bir melek,
    Benim annem işte odur.

    Kardeşim var baldan tatlı,
    Bir atı var bin kanatlı.
    İşe gider çok çalışır,
    Babam eve para taşır.

    • 261 görüldü
    • 3 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 8 Şubat 2020 Kategori : Şiir.

    Körebe Akrostiş Şiiri oku, Körebe Akrostiş, Körebe ile ilgili şiir, oyun şiirleri, çocuk şiirleri.

    K örebe oynardık,
    ……..\_____çocuktuk,
    ……………….\_____yaşımız daha yedi-sekiz,
    Ö ylece gezinirdik ortada,
    ……..\_____gözler bağlı,
    ……………….\_____etraf sessiz,
    R ast gelirse elim birine,
    ……..\_____ebe olurdu,
    ……………….\_____oyundu bu,
    E ğer dokunamazsam birine,
    ……………….\_____katlanılan sonuçtu bu,
    B üyüyünce öğreniyorsun,
    ……………….\_____hayatmış en büyük ’Körebe’
    E lim kime değerse değsin,
    ……..\_____sonuç:
    ……………….\_____her zaman benim, ’ebe’.

    Metin Eser

    • 231 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 1 Şubat 2020 Kategori : Sözlük.

    Tecezzi : Parçalara ayrılma, ayrılma, bölünme
    tecezzi etmek : bölünmek, parçalara ayrılmak

    CÜMLE İÇİNDE KULLANIMI

    *** Bu şekilde devam ederse ülke tecezzi edecek.

    *** Tecezzi etmek bir maharettir eğer çocukların senden sonra birbirlerine düşmkesin istiyorsan bu konulara dikkat et muhterem.

    • 250 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 16 Ocak 2020 Kategori : Sözlük.

    Lav : Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü (jeoloji)

    Lav silahı : Uzun menzilli, ateşli bir silah türü.

    Lav taşması : Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması.

    • 378 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Zigetvar Seferi ve Kanuni’nin Ölümü (1566):

    Kanuni Sultan Süleyman’ın bu seferi 13’üncü seferiydi, ihtiyar ve hasta olan padişahı Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa, sırf orduya cesaret ve kuvvet versin diye savaşa götürüyordu.

    Osmanlı ordusu Avusturya topraklarına girdiği zaman Zigetvar kalesi Komutanı Kont Zerini, ordumuzu basmak istedi. Bunun üzerine padişah önce bu kalenin alınmasını buyurdu. Türk ordusu, Sokollu’nun yönetiminde olarak kaleyi kuşattı. İhtiyar padişah çadırından savaşı seyrediyordu. Yorgun ve hastaydı. Kalenin düşmesi uzayınca üzüntüsünden daha çok hastalandı. Sonunda Zigetvar’ın alınmasından iki gün önce top ve tüfek sesleri arasında öldü (1566).

    Sokollu, Kanuni’nin ölümünü ordudan gizledi. Kale düştükten ve askere verilmesi gereken bahşişleri verdikten sonra, padişahın rahatsızlığını öne sürerek orduya dön emrini verdi. Asker hâlâ padişahın ölümünü bilmiyordu. Sokollu, her ihtimale karşı, Kütahya’da bulunan Veliaht Selim’e (II. Selim) mektup yazarak onu, orduyu karşılamak üzere Belgrat’a davet etmişti.

    Ordu, Belgrat’a yaklaştığı zaman yeni padişah Selim’in oraya geldiğine ilişkin haber alındı. İşte o zaman Sokollu, ordunun önünden giden cenaze arabasını durdurdu. Askere, Kanunî’nin öldüğünü duyurdu. O anda orduda büyük bir ağıt başladı. Bütün asker, 46 yıldan beri Türk ordusuna komuta eden, onları zaferden zafere koşturan, Türk milletine birçok ülkeler kazandıran bu büyük Türk padişahı için göz yaşları döktü.

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Osmanlı – Avusturya İlişkileri. Birinci Viyana Kuşatması (1529):

    Kanuni Sultan Süleyman, Macar işlerini bu suretle yoluna koyduktan sonra zaferle İstanbul’a döndü. Fakat onun çekilmesinden sonra Macaristan Krallığının, karısından dolayı kendisine ait olduğunu ileri süren Şarlken’in kardeşi Avusturya Arşidükü Ferdinand, Budin’e saldırdı. Kral Yanoş’u yenerek şehri geri aldı. Yanoş, padişahtan yardım istedi. Bunun üzerine Kanuni gene Macar neferine çıktı. Budin’i geri aldıktan sonra Avusturya arşidükü ile savaşmak için Viyana’ya doğru ilerledi. Fakat Osmanlı ordusunun kuvvetinden korkan Ferdinand, Viyana’yı yalnız bırakarak Almanya içlerine çekildi.

    Osmanlı ordusu 1529 yılı Eylül sonlarında Viyana önlerine geldi, şehri kuşattı. Fakat Osmanlı ordusu böyle bir kuşatma için hazır değildi. Kanuni Ferdinand’la bir meydan savaşı yapmak için hareket etmişti. Bunun için orduda büyük kuşatma topları yoktu. Hem mevsim de ilerlemiş, havalar soğumuştu. Bunun üzerine üç hafta süren bir kuşatmadan sonra Osmanlı ordusu Viyana’dan çekildi.

    Osmanlı ordusunun Viyana’dan çekilmesinden sonra Almanya’dan dönen Ferdinand gene rahat durmadı. Gözü Macar krallık tacında olduğu için yeniden saldırılara başladı. Onun bu hareketleri Kanunî’yi Avusturya seferine çıkmak zorunda bıraktı. 1532 yılında yola çıkan padişah bu sefer Ferdinand’la kesin olarak hesaplaşmak istiyordu. Fakat onun gene korkarak kaçmasından dolayı, Osmanlılar bütün Avusturya topraklarını, hatta Almanya şehirlerini altüst ettiler. Almanya içlerine kadar akınlar yaptıktan sonra çok sayıda ganimet ve esirlerle istanbul’a döndüler, Osmanlı tarihlerinde Kanunî’nin bu büyük seferine Alman seferi adı verilmektedir.

    Nihayet Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan Ferdinand, İstanbul’a elçiler yollayarak padişahtan barış istedi. Yılda 30 000 altın vermek ve Macaristan işlerine karışmamak koşulu ile bir antlaşma yapıldı (1533). Bu suretle Avusturya vergiye bağlandı.

    1540 yılında Macar kralı Yanoş ölmüştü. Bunu fırsat bilen Ferdinand yeni baştan Macar tahtına oturmak arzusuna kapıldı. Budin’e saldırarak Osmanlılarla olan barışı bozdu. Bunun üzerine Kanunî gene Macaristan seferine çıktı. Budin’i ve bütün Macaristan’ı ülkesine katarak orayı bir Beylerbeylik haline getirdi, ölen Yanoş Kralın küçük çocuğuna Erdel Beyliğini verdi. Bu suretle tekrar başlayan Osmanlı – Avusturya savaşları aralıklarla 1566 yılına kadar sürdü. Bu tarihte Kanuni Sultan Süleyman son defa olarak Avusturya üzerine yürüdü.

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Mohaç Savaşı ve Macaristan’ın Fethi:

    Kanuni Sultan Süleyman bir yandan Kral Yanoş’u cezalandırmak, bir yandan da bu sırada kendisinden yardım isteyen Fransız kralı I. Fransuva’ya yardım etmek amacı ile çok kuvvetli bir ordunun başında Macaristan üzerine yürüdü.

    Belgrat’tan sonra Macaristan ovalarına giren Osmanlı ordusu, Mohaç denilen yerde Macar kralının komuta ettiği bir Macar ordusunu iki saat gibi kısa bir zamanda yok ederek Macaristan’ın başkenti olan Budin’e (Budapeşte) girdi (1526). Bu suretle bir tek savaşla koca Macaristan ülkesi Osmanlıların eline geçmiş oldu. Kanuni Sultan Süleyman, Macaristan’ı, o sırada yanında bulunan ve Osmanlı egemenliğini kabul etmiş olan Erdel beyi Yanoş’a verdi ve onu Macar Krallığına atadı.

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Belgrat’ın fethinden sonra Osmanlılarla Macarların arası büsbütün açıldı. Bu sırada Macar kralı bulunan Layoş (II. Lui), Almanya İmparatoru Şarlken’in kız kardeşiyle evlenmiş, kendi kız kardeşini de Şarlken’in kardeşi olan Avusturya arşidükası Ferdinand’a vermişti. Bu iki kuvvetli akrabasına güvenen Macar kralı, Belgrat’ın fethinden sonra da Osmanlılarla düşmanlıktan vazgeçmedi. Onun bu düşmanca hareketlerine başka siyasal olaylar da karışınca, Kanunî, Macaristan üzerine büyük bir sefere çıktı.

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Kanuni Sultan Süleyman devri (1520 – 1566), Osmanlı devletinin en parlak zamanıdır. Kanuni Sultan Süleyman 46 yıl süren padişahlığı zamanında Doğuda ve Batıda birçok savaşlar yaparak Osmanlı ülkesini çok genişletmiştir.

    Kanuni Sultan Süleyman padişah olunca her yandan elçiler geldiği halde Macarlardan kimse gelmedi. Bu sırada Macarlar, Avusturya ve Almanya’ya güvenerek Osmanlı’ya kafa tutuyorlardı. Onun için Kanuni Sultan Süleyman önce Macar işini yoluna koymak istedi. Budin’e gönderilen elçimiz Behram Çavuşun haksız yere öldürülmesi üzerine Kanuni Sultan Süleyman ilk Macar seferine çıktı. Karadan ilerleyen kuvvetli bir Osmanlı ordusu Belgrat kalesinin çevresindeki kasabaları aldıktan sonra şehri kuşattı. Tuna yoluyla gelen bir ince donanma da bu kuşatmaya katıldı. Çetin bir kuşatmadan sonra II. Murat ve Fatih Sultan Mehmet zamanlarından beri alınması için çalışılan Belgrat kalesi elimize geçti (1521). Bu zafer, Osmanlılara Orta Avrupa’nın yolunu açtı.

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma
  • Çaylak Soruldu on 30 Eylül 2019 Kategori : Tarih.

    Ben parça parça yazayım o zaman belki akılda daha iyi kalır

    • 349 görüldü
    • 6 cevap
    • 0 oylanma