HenryMorgan's Profile
Yardımsever
243
points

Sorular
72

Cevaplar
119

  • Yardımsever Soruldu on 12 Nisan 2020 Kategori : Tarih.

    pogrom (Rusçada “yıkım” ya da “kargaşa”), kalabalıkların dinsel, ırksal ya da ulusal bir azınlığa ya da bu azınlığın mallarına resmi makamların açık ya da örtülü onayıyla saldırması. Daha çok Rusya’da 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başlarında Yahudilere yöneltilen saldırılar için kullanılmıştır.

    İlk yaygın pogrom’lar 1881’de, Çar II. Aleksandr’ın öldürülmesinden sonra ortaya çıktı. Suikastçının Yahudi olmamasına ve yalnızca bir Yahudiden yardım görmesine karşın, asılsız söylentiler 200’den fazla kent ve kasabada Rus kalabalıkların Yahudilere saldırmasına ve mallarını yağmalamasına yol açtı. İzleyen 20 yıl boyunca ara sıra görülen pogrom’lar, özellikle 1903-06 arasında yaygınlaştı. Bu tarihten Çarlığın yıkılmasına değin ise aralıklarla sürdü.

    Nisan 1903’te Kişinyov’daki pogrom’da, kalabalıklar iki gün boyunca polisin ya da askerlerin engellemesiyle karşılaşmadan Yahudileri öldürdüler, evlerini yağmaladılar ve yakıp yıktılar. Sonunda askeri birliklerin müdahalesiyle kalabalık dağıtıldığında, 45 Yahudi öldürülmüş, 600 kadarı yaralanmış, 1.500’ünün evi yağmalanmıştı. Saldırıyı kışkırtmaktan sorumlu olanlar cezalandırılmadı.

    Rus hükümeti yaygın inanışın tersine doğrudan pogrom’ları düzenlememekle birlikte Yahudi karşıtı politikasıyla saldırılara zemin hazırladı. Resmî baskılar Yahudi karşıtlarını uyguladıkları şiddeti meşru görmeye yöneltti. Bu eğilimi güçlendiren bir etken de çok sayıda resmî görevlinin saldırılara etkin biçimde katılması ve hükümetin pogrom’ lan durdurma ya da sorumlularını cezalandırma konusunda isteksiz davranma-sıydı.

    Pogrom’lar özellikle Hitler döneminde Polonya ve Almanya’da da görüldü.

    • 285 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 7 Nisan 2020 Kategori : Atatürk.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün yapmış olduğu yenilikler sırasıyla şu şekilde ;

     

    29 ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi.

    1924 tarihinde Eğitim ile Öğretim birleştirildi.

    1924 ila 1937 yılları arasında Mecelle kaldırıldı.

    25 Kasım 1925 yılında Şapka kanunu çıktı.

    1925 ila 1934 tarihleri arasında kılık ve kıyafet değişikliği oldu.

    1925 ila 1935 yılları arasında takvim saat ve ölçülerde değişiklikler oldu.

    1926 tarihinde Medeni kanun kabul edildi.

    1926 yılında Türk ceza kanunu çıktı

    1926 ila 1934 tarihleri arasında Türk Kadınının Medeni ve Siyasi Haklarına kavuşması oldu.

    1926 yılında medreseler kapatıldı – 1 Temmuz günü ise Kabotaj kanunu ortaya çıktı.

    1928 tarihinde Harf devrimine geçildi.

    1928 yılında Güzel sanatlarda yenilikler yapıldı

    1928 tarihinde Devletin Dinine İlişkin Madde Anayasadan Çıkartıldı

    1933 yılında Üniversite reformu oldu.

    21 Haziran 1934 yılında Soyadı kanunu çıktı

    1937 tarihinde ise Laiklik İlkesi Anayasaya Eklendi.

    • 285 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 27 Mart 2020 Kategori : Edebiyat / Dil Bilgisi.

    “Verip Veriştirmek” : ağzına geleni söylemek

    Kızını çalılara itekleyen çocuğa ve annesine verip veriştirdi.

    Telefonda verip veriştirdi ve yüzüme telefonu kapattı.

    Kaynanasıyla yaptığı kavgada annesinin tarafını tutan kocasına verip veriştirdi.

    Şimdi Onu ararsam verip veriştirecek o yüzden hiç aramak istemiyorum.

    Sattığı mallar çürük çıkınca manava gidip, verdim veriştirdim.

    Böyle gereksiz yere insanlara verip veriştirirsen, insanlar seninle arkadaşlık yapmak istemeyeceklerdir.

    Hakkında söylediklerini işitince Cemile’yi yakaladı ve verip veriştirdi.

    Haksız yere sözlüden sıfır alınca öğretmenine verip veriştirdi.

    Çok sevdiği antika vazoyu kıran gündelikçi kadına verip veriştirdi.

    Apartman yönetiminden gelen haksız uyarı kağıdını alınca yöneticiye verip veriştirdi.

    Haksızlıklara hiç dayanamaz, haksızlık yapana verip veriştirirdi.

    • 247 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 9 Mart 2020 Kategori : Edebiyat / Dil Bilgisi.

    DEYİMİN ANLAMI: uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak

    Karakolda uslu uslu otur, polisleri kızdırıp başına iş açacaksın.
    Bu çocuk böyle umarsız davranışlarla başımıza iş açacak gibi duruyor.
    Otur artık bir yerini kıracak, başımıza iş açacaksın.
    Hazırlıklara yardım edeyim derken sakarlığı ile başımıza iş açtı.
    Bu küçük yara başına iş açmadan doktora göstersen iyi olur.
    Geçmeyen baş ağrılarım inşallah başıma iş açmaz.
    Başıma bu kadar iş açacaklarını bilseyim onlardan uzak dururdum.

    • 231 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 29 Şubat 2020 Kategori : Biyografi.

    Felix-Archimede Pouchet, (d. 26 Ağustos 1800, Rouen – ö. 6 Aralık 1872, Rouen, Fransa), Fransız doğabilimci. Canlılann cansız nesnelerden geliştiğini ileri süren kendiliğinden türeme kuramının savunucu-larındandır.

    1828’den sonra Rouen Doğa Tarihi Müzesi ve Rouen Botanik Bahçesi yöneticiliğini yaptı. 1838’de Rouen Tıp Okuİu’nda profesörlüğe atandı. Başlıca yapıtı olan Heteroge-nie’de (1859) canlıların mayalanma ve çürüme gibi bazı kimyasal olaylar sonucu oluştu ğunu savundu. Özellikle konuya dinsel v, felsefi inançlarla yaklaşan kişilerce destel-lenen bu görüşleri, Louis Pasteur’ün havaya mikroorganizmaların bulunduğunu kanıtlayarak canlıların kendiliğinden türeyemeyeceğini açığa çıkarmasıyla geçerliliğini yitirdi.

    • 276 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 26 Şubat 2020 Kategori : Dünyanın Enleri.

    Yaşadığımız hayatın dönüm noktalarını oluşturan kaşifler, bitmek bilmeyen merak duygusunun esiridirler. Şunu kabul etmekte fayda vardır ki, onlar sayesinde dünya ile ilgili pek çok şey öğrendik. Aslında vardıkları noktada nereyi keşfettiklerini bazıları bilmese de onlara müteşekkiriz. İşte, dünyanın en büyük kaşifleri ;

    Amerigo Vespucci ; (1451- 1512) Ünlü kaşif ve İtalyan denizcisidir. İspanya adına yaptığı seyahatler ile Güney Amerika kıyılarını keşfetmiştir. Bu nedenle bu kıtaya onun ismi verilmiştir. İlk başlarda bu kıtayı Asya zannetseler de Amerikayı keşfederek ilk kez yerlilerle karşılaşan kişidir.

    Kristof Kolomb ; 1492 yılında Kuzey Amerika’yı keşfeden Cenovalı denizcidir. Amerika’yı keşfettiği halde bu toprakları Hindistan sanmıştır. Kızılderililere de Hindu demiştir. 1506 yılında ölmüştür. Onun keşfi ile koloniler kurulmaya başlanmıştır.

    Vasco de Gama ; Ümit burnunu ve Hindistan’ı keşfetmiştir. Bu bölgelerde çok katliam yapsa da Portekiz kralı tarafından ödüllendirilmiş ve vali ünvanı alarak çok zengin olmuştur. Çok ünlü bir kaşiftir.

    İbn-i Batuta ; Tüm hayatı boyunca Asya’yı karış karış gezmiştir. 13. yüzyılın en büyük kaşiflerindendir. Yanında taşıdığı katibi nedeniyle yaklaşık 5 ciltlik gezi notları bir kültür mirasıdır. Yaklaşık 75 bin kilometre gezmiştir.

    Marco Polo ; Papa 9. Gregorius tarafından Kubilay han’a mektup götürmek için yollara çıkmış ve Çin, Türkiye, Türkmenistan da dahil olmak üzere yaklaşık 15 bin kilometre gezmiştir. Ülkesine döndüğünde hapse düşmüş ve tüm anılarını topladığı kitabı yazmıştır. Büyük bir kaşif, tarih ve etnograftır.

    • 288 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 21 Şubat 2020 Kategori : Fizik.

    Küresel Aynalarda Bağıntılar;

    Küresel Aynda Bağıntılar

    Hc=Cismin boyu
    Hg=Görüntünün boyu
    f=Odak uzaklığı
    Sc=Cismin odak noktasına uzaklığı
    Sg=Görüntünün odak noktasına uzaklığı
    Dc=Cismin aynaya uzaklığı
    Dg=Görüntünün aynaya uzaklığı

    \displaystyle \frac{Hg}{Hc}=\frac{Dg}{Dc} (Boyca büyüme)

    \displaystyle \frac{1}{f}=\frac{1}{Dc}+\frac{1}{Dg} Sanal (-), Gerçek (+) alınacak

    \displaystyle Sc.Sg={{f}^{2}}

    • 259 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 19 Şubat 2020 Kategori : Şiir.

    Evlilik Derler

    Bir eve sığmayan iki yabancı;
    Sabahtan akşama kavga ederler.
    İkisi de olmuş birer yalancı;
    Can verirler ama, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    Birisi dünyada, biri aydadır,
    Zevkleri uyuşmaz, başka başkadır.
    Varsa, çocukları ortak paydadır…
    Can verirler ama, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    Birine bakmaya görsün birisi;
    Kıskançlık kabarır, tutar krizi,
    Sinirler gerilir, susmak en iyisi…
    Can verirler ama, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    İçleri kan ağlar, dışa gülerler,
    Anaya, babaya yalan söylerler.
    Mutluyuz diyerek sahte severler.
    Can verirler ama, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    Vermeden isterler, vermek görevin,
    Sevmeden beklerler, hep sevmelisin.
    Her isteğine boyun eğmelisin…
    Canlarını verir, hiç sır vermezler,
    Sorarsan adına evlilik derler.

    Kuru soğan gibi, acı, kat kattır;
    Katları açınca gözler yaşlanır.
    Ağlaya, sızlaya insan katlanır…
    Canlarını verir, hiç sır vermezler,
    Sorarsan adına evlilik derler.

    İnsanlar bekarken tutulmak ister,
    Tutulmuş olanlar, kurtulmak ister,
    Farenin düştüğü kapana benzer…
    Canlarını verir, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    Anlatmak nafile, çekmeyen bilmez;
    Bir kör döğüşüdür, yıllarca bitmez.
    “Eller ne der? diye boşanıp gitmez…
    Canlarını verir, hiç sır vermezler.
    Sorarsan adına evlilik derler,

    • 320 görüldü
    • 3 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 6 Şubat 2020 Kategori : Tarih.

    Oğuz Türkleri’nde kullanılan eski bir unvandır. Osmanlı devletinin ilk zamanlarından başlıyarak “askerî umumi vali” yerine kullanılmıştır. «Sancak beyi» ile «vezir» arasında bîr rütbe olup bugünkü orgeneral karşılığıdır.

    Yetkileri geniş olup hem mülki, hem askeriydi. Mali, kazai ve dini yetkileri yoktu. Osmanlı İmparatorluğu «beylerbeylik» denen en büyük mülki görev paylaşımına ayrılmıştı ki bu eyaletler Tanzimat’tan sonra “vilayet” adını aldı.

    • 236 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 1 Şubat 2020 Kategori : Sözlük.

    Raspa : 1. Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü

    2. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet
    raspa taşı : Gemi güvertelerini temizlemek için kullanılan sünger taşı
    raspa etmek : raspalamak

    • 362 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 18 Eylül 2019 Kategori : Biyografi.

    Christopher Okigbo, (16 Ağustos 1932 doğumlu, Ojoto, Nijerya – Ağustos 1967, Nijerya’da öldü), en iyi ve en ünlü Afrikalı şairlerinde biri olan Nijeryalı şairdir.

    1956’da İbadan Üniversitesi’nde Batı klasikleri alanında lisans derecesini aldıktan sonra, Okigbo öğretmen olarak, Nijerya Üniversitesi’nde kütüphaneci, Nijerya’nın araştırma ve bilgi bakanlığı özel sekreteri ve Afrika’nın Batı Afrika’nın Batı Afrika editörü özel sekreteri olarak görev yaptı. edebi dergi. Dakar’daki 1966 Zenci Sanatlar Festivali’nde şiir için birincilik ödülü aldı ancak ödülü reddetti, çünkü yazının belirli bir etnik grubun veya ırkın ürünü olarak değil, iyi ya da kötü olarak değerlendirilmesi gerektiğini hissetti. 1967’de Okigbo’nun, romancı Chinua Achebe ile Enugu’da bir yayıncılık şirketi kurma çabaları, Nijerya’dan Biafran’ın bağımsızlığı için savaşta savaşırken ölümünden sonra aniden sona erdi.

    Okigbo kısa ömrü boyunca üç cilt şiir yayımladı: Heavensgate (1962), Limits (1964) ve Silences (1965). Topladığı şiirleri, 1971 yılında Thunder Path ile Labyrinths adı altında ortaya çıktı. Okigbo, antik Yunan ve Latin yazarlarla ve T.S. Eliot ve Ezra Pound ile birlikte Igbo (Ibo) mitolojisi. Şiirleri son derece kişisel, deneyimlerinin zengin sembolik tasviri, şairin rolü hakkındaki düşünceleri ve diğer temalarıdır. Ormanların, hayvanların ve doğal Igbo manzarasının akışını, genellikle karanlık, aldatıcı ya da zor işlere dönüştürür. Buna rağmen, onun ayeti yoğun olarak andıran ve dikkatli işçilik göstermektedir. Okigbo tüm Nijeryalı şairlerin en çok çevrilen çevirisi oldu. Collected Poems adlı bir cilt 1986 yılında yayınlandı.

    • 378 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 30 Ağustos 2019 Kategori : Psikoloji.

    Gelişim Psikolojisinde Değişim – Değişme – Farklılaşma

    Değişim kavramı farklılaşmayı ifade eder. Bir durumdan diğer duruma geçmek bir değişimdir. Örneğin Fatma’nın yazı yazamazken yazabiliyor olması bir değişimdir.(olumlu değişim) Değişim olumlu yönde olduğu gibi olumsuz yönde de olabilir. Örneğin; Kezban’ın kopya çekmiyor iken çekmeye başlaması, Mualla’nın ödevlerini yapıyor iken artık yapmıyor olması değişimin olumsuz da olabileceğini bize göstermektedir.

    Değişme kavramı ise bir süreç olan değişimin sonunda gelinen nokta olarak tanımlanabilir. Yani değişim bir süreç, değişme ise bu sürecin sonunda ortaya çıkan üründür.. Örneğin; Fatma’nın yazı yazıyor olması, Kezban’ın kopya çekmeye başlaması, Mualla’nın ödevlerini yapmıyor olması bir süreç olan değişimin somut sonuçları ürünleridir.

    • 356 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 30 Ağustos 2019 Kategori : Genel.

    Muhtemelen bir anlamı yok.

    • 846 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 12 Kasım 2018 Kategori : Kimya.

    Madde, kütleye sahip ve yer kaplayan bir şeydir. Alev, gazların (buharlaşmış yakıt, oksijen, karbon dioksit, karbon monoksit, su buharı ve diğer birçok şey) bir karışımıdır ve bu yüzden maddedir. Alevin ürettiği ışık madde değil, enerjidir. Üretilen ısı da enerjidir, madde değildir.

    • 898 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Yardımsever Soruldu on 12 Ekim 2018 Kategori : Nedir.

    ayagapata, Hindistan’ın Mathura kentindeki Kankali-Tila gibi Cayna yerleşmeleriy-le ilişkili, İS 1. yüzyıldan kalma adak levhaları. Bu levhalar, örneğin stupa, dharmaçakra (yasanın çarkı), tri-ratna (üç mücevher) ashtamangala (sekiz uğurlu simge), çaityavrksha (kutsal ağaç) gibi, Cayna-cılıkta kutsal sayılan nesnelerin betimleriy-le, bazen de bir Cina ya da saygıdeğer bir keşiş betimi ile bezenmiştir.

    • 526 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma