Kedi's Profile
Bilgili
302
points

Sorular
97

Cevaplar
68

  • Bilgili Soruldu on 14 Kasım 2017 Kategori : Biyoloji.

    Tiksinti, stres gibi durumlarda peristaltik hareketin tersi gerçekleşir, yani besinler mideye doğru değil ağıza doğru hareket ettilir. Böylece kusma olayı meydana gelir.

    • 768 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 14 Ekim 2017 Kategori : Tarih.

    Parşömen aslında üzerine resim ya da yazı yazılması için hazırlanmış hayvan derisine verilen isimdir.

    • 1036 görüldü
    • 2 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 14 Ekim 2017 Kategori : Fizik.

    Ay ışık kaynağı olmadığı halde Güneşten aldığı ışıkla aydınlanır ve parlak görünür. Yani Güneş ışığını yansıtır.

    • 1212 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 12 Ekim 2017 Kategori : Nedir.

    Orrefors cam işi, İsveç’in güneyindeki Orrefors’ta bulunan bir cam atölyesinin ürettiği yüksek nitelikli cam eşyadır. Atölye 1915’te Simon Gâte, 1917’de de Edvard Hald adlı iki ressamı işe aldı. Doğrudan cam tasarımıyla uğraşan bu ilk sanatçıların buluşlarından biri, renkli kabartma bezemelerin saydam bir kristal katmanla kaplanmasıyla elde edilen pürüzsüz yüzeyli Graal camı oldu. Dekoratif amaçlarla yapılan Orrefors cam işlerinin temel özelliği, donmuş sıvıyı andıran düzgün kristal çizgileridir. Kullanım amaçlı Orrefors cam işleri ise 18. yüzyıla özgü bir titizlikteki oyma tekniği ile yalın bir çağdaş üslubun birleştiği bezemeleriyle tanınır. Çeşitli avizeler ve ağızla üflenerek yapılan ayaklı kadehler bu tür Orrefors cam işlerinin bazısıdır.

    • 803 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Oriya dili, Hint-Âri dillerinin Doğu öbeğine bağlı dildir. Esas olarak Hindistan’ın Orissa eyaletinde konuşulur. Hint anayasasının tanıdığı 14 bölgesel dilden biridir. Eski Magadha Krallığı’nda konuşulan Ardhamagaghi Prakrit dilinin kolu ve günümüzde konuşulan Mithila (Tirhut), Assam ve Bengali dillerinin yakın akrabasıdır. Bu dilde günümüze ulaşmış en eski yazıtlar 14. yüzyıldan kalmadır. Oriya dili o döneme ait birçok özelliğini korumuştur. Orissa eyaletinin yabancı egemenliğine girmesi görece geç bir tarihe rastladığı için, Oriya dilinde öteki Hint-Âri dillerinin çoğundan daha az yabancı (İslam ve İngiliz) etkisi görülür. Oriya edebi üslubu daha çok Sanskrit dilinden alınma özellikler barındırır. Oriya dilbilgisinde akıllı varlıklar, akıllı olmayan varlıklar ve nesneler ayırt edilir. Bengalide olduğu gibi, akıllı bir varlığa saygı ifade etmek için tekil yerine çoğul eylem biçimleri kullanılır.

    • 800 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 12 Ekim 2017 Kategori : Tarih.

    Oriskany Çarpışması, Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında, İngiliz askerleri ile Mohawk Vadisini savunan koloniciler arasında geçen ve Kuzey bölgesindeki İngiliz harekâtının boşa çıkarılmasında önemli rol oynayan kanlı çarpışmadır (16 Ağustos 1777). Yarbay Barry St. Leger komutasındaki İngiliz askerleri, Albany’deki İngiliz birliklerine katılmak üzere, New York eyaletinin orta kesiminde doğuya doğru ilerliyorlardı. Bu yol üzerinde bulunan Stanwix Kalesi’nin kuşatılması üzerine, yardıma yetişmeye çalışan General Nicholas Herkimer komutasındaki 800 milis Oriskany Çayının birkaç km batısında, İngilizler ve müttefikleri İrokua Yerlilerinden oluşan 1.200 kişilik bir birlik tarafından pusuya düşürüldü. Çarpışmada her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Kaleyi ele geçiremeyen İngilizler 22 Ağustos’ta Oswego’ya çekildi.

    • 739 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 29 Eylül 2017 Kategori : Fizik.

    Optik görüntü, cisimlerin, bir mercek ya da ayna sistemince yansıtılan, kırılan ya da kırınıma uğratılan ışık dalgalarınca yeniden üretilmiş görüntüsüdür.

    Gerçek ve sanal (zahiri) olmak üzere iki tür optik görüntü vardır. Gerçek görüntüde, ışık ışınları görüntü konumundaki bir odakta toplanır ve görüntü bir ekran (örn. bir kâğıt) üstünde görünür duruma getirilebilir. Bir sinema filmi şeridinin önüne yerleştirilen kamera merceğiyle perde üzerine düşürülen görüntü, gerçek görüntüdür. Sanal görüntüler ise, görüntünün bulunduğu sanılan yerden değil, aslında başka bir konumdan gelen ışık ışınlarınca oluşturulur; örneğin bir düz aynadaki sanal görüntü, aynanın gerisinde belirli bir uzaklıkta yer alır. Sanal görüntü ekran üzerine düşürülemez.

    • 1432 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Felsefe.

    Nirguna (Sanskrit dilinde “nitelikleri olmayan”), geleneksel Hindu felsefe sistemi Vedanta’nın temel kavramlarından biridir. Temelini Brahman’ın herhangi bir nitelikten yoksun mu (nirguna), yoksa belli nitelikler taşıyan (saguna) bir varlık mı olduğu sorusu oluşturur.

    Advaita okulu, Hint kutsal metinleri Upanishad’ların bazı bölümlerine dayanarak, Brahman’ın her türlü kutuplaşmanın ötesinde olduğunu, bu yüzden de insani terimlerle nitelenemeyeceğini öne sürer. Dolayısıyla Brahman kendini öbür büyüklüklerden ayıran bir nitelik taşıyamaz, çünkü kendisi bir büyüklük değil her şeydir.

    Bu akımın temel metni, Brahman’ın neti-neti (“ne o, ne bu”) olarak tanımlandığı Brihadaranyaka Upanishad’dır. Brahman’a nitelikler yükleyerek saguna düşüncesini doğuran metinler, Advaita okuluna göre ancak tefekkür için bir hazırlık olabilir. Öteki okullara, özellikle Vişishtadvaita gibi tanrı inancını vurgulayan Vedanta okullarına göre ise Tanrı (Brahman) her türlü kusursuzluğa sahiptir ve kutsal metinlerde yadsınanlar yalnızca kusursuz olmayan niteliklerdir.

    • 939 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Dini Bilgiler.

    Nirankari, Sih dininde gelişen reform hareketidir. Peşaver’deki yarı Sih yarı Hindu bir cemaatin üyesi Dayal Das (ö. 1855) tarafından kurulmuştur. Adı, Tanrı’nın nirankar (biçimsiz) olduğu inancından kaynaklanır.

    Hareket, Sih kutsal metinlerine dayalı doğum, evlenme ve ölüm törenlerinin standartlaştırmasını sağlamıştır. Silahlı Khalsa tarikatına karşı çıkması ve “yaşayan Guru” saydığı Dayal Das ile ardıllarına olan bağlı-lığıyla geleneksel Sihlerden aynlır. Hareketin merkezi Çhandigarh’tır.

    • 697 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Sözlük.

    Nirmala (Sanskrit dilinde “Lekesizler”), çileci bir Sih tarikatıdır. Önceleri yalnız beyaz giyen üyeleri, sonradan Hindu çilecilerinin koyu sarı giysilerini benimsediler. Ayrıca ölüm ve doğum törenleri gibi bazı Hindu uygulamalarını da kabul ettiler. Udasi mezhebi üyeleri gibi onlar da misyonerlik yapar ve mahant (manastır yöneticisi) olarak hizmet ederlerdi.

    • 828 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Tarih.

    Nisbetiye Olayı, V. Murad’ın tahta çıkmasının ardından şehzadeleri öldürmek amacıyla düzenlendiği ileri sürülen suikast girişimidir.

    Abdülaziz’in bir darbeyle 30 Mayıs 1876’da tahttan indirilmesinden sonra başa geçen V. Murad, kardeşleri Abdülhamid (sonradan II. Abdülhamid), Reşad (sonradan V. Mehmed), Burhaneddin, Süleyman, Kemaleddin ve Vahideddin’i (sonradan VI. Mehmed) 3 Haziran 1876’da Bebek’teki Nisbetiye Kasrı’nda yemekli bir toplantıya çağırdı. Ama Sadrazam Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa, büyük olasılıkla son siyasal gelişmelerin ve meşrutiyetin ilanının gündeme getirileceği bu toplantıyı uygun görmeyerek son anda erteledi. Bu erteleme ve ertesi gün eski padişah Abdülaziz’in kuşkulu biçimde ölmesi, yemekli toplantının yarım kalmış bir suikast girişimi olduğu söylentilerine yol açtı. Bu söylentiler Midhat Paşa’nın 1881’deki yargılanması sırasında somut suçlamalar olarak gündeme geldi. Midhat, Mehmed Rüşdi ve Hüseyin Avni paşalar, V. Murad’ın kardeşlerini öldürtmeye çalışmakla suçlandılar. II. Abdülhamid’ in kurdurduğu Yıldız Mahkemesi, Midhat Paşa ve arkadaşlarını bu ve benzeri iddialardan da suçlu buldu.

    • 702 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Sanat.

    Nise-e (Japoncada “benzeyen resim”), 12. ve 13. yüzyıl Japon saray çevrelerinde gözde olan bir tür taslak portredir.

    12. yüzyıla değin bütünüyle dinsel nitelikli olan Japon portre geleneğinde gerçekçi betimlemelere yer verilmedi. Gerçek yaşamdan olayları betimleyen rulo resminin gelişmesiyle birlikte 12. yüzyılın ikinci yarısında portre alanında da benzer bir eğilim ortaya çıktı. Nise-e’de ustalık kişinin özelliklerini birkaç basit çizgiyle yakalamak olarak görülüyor, ama portreler kişilik ve karakter ifadesinden çok portre konusu kişinin başarılarına duyulan saygıyı yansıtıyordu. Köşeli, geometrik çizgilerle ve hatta neredeyse soyut bir yaklaşımla verilen giysiler, gerçekçi yüz betimlemeleriyle çarpıcı bir karşıtlık içindeydi.

    Portre resmindeki bu eğilimi Fucivara Takanobu (1142-1205) başlatmış, onun gibi saraylı bir şair olan oğlu Fucivara Nobuzane bu alanda büyük üne kavuşmuştur. Şinkai, Tametsugu, Korenobu, Tamenobu, Tame-tada ve Goşin en önemli izleyicileridir.

    • 703 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Coğrafya.

    Nipigon Gölü, Kanada’dadır. Ontario eyaletinin ortabatı kesimindeki Thunder Bay ilinde. Thunder Körfezinin 130 km kuzeydoğusunda yer alır. Yaklaşık 112 km uzunluğunda, 80 km genişliğindedir. 4.845 km2’lik bir alanı kaplar; deniz düzeyinden yaklaşık 260 m yükseklikte yer alan gölün en derin noktası 165 m’dir. Adı Yerli dilinde “derin ve berrak su” anlamına gelir. Fazla sularını Nipigon Irmağı aracılığıyla güneydeki Superior Gölüne boşaltır. Gölde çok sayıda küçük ada vardır.

    • 750 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 6 Eylül 2017 Kategori : Coğrafya.

    Nipissing Gölü, Kanada’da, Ontario eyaletinin güneybatı kesiminde göldür. Ottawa Irmağı ile Georgia Körfezinin arasında yer alır. Algonquin adlı buz gölünün kalıntısı olan Nipissing, 830 km2’lik bir alanı kaplar. En uzun yeri 80 km, en geniş yeri ise 48 km’dir. French Irmağı gölün fazla sularını batıdaki Georgia Körfezine boşaltır. Yaklaşık 1610’da Fransız kâşif Etienne Brûlé tarafından keşfedilen gölün kıyılarındaki başlıca yerleşmeler Sturgeon Falls ile North Bay’dir.

    • 659 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma
  • Bilgili Soruldu on 28 Ağustos 2017 Kategori : Biyografi.

    İbn Asakir, asıl adı Ali Bin Hasan Hibetullah Ebü’l-Kasim (d. Eylül 1105, Şam – ö. 25 Ocak 1176, Şam), Arap tarihçi ve hadis bilginidir.

    Koyu Sünni bir aileden geliyordu. Dilbilgisi ve hadis dersleri aldı. Öğrenimini Bağdat’ ta ve İran’ın çeşitli kentlerinde sürdürdü. Babasının ölümünden sonra hadis toplamak amacıyla çeşitli yolculuklara çıktı. Şam’da en-Nuriye Medresesi’nde uzun yıllar müderrislik yaptı. Salaheddin Eyyubi’nin korumasına girerek çalışmalarında ondan büyük destek gördü. Başlıca yapıtı, kaynaklarda 80 cilt olduğu belirtilen ve tamamı günümüze ulaşmayan Tarih-i Medineti’d-Dımışk’tır. Ayrıntılı bir Şam tarihi olan yapıt, Şam’la ilişkili olup Halep ve Sayda gibi çevre kentlerde yaşayan belli başlı kişilerin yaşam-öykülerini de kapsar. Yedi cildi basılan (1911-32) yapıt, Hatib Bağdadi’nin Tarih-i Bağdat adlı yapıtının planına göre yazılmıştır.

    • 829 görüldü
    • 1 cevap
    • 0 oylanma