Divan-ı Hümayun ne demek?

Divan-ı Hümayun nedir? Divan-ı Hümayun ne demek? Divan-ı Hümayun ile ilgili olarak genel ve tarihi bilgileri

anatomilp Çaylak Soruldu on 22 Temmuz 2019 Kategori : Tarih.
Yorum Ekle
1 Adet Cevap Yer Almaktadır

İstanbul’un fethinden (1453) sonra Osmanlı devletinde bugünkü «kabine» (hükümet) karşılığı olan idarî teşkilâttır. XVIII. yüzyıl ortalarında bu teşkilâta Babıâli denilmiye başlanmıştır. Divan-ı Hümayun (İmparatorluk Divanı), Topkapı Sarayı’nda bugün de mevcut olan ve «Kubbealtı» denilen salonda toplandığı halde, Babıâli, sadrazamların makamında kurulmuştur.

«Divan» a başbakan durumunda olan vezir-i âzam (sadrazam) başkanlık ederdi. «Kubbe vezirleri» denilen, sayıları en çok 8 olan vezirler, sadrazamdan sonra, imparatorluğun en yüksek memurlarıydı (şeyhülislâm hariç). Bunlar bir çeşit devlet bakanlarıydı, belirli bir ödevle değil, sadrazam gibi, devlet işlerinin her çeşidiyle uğraşırlardı. Bunlar, «İkinci vezir, üçüncü vezir…» diye sırayla aralarında kademelenmişti, sadrazamın karşısında da bu sırayla otururlardı; divanda bir açık olursa oraya, bunlardan biri, bir derece yükseltilerek getirilirdi. XVIII. yüzyılın başlarında kubbe vezirleri ortadan kalktı. Büyük eyaletlerin başındaki beylerbeylere de vezirlik verilirse de, bunlar İstanbul’da bulunsalar bile, Divan’a katılamazlardı. İmparatorluğun sadrazamdan sonra en büyük memuru olan şeyhülislâm, Divan’a katılmazdı; onun daha küçük ölçüde ayrı bir divanı olurdu.

Divan-ı Hümayun’un vezirlerden başka üyeleri şunlardı: Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, başdefterdar (maliye bakanı), bunun iki yardımcısı, Kaptan-ı Derya (deniz kuvvetleri komutanı), Nişancı. Kalabalık bir de kâtipler zümresi vardı. Divan, haftada 4 gün toplanırdı. Sadrazam seferdeyse Divan’a, «kaymakam paşa» denilen sadaret vekili başkanlık ederdi ki bu, çoğunlukla, ikinci vezir olurdu. İmparatorluğun uyruğu olan her hangi bir kimse dini, toplum içindeki durumu ne olursa olsun, Divan’ın huzuruna çıkmayı istemek hakkını haizdi. Böylelerinin şikâyeti derhal dinlenerek çoğunlukla hemen bir karara bağlanırdı.

Divan-ı Hümayun, imparatorluğu ilgilendiren akla gelecek her türlü önemli meseleyi görüşüp karara bağlar, sadrazam yolu ile padişaha bildirirdi. Padişah, gizlî bir pencereden bu görüşmeleri dinliyebilir, fakat hiçbir surette söz söyleyip konuşulanlara karışmazdı. Devlet ve hükümet başkanlarının yetkileri, ödevleri, kesin şekilde ayrılmıştı.

drina Çaylak Yanıtın girişi : on 22 Temmuz 2019.
Yorum Ekle
  • Cevabınız

    Bu soruya cevap vererek sitenin tüm şart ve kurallarını kabul etmiş oluyorsunuz. İllegal ve uygunsuz tüm cevaplar sistemden silinecektir.