Sosyal Tabakalaşma Nedir?

0

Sosyal tabakalaşma nedir ne demektir? Tabakalaşmanın tanımı, kapalı ve yarı kapalı tabakalaşma, yatay ve dikey hareketlilik gibi konular ile ilgili bilgiler.

Sosyal TabakalaşmaA. TABAKALAŞMANIN TANIMI

Advertisement

Tabakalaşma, bireyler ve grupların belirli ya da genelleştirilmiş ölçütlere göre, aşağı ve yukarı statülere, rollere sahip tabaka ve sınıflara mensup olarak anlaşılmaları, derecelendirilmeleri demektir.

Toplumun sosyal tabakalara bölünmesi, sosyal yapının en önemli özelliğidir. Hemen bütün toplumlarda görülen bir eğilimdir. Toplumdaki bireyler irk, meslek, uğraş, saygınlık, gelir… vb. ölçütlere göre derecelenmekte ve değerlendirilmektedir. Astlık – üstlük ilişkilerini düzenleyen normlar, sosyal sistemin temelini oluşturur.

Sosyal tabakalaşma, toplumun büyüklüğü ve işbölümü ile yakından ilişkilidir, işbölümü gelişmiş toplumlarda çok sayıda sosyal mevki vardır. Sosyal mevkilerin ortaya çıkışında işbölümünün yanı sıra deneyim, bilgi, yaşam tarzı, idealler ve isteklerin de rolü vardır.

Sosyal sınıflar, tabakalaşma sisteminin en önemli şekillerindendir. Sınıflar; gelir düzeyleri, yaşama biçimleri, toplumda gördükleri saygı ölçüsü bakımından birbirinden ayrılan, aralarında dikey hareketlilik olanağı bulunan insan kümeleridir.

Advertisement

B. KAPALI VE YARI KAPALI TABAKALAŞMA

1. Kapalı Tabakalaşma:

Kapalı tabakalar; toplum içinde yaşamakla birlikte, onunla bütünleşemeyen ve toplumun başka zümrelerine karşı kapalı kalan zümrelerdir. “Kast” toplumsal yapısında, kapalı tabakalaşma özelliği görülür. Bu sistemde, bir kimse hangi tabakada ise o tabakadan başka tabakaya geçemediği gibi, üst tabakadan birinin alt tabakadan biri ile ilişki kurması hukuken ve dinen yasaklanmıştır. Bir tabakadan diğerine geçiş mümkün değildir.

2. Yarı Kapalı Tabakalaşma:

Ekonomik etkinliklere dayalı, mesleki ayrıcalıklara göre oluşmuş toplumsal tabakalaşmadır. Bu tür tabakalaşma Ortaçağ Avrupasmda görülmüştür. Meslek kuruluşları birliği niteliğindeki “lonca” sistemi, bu tabakalaşmaya örnektir. Çıraklık, kalfalık aşamalarından sonra lonca üyesi olmaya olanak tanınır. Yani, tabakalar arasında sınırlı da olsa geçiş olanağı vardır.Bu sistemde belirli meslekler daha fazla prestije sahiptir. Ancak belli meslek mensupları toprak sahibi olabilmekteydi. Zamanla bireyler, bilgi ve iradeleri ile toprak ve mal sahibi olmaya başlayınca geçişler daha da esnekleşti.

C. SINIF VE STATÜ GRUPLARI

Advertisement

Toplumsal statüler; verilmiş statüler, kazanılmış statüler olarak ikiye ayrılır.

Verilmiş statüleri, bireysel yetenekler değil, sosyal etkenler belirlemekte ve bireyin yetenekleri ne olursa olsun, toplumdaki konumu degişmemektedir. Burada, kapalı toplumsal tabakalaşma özelliği görülür.

Kazanılmış statü ise açık sınıf toplumlarında görülür. Birey, kendi çabası ile edindiği bilgi, yetenek ve ekonomik gücü sayesinde sınıfını kendisi belirlemektedir.

Verilmiş statüye sahip toplumlarda, toplum değişse bile statüler yönünden bireylerin eski statülerini koruma ve sürdürme eğilimi vardır. (Bir ingiliz lordu, Amerika’ya göç etse bile hâlâ bu unvanını kullanmaya devam eder.) Aynı sınıf içinde tüm bireyler aynı statüye sahip değildir. Sınıf aynı olmasına raghıen statüler farklı olabilir. (Irk ayrımı olan toplumlarda, renk ayrımına göre aynı sınıf içinde farklı gruplar oluşur.)

Orta sınıflarda yeterli sınıf bilinci oluşmadığından, dağınık bir özellik görülür. Açık sınıf toplumlarında statüler arasında geçişler serbest olmakla birlikte, sınırlayıcı etkenler önemli yer tutar. Her bireyin, dilediği eğitimi görme hakkı olmasına rağmen, dileyenin dilediği dalda öğrenim görmesi çeşitli nedenlerle gerçekleşememektedir.

Statü grubunun birimi aile, sınıf grubunun birimi ise bireydir. Açık sınıf toplumlarında statü yükselmesi, genellikle, bir üst statüyü elde etme şeklinde olmaktadır. Bir anda birden fazla basamak yükselmesi ilk kuşakta görülmemekte, daha ileri statülere ancak onların çocukları ulaşabilmektedir.

D. AÇIK SINIF TABAKALAŞMASI VE SOSYAL HAREKETLİLİK

Açık sınıf tabakalaşmasında tabakalar arası geçişler, hukuk kurallarına göre düzenlenir.Toplumsal açıdan geçişler için belirlenmiş bir ön koşul yoktur. Bu tabakalaşma türü, demokratik toplum yapısında görülen tabakalaşmadır. Hürriyet ve eşitlik prensibinin egemen olduğu toplumlarda, bireyler, yetenek ve başarılarına göre, diledikleri iş, meslek ve uğraşı alanına yönelebilmektedirler. Belli bir meslek sahibi, dilediği takdirde, prestiji daha yüksek başka mesleklere yönelebilmektedir. Hattâ gördüğü eğitimle hiç ilgisi olmayan, bir başka alanda ün yapmış devlet adamlarını, tıp öğrenimi görüp şarkıcılık yapanları, sosyoloji eğitimi görüp bankacılık yapanları, açık sınıf tabakalaşmasının etkin olduğu toplumlarda, her zaman görmek mümkündür.

Tabakalar arasındaki geçişlerin, bilgi ve uzmanlık düzeyi ile paralel olduğu bu tür toplumlarda, nüfusun dirik bir yapı içinde olduğu görülür. Bir alanda açılan sınavı kazanan birey, kısa zaman sonra prestiji daha yüksek bir ortama geçebilmektedir. Yani toplumda sürekli bir hareketlilik gözlenir.

Toplumsal hareketlilik yatay ya da dikey olmak üzere iki biçimde gerçekleşir.

YATAY HAREKETLİLİK

Advertisement

Aynı toplumsal düzeyde kalmak koşuluyla bir benzer grup ya da durumdan diğerine, ileri – geri hareketi ifade eder. Şehir içinde işyeri ile ilişkisi nedeniyle bir semtten başka bir semte göç, bir yatay hareketliliktir. Köy ve kırsal kesimden sanayi bölgeleri ya da şehirlerin yeni oluşan yerleşim yerlerine doğru bir göç, hareketlilik vardır. Aynı düzeyde mesleklerden birinden diğerine geçiş de bir yatay hareketliliği ifade eder. Bir atölye, şefinin başka bir yerdeki atölyeye şef olarak gitmesi, ya da birinin, bakkallığı bırakıp manavlık yapmaya başlaması gibi.

DİKEY HAREKETLİLİK

Dikey hareketlilik, bir toplumsal sınıf ya da tabakadan bir başkasına geçişi ifade eder. Burada bireyin toplumsal statüsü değişmektedir. Örneğin, yoksul bir ailenin çocuğunun okuyup çok ünlü bir doktor olması ya da Almanya’dan yurda dönüş yapan bir işçinin makine üreten bir işyeri açması dikey hareketliliğe örnektir. Yukarı ve aşağı toplumsal sınıflar arası yer değiştirme şeklinde görülür. Hareketlilik kuşaklar arasında olabileceği gibi aynı kuşakta da oluşabilir. Hareketlilik kuşaklar arasında oluşuyorsa “kuşaklarara-sı hareketlilik” adını alır.

Bazı durumlarda grup hareketliliği görülür. Grup hareketliliği, genellikle baskı altında ttulmuş bireylerin ortaklaşa toplumsal statülerini artırmak için giriştikleri olaydır. Bireysel hareketliliğin söz konusu olmadığı yerde, grup hareketliliği vardır. Ücret ya da diğer toplumsal istekler için işçinin greve gitmesi gibi.

Toplumlarda yukarı doğru hareketlilik, aşağı doğru hareketlilikten daha fazla görülür. Aşağı hareketlilik bir yıkım ve gerileme ifade eder. Kişisel uyumsuzluk, iflas, önemli mevkii kaybı vb.

Yatay hareketlilik, kimi zaman dikey hareketliliğin başlangıcı da olabilir. Köyden kente göç eden birisinin zenginleşmesi ya da okuyarak yüksek bir mevkiye gel^ mesi gibi. Almanya’ya göç eden işçilerin çoğunda bu durum gözlenmektedir.

Dikey Hareketliliğin Etkenleri

a. Göç Politikası ve Uygulaması:

Yerleşik çalışanların yerine kırsal kesimden gelen göçmenler daha zor ve alt meslekleri üstlenirler. Böylece yerleşik nüfus daha üst bir statüye doğru yükselir.

b. Farklı Doğurganlık Oranları: Sanayileşmiş toplumların yukarı ve orta sınıflarında alt sınıflara oranla doğurganlık azdır. Dolayısıyla sürekli olarak bu kesimde boşluklar bulunur. Zamanla alt sınıftaki kişiler yukarı dodgru hareketlenirler.

c. Ayırım Gözetmenin Ortadan Kalkışı: insancıl düşüncelerin yaygınlık kazanmasıyla, toplumdaki ırksal ve etnik gruplar arasındaki ayırım azaldıkça dikey hareketlilik kendiliğinden oluşur.

Advertisement

d. Sanayileşme: Sanayileşme Endüstrileşme arttıkça yeni yeni kişilere iş olanakları doğmaktadır. Yeni boşlukların yukarı ve orta sınıflarca karşılanması güçleştikçe alt sınıflardan kişiler üst sınıflara yükselirler.

e. Fırsat Eşitliğinin Kabulü: Fırsat eşitliği uyulamalı ve hukuksal olarak gerçekleştikçe dikey hareketlilik kolaylaşır.

f. Mevkilerin statüsünde değişmeler: Mesleklerin statüsündeki değişmeler toplumsal hareketliliği etkiler, statüsü artan mesleğe diğer mesleklerden rağbet edilmesi, dikey hareketliliğe yol açar.

g. Miras Yoluyla Edinilen Toplumsal Mevkilerin Sayısındaki Değişmeler: Miras yoluyla el değiştiren küçük işletmelerin yerini, sahibi belli olmayan şirketleşmiş kuruluşların alması bazı mevkilerin ortadan kalkmasına neden olur.


Leave A Reply