Sosyolojide Metot ve Araştırma Teknikleri

0

Sosyolojide metot ve araştırma teknikleri ile ilgili olarak genel bilgiler. Tümdengelim, tümevarım gibi metot ve araştırma yöntemlerinin açıklaması ve özellikleri

sosyolojiSOSYOLOJİDE METOT

Advertisement

Metot, genel anlamda, “bir amaca erişmek için izlenen yol” demektir. Bilimsel anlamda ise, “belli bir sonuca erişmek için, bir plana göre izlenen yol” demektir.

Metot, doğanın değişen yapısı içinde, değişmeyen kanunlarını ve prensiplerini bulmamıza yarayan yoldur.

Sosyoloji, metot konusunda, doga bilimlerini örnek almış ve onlar gibi, olaylardan yola çıkmıştır. Ancak, sosyolojinin ilgilendiği olaylar, diğer bilimlere oranla çok faktörlüdür. Bu nedenle sosyoloji, metodunu, kendi özelliğine uygun olarak seçmiştir.

Metodolojinin genel ilkeleri bütün bilimlerde aynıdır. Her bilim metodolojisinde gözlem, deney, tümevarım, tümdengelim ve birleştirici metot yollarından geçmektedir. Yine de, her bilim, araştırma tekniklerini kullanırken kendi konularına uygun bir şekil seçer.
Metot; metodolojinin genel prensipleri ve araştırma teknikleri diye iki grupta incelenebilir:

Advertisement

Metodolojinin genel prensipleri şunlardır:

• Tümdengelim

• Tümevarım

• Birleştirici metot

Araştırma teknikleri de şu üç başlık altında toplanabilir:

Advertisement

• Anket ve mülâkat

• Monografik inceleme

• istatistiğin uygulanması

1. Tümdengelim:

Bir ya da birkaç öncülden, mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun ispatlanması amacıyla, genelden özele giden düşünme yoludur.

Advertisement

Tümdengelimde, bilgi üretilmesi yerine, bilinenlerin yeni durumlara uygulanması sözkonusudur. “‘Savaş,-‘ kıtlık, vb. bunalımlı dönemlerden geçen toplumlarda ahlak bunalımları, hırsızlık olayları daha fazla görülür.’ kuramından, A toplumunda savaş hali yaşandığına göre, burada hırsızlık ve ahlak bunalımı görülebilir.” sonucuna varılabilir.

2. Tümevarım

Tek tek olaylardan, genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yoludur. Toplumsal doğada gözlenen tek tek olayların ortak yanlan bir araya getirilerek, genel yargılara ulaşılmaya çalışılır. Tümevarım, evrendeki tüm varlıkları inceleyerek, bir sonuç çıkarmaya dayanıyorsa “tam tümevarım”; evrendeki varlıklardan bir bölümünü inceleyerek sonuç çıkarıyorsa “eksik tümevarım” diye adlandırılır. Sosyal bilimlerde, genellikle, eksik tümevarım yöntemi kullanılır.

E.Durkheim, intiharlar üzerinde yaptığı incelemede, “Bekarlarda evlilerden daha çok, çocuksuz evlilerde çocuklulardan daha çok intihara rastlanmaktadır.” sonucuna varırken yaptığı gözlem ve istatistiklerden yararlanmış ve genel fikirlere ulaşmıştır.

3. Birleştirici Yöntem

Advertisement

Toplumsal olaylar, tek tek olaylar olarak ortaya çıkmış olsalar bile, aralarında bir bağ vardır. Bu bağı bulup ortaya çıkaran yöntem, birleştirici yöntemdir. Birleştirici yöntem, toplumsal olaylar arasındaki neden – sonuç ilişkisine göre olayları sınıflandıran ve sistemleştiren yöntemdir. Örneğin, göç olgusu ve sonuçları araştırı-lıyorsa burada farklı durumlar arasındaki bağı belirleme ve olayları somutlaştırma birleştirici yöntemle yapılır.

Bilimsel Yöntemin Geçerlilik İlkeleri:

Bir bilimsel yöntemin geçerli olabilmesi için belli ilkelere uyması zorunludur. Bu ilkelerin başlıcaları şunlardır:

1. Nesnel (Objektif) Olma İlkesi: Bilimsel çalışmalarda “olan”ı, olduğu gibi gözlemlemek, hiçbir anını saklamadan ve değiştirmeden, olduğu gibi çözümlemektir. Toplumsal olayların gözlenmesinde, önyargılardan kaçınılır.

2. Somut gerçekten yola çıkma ilkesi: Her olay, kendi türünün başka olaylardan benzersiz olan yönleriyle birlikte ele alınmalıdır. Çünkü her toplumsal olay, ortaya çıktığı yerin ve zamanın özellikleri içinde biçimlenir.

Advertisement

3. Bilmediğini varsayma ilkesi: Bilimsel yöntemin gereği; bildiğini, bir fen için bilmiyor varsayıp, yeniden doğrulamasını yapmak gerekir.

4. Bütünleştirme ilkesi: Bu ilke; incelenen olayı hem tarihsel boyutta, yani zaman içinde geçirdiği değişimlerle tanımayı, hem de bulunduğumuz zamandaki yapının o olaya ne gibi yeni özellikler vermekte olduğunu bilmeyi gerektirir.

5. Kavramları Açık Tanımlara Kavuşturma İlkesi: Bir araştırmada, kullandığımız kavramları nasıl tanımladığımızı açıkça belirtmeliyiz. Aksi halde, söylediklerimizden farklı anlamlar çıkar.

ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ

Bir araştırmada olguları kurmak ya da yerleştirmek, onları çözümlemek ve varsayımları doğrulamak için yapılan işlemlere, araştırma teknikleri denir. Yöntemler, araştırma teknikleri vasıtasıyla uygulanır. Sosyolojik araştırmalarda anket ve görüşme, monografik inceleme, istatistik verilere dayanma gibi araştırma teknikleri kullanılır.

Advertisement

1. Anket ve Görüşme:

Anket, sosyal araştırmada bir soruşturma aracıdır. Belli bir konuda, çok sayıda kişinin ya da grubun görüşlerini almak üzere başvurulan bir yöntemdir. Birtakım bilgilerin alınmasına olanak veren sorular hazırlanır. Düzenlenen sorular, sözlü sorular olabileceği gibi yazılı cevap almayı gerektirecek sorular da olabilir. Sosyolojik araştırmalarda kullanılacak anketler, soru listeleri biçiminde düzenlenir. Soru – cevap biçiminde seçmeye uygun olabileceği gibi, açık uçlu (açıklama gerektiren) sorular şeklinde de olabilir.

2. Monografik İnceleme

Monografi, sınırları belirlenmiş dar bir konunun ‘derinlemesine incelenmesidir.

Genel olarak aileyi değil, fakat falanca aileyi gözlem ve inceleme konusu yapmaya monografik yöntem, özellikle aile monografisi denir. Bu yöntem, Le Pay tarafından geliştirilmiştir. Aile monografilerinin yanında, köylerde ya da başka sosyal birimlerde de monografik çalışmalar yapılabilir. Monografide örnek alanın iyi seçilmesi gerekmektedir. Tek tek monografiler ayrıntılı bilgi verir. Ancak bunlarla genellemelere gidilirken dikkatli olunmalıdır.

Advertisement

3. İstatistik Verilere Dayanma

İstatistik, sayılabilen ve ölçülebilen olayları belirlemektir.

Günümüzde bilgileri toplama, değerlendirme ve saklama ihtiyacına cevap veren istatistik, çok önem kazanmıştır.

Araştırma sonuçlarının sayısal olarak ifade edilmesi, çeşitli karşılaştırmalar yapılması ve elde edilen bilgilerin yorumlanması istatistikle sağlanabilir.

Araştırmalarda nicelik ilişkilerinin önem kazanması istatistikten yararlanma eğilimini ortaya çıkarmıştır.

Advertisement

Monografinin, olayların nitelik yönünü ortaya koymaya çalışmasına karşılık; istatistikle, toplumsal olayların nicelik yanı ortaya konulmaya çalışılır.
Birim olarak belirlenen aile, konut, okul, köy, vb. alanlarda araştırmanın amacına uygun anket sorularının hazırlanması ile işe başlanır. Toplanan bilgilerin dökümü yapılarak belli sayılara, oranlara varılır. Toplama türleri ile dağılım işe karışır. Varılan sonuçlar, tablolar, grafikler, şekiller halinde ortaya konulur. Belli konular arasında çeşitli ilişkiler, korelasyonlar kurularak sebep – sonuç bağı izlenir.

İstatistik incelemelerin bir yolu da tahmindir. Bir toplumun mevcut durumu gözlenir ve elde edilen verilere göre, ileriye dönük olarak toplum gereksinmeleri hesap-
lanır. Örneğin, Ankara’nın nüfusu üç milyon, yıllık nüfus artışı yüzde 2 ise göç ve katılmalar olmadığı takdirde yirmi yıl sonra nüfus ne kadar olur? Yirmi yıl sonra ne kadar okul, su, konut gereksinmesi olacaktır. Bu gibi sorulara yanıt bulabilmek için sosyal plancılar, bu tekniği sıkça kullanmaktadırlar.

Sosyal araştırmalarda “regrasyon” tahmin ve “korelasyon” hesapları ile sosyal olaylar arasındaki ilişkiler, istatistik yönden kontrol edilir ve bu olayların özellikleri gözlenir.


Leave A Reply