Su Aygırı (Hipopotam) Nasıl Bir Hayvandır? Özellikleri, Davranışları Hakkında Bilgi

0

Su Aygırları (hipopotamlar) nasıl hayvanlardır? Su aygırı özellikleri, yaşam şekilleri, ne yerler, nasıl ürerler hakkında bilgi.

su aygırı

Kaynak: pixabay.com

Su Aygırı (Hipopotam) Hakkında Bilgi

Su aygırı, (Lat. Hippopotamus amphibius). Çiftparmaklılar takımının, Hipopotamgiller familyasından bir hayvandır. 4 alt türü ile Sahra’nın güneyinde ve tüm Afrika’da göl ve ırmaklarda yaşar. Uzunlukları 4-5 m, kuyruk 50 cm, omuz yüksekliği 1.5 m, ağırlıkları 2.000-2.500 kg’dır. Filden sonra dört parmaklı hayvanlar içinde en büyüğüdür. Ağır gövdeli iri başlıdır.

Advertisement

Ağız bölümünde dokunma fırçaları, gelişmiş çenelerinde silindirik büyük dişleri vardır. Çok değerli olan bu dişler nedeniyle çok avlanması neslinin tükenme tehlikesini doğurmuştur. Tüysüz çıplak derisi alt türlerine göre pembe kirli kırmızı, kahverengimsi, sarımsı, gri mavi ya da koyu gri renkler taşır. İyi yüzmesine ve 4-5 dakika dalabilmesine karşın sığ suları ve yumuşak kıyılan sever. Su bitkileriyle beslenen bir otoburdur. Yavruları tehlikede olmadığı sürece saldırgan değildir. Çok dayanıklı olduğundan derisinden yerliler kalkan yapımında yararlanır. Eti yenir.

Kaynak 2

Afrika’da akarsu yakınlarında yaşayan, 4 metre uzunlukta, iri, ağır gövdeli bir hayvandır. Çift parmaklı memelilerdendir. Daha çok Senegal’le Yukarı Mısır’dan Natal’a kadar olan bölgede bulunur. Derisi çıplak, kafatası gövdesine göre çok ufaktır. Çeneleri çok gelişmiştir, uçları sivri, uzun, kuvvetli dişleri vardır. Hemen daima su içinde gezer, kıyıdaki, su içindeki otları yiyerek beslenir. Genel olarak, insanlara saldırmazsa da, kendini tehlikede hissedince, önüne ne çıkarsa devirir, yerle bir eder.

Su aygırları küçük sürüler halinde yaşarlar, geceleri göllerin, ırmakların ortasındaki adacıklarda geçirirler. Eskiden beri avlandıklarından sayıları gittikçe azalmaktadır. Dişleri fildişinden daha değerli tutulur. Eskiden su aygırı dişlerinden takma diş yapılırdı.

su aygırı

Kaynak : pixabay.com

Su aygırının eti yenirse de serttir, ağır bir kokusu vardır. Eski Mısırlılarda sadece soylular ve din adamları su aygırı yakalayıp yiyebilirdi. Derisi çok kalın, serttir. Afrika yerlileri su aygırı derisinden kalkan yaparlar. Bunların kimisine kurşun bile işlemez.

Advertisement

Su aygırıgiller,  (Lat. Hippopotamidae)

Omurgalı hayvanlardan Memeliler sınıfının, Çiftparmaklılar takımının, Gevişgetirmeyenler alt takımından bir familyadır. Omurgalıların en büyük hayvanlarındandırlar. Geviş getirmezler. Köpek dişleri uzamıştır. 4 ayak parmakları vardır. Baş, boyun ve beden yağ tabakaları ile kaplıdır, bütündür. Kuyruk çok küçüktür. Yüzerler, dalarlar ve besinlerini su bitkilerinden karşılayabildikleri sürece karaya çok seyrek çıkarlar.

İki küçük kulağı birbirinden uzakta duran gözleri ve yukarı kalkık burun delikleri vardır. Bulunduğu bölgeye sulara, kıyılara ve geceleri otladığı ormana ya da bozkıra kendi pislik kokusunu salar. İki erkek aygır karşılaşınca önce dışkılarını salarlar ve sonra ağır yaralanmalarla sona eren (özellikle çiftleşme zamanı) kavgalar başlar. Dişi çiftleşmek isteğinde kuyruğu ile suyu karıştırır. Bir aile yaşamı yoktur. Dişiler yavruları ile en çok 50 başlık sürüler oluşturur. Çiftleşme, doğum ve yavrunun emzirilmesi suda yapılır. Gebelik süresi 8 aydır. Yeni doğan yavru yaklaşık 30 kg’dır. Köpek dişi fildişi gibi kullanılır.


Yorum yapılmamış

Leave A Reply