Surat İle İlgili Deyimler ve Anlamları

0
Advertisement

İçinde surat kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Surat hakkında deyimler ve anlamları.

kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak: “Babam biraz surat astı ama anam katıldı gülmekten.” -F. R. Atay.
birine karşı küskün durmak, asık yüzlü olmak: “Şimdi ters yüzü eve dönsek çocuklar ağlar, bayan surat eder.” -R. N. Güntekin.
utanmaz duruma gelmek: “İkimizde de birbirimize bakacak surat kalmamıştı.” -M. Ş. Esendal.
1) asık suratlı, kimseye gülmeyen, suskun duran; 2) utanmaz, sıkılmaz: “Onda surat mahkeme duvarı, tükürsem yağmur yağıyor sanacak.” -R. N. Güntekin.
öfkeli, kızgın ve somurtkan.
çok asık suratlı kimseler için kullanılan bir söz.
öfkelenmek, kızmak ve somurtmak: “Hemen suratları bir karış asılır, ona bir sövüp saymadıkları kalır.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
bir kimseye karşı davranışı değişmek, daha sert bir durum almak.
utanması, sıkılması kalmamış” anlamında kullanılan bir söz.
öfkeli, kızgın olduğu anlaşılmak.
tokat atmak.
öfke veya küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak.
yüzüne zarar verecek biçimde dövmek.
yüzüne memnun olmadığını belirten bir anlam vermek: “İşte ilmin, âlimin kıymeti bilinmeye başladı diye suratımı ekşittim.” -Ö. Seyfettin. “Ben suratımı buruşturdukça, bir yaz öğlesinde yarı açık kalmış bir musluktan akarak ak mermer bir yalakta şarkı söyleyen serin bir su gibi gülsün o!” -N. Hikmet.
utanması olmayanlar için söylenen bir söz.

Leave A Reply