Tahrim Suresi Hakkında Bilgi

0

Tahrim Suresi nedir? Tahrim Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir, kaç ayetten oluşur? Tahrim suresinin konusu ve anlamı hakkında bilgi

Tahrim Suresi

Tahrim Suresi Hakkında Bilgi

Tahrim Suresi; Kuran-ı Kerim’in 66. sûresidir. 12 ayetten oluşur. Mekke’de inmiştir. Arapça tahrim sözcüğü “haram kılma” anlamını taşır. Birinci ayet: “Ey Peygamber, Allah’ın sana helal ettiği şeyleri neden kendine haram ediyorsun?” biçimindedir. Bu nedenle sûre bu adla bilinir. Sûrenin iniş nedeni, Hz. Muhammed’in eşleri arasındaki bir kıskançlık olayına dayanır. Bu kıskançlık olayının hangi eşler arasında geçtiğine ilişkin çeşitli anlatılar vardır. Hz. Muhammed, bu kıskançlık olayı ortaya çıkınca bir ay süreyle eşlerinden uzak kalınca, sûre inmiş ve kıskançlık olayı tatlıya bağlanmıştır.

Tahrim Suresi’nde peygamberin hayatından, insanların kendilerini ve ailelerini kötülüklerden korumasının gereğinden, Allah’ın insanlara kafirlere ve peygamberlere hitabından ve bu hitap edilenlere verilen örneklerden bahsedilir.

Tahrim Suresi Anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah’ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Allah, yeminlerinizin çözülmesini size farz kıldı. Allah, sizin mevlanızdır. O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o, bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, O da bir kısmını açıklamış bir kısmını vazgeçmişti. Sonunda haberi verince demişti ki: “Bunu sana kim haber verdi?” O da: “Bana bilen, haberdar olan haber verdi” demişti.

Eğer sizler Allah’a tevbe ederseniz; çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun mevlasıdır; Cibril ve mü’minlerin salih olanı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler.

Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı Müslüman, mü’min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler’ verir.

Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.

Ey inkar edenler, bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz.

Ey iman edenler, Allah’a kesin bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar-parıldar. Derler ki: “Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin.”

Ey Peygamber, kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı ‘sert ve caydırıcı’ davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir o.

Allah, inkar edenlere, Nuh’un eşini ve Lut’un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, kendilerine Allah’tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: “Ateşe diğer girenlerle birlikte girin” denildi.

Allah, iman edenlere de Firavun’un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: “Rabbim bana Kendi Katında, cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.”

İmran’ın kızı Meryem’i de. Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden bağlı olanlardandı.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?