Tansiyon Nedir? Tansiyon Hakkında Bilgiler

0

Tansiyon nedir? Tansiyon ne anlama gelir? tansiyon nasıl ölçülür ve yüksek – alçak tansiyon ile ilgili genel bilgilerin yer aldığı sayfamız.

Tansiyon AletiKalbin kanı atış kuvvetiyle, kanın damarlara sürtünmesinden doğan direnç gibi karşılıklı iki kuvvetten bir basınç meydana gelir. Tansiyon (kan basıncı) denilen bu kuvvet kanın kalpden çıkarak bütün vücudu dolaşmasını, kulakçığa dönüşünü sağlar. Ana atardamarda 15-20 santim civa basıncı olan bu basınç çevreye yayıldıkça düşer, kılcal damarlarda 1-1,5 santim civa basıncına kadar iner.

Tansiyon Nasıl Ölçülür

Kol atardamarı dıştan verilen bir basınçla nabız kayboluncaya kadar sıkıştırılır. Dıştaki basınç düşürülmeye başlanınca nabız vuruşunun duyulduğu anda tansiyon aletinin gösterdiği sayı damar içindeki kanın çevreye yaptığı kan basıncını bildirir. Bu sayı «maksima» (en çok) kan basıncıdır. Nabız sesinin tamamen kaybolduğu anda alette okunan sayı ise «minima» (en az) basınçtır. Minima basınç kalbin sıkışması ile değil, damarların esnekliği ile ilgilidir.

Gençlerde maksima en çok 12-13, en az 8-9 santim civa basıncı normal tansiyon kabul edilir. Yaşlandıkça maksima 2-3, minima 1-2 kadar artar. 40 yaşından aşağı olanlarda 14’ü, 40’tan yukarı yaşlarda 16’yı geçen bir tansiyon «yüksek tansiyon» (hipertansiyon) sayılır.

Normal tansiyon yaşın önüne 1 koymakla bulunabliir. Mesela, 35 yaşında olan bir kimsenin yaş sayısı önüne 1 konursa 135 olur. Bu sayı 135 mm., ya da 13,5 santim civa basıncı demektir; yani o kimsenin tansiyonu 13,5 olmalıdır.

Tansiyon ölçülürken bazı şeylere dikkat etmek gerekir. Tansiyonu ölçülen kimse en az 10 dakikadan beri yatmış, sakin durumda olmalıdır, Tansiyonu mümkünse sabahleyin aç karnına, pek sıcak, ya da soğuk olmayan bir odada ölçmelidir. Bazı kolay heyecanlanan kimselerde ilk muayenenin verdiği heyecanla tansiyon yüksek bulunabilir. Bu durumda üst üste birkaç defa bakılırsa tansiyonun normale düştüğü görülür. Beden faaliyetleri, çok yemek, soğuk, geçici olarak tansiyonu yükseltebilir.

Yüksek ve Alçak Tansiyon

Tansiyonun normalin üstüne çıkmasına «hipertansiyon», düşmesine de «hipotansiyon» denir.

Hipertansiyon. — Özellikle sabahları gelen, en çok ensede yerleşen baş ağrıları, baş dönmesi, göz kararması, kulak uğultusu, uykusuzluk, sinirlilik, halsizlik, soluk almada güçlük, görme bozuklukları, bacak ağrıları başlıca belirtileridir. Tansiyon yüksek çıkınca, önce, tansiyonu yükselten bir hastalık olup olmadığı araştırılır. Böyle bir sebep yoksa hastalığa «esasında hipertansiyon» denir.

Tansiyonu yükselten hastalıklar şunlardır: Kalb anjini, gebelik zehirlenmesi, kafa yaralanmaları, kafa urları, kurşun zehirlenmesi, böbrek hastalıkları, prostat büyümesi, dolaşım bozuklukları, kalb ve damar hastalıkları, iç salgı bezleri (hormon) hastalıkları.

Hipotansiyon. — Maksima tansiyonun 10′ un altına düşmesine «hipotansiyon» denir. Buna hipertansiyondan daha az raslanır. Belirtileri, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, bayılmalar, göz kararması, uykuya eğilim gibi hallerdir. Bunun da hiçbir hastalığa bağlı olmıyan «esasında hipotansiyon» şekli vardır.

Tansiyon düşmesine yol açan çeşitli hastalıkların başlıcaları şunlardır: Akciğer veremi, zafiyet yapan daha başka hastalıklar, sarılık, siroz, şok, enfarktüs, endokardit, mı-yokardit, zatürree, tifo gibi bazı ateşli hastalıkların nekaheti, tiroid hormonu bozuklukları, beriberi.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?