Tanzimat Devri Türk Edebiyatı Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Tanzimat dönemi ya da Tanzimat devri Türk edebiyatı genel özellikleri ve bu dönemdeki aşamalar, şair ve yazarlar hakkında bilgiler.

1. HAZIRLIK DÖNEMİ

Çağdaşlaşma hareketleri, Osmanlı aydınına Batı kültürünü tanıma ve tanıtma olanağı sağladığı için bu dönemde Türk edebiyatını ilgilendiren şu olaylar görülür:

a) Yurt dışına gönderilen kimi aydınlar Batı .edebiyatını ve siyasi alanlardaki geİişmeleri tanıma imkanı elde ederler.

b) Özellikle Fransız edebiyatının etkisi ile Fransızca , Türkçenin yanında önemli bir dil konumuna girer. Böylece bu aydınlar Fransızca yazılmış eseleri de okumaya başlarlar.

Advertisement

c) Fransızcayı öğrenen bazı Osmanlı aydınları, Fransızca roman ve şiirleri dilimize çevirir, ya da adapte ederler.

d) Önemli elçiliklerde bulunan devlet adamları “Sefaretname” adı altında günlükler tutarak, Batı edebiyatı ve kültürünün tanınmasında çalışmalar yaparlar.

e) Batı’daki bütün gelişmelerin ülkemizde de gerçekleşmesi için yeni okullar açılır. 1834’te Mekteb-i Tıbbiye gibi okullar açılır.

f) Takvim-ı Vakayi (1831) ve Ceride-i Havadis (1840) adı altında gazeteler çıkarıldı.

Advertisement

g) Toplum hayatındaki değişiklikler kısa zamanda edebiyat üzerinde de etkisini gösterir. Batı kültürü ile yetişen yeni kuşaklar eski edebiyatın yeni hayatı dile getirmekte yetersiz olduğunu görürler.

h) Bazı edebiyat türlerinin ilk örnekleri verilir. Şinasi ile Ethem Pertev Paşa v.b. Rousseau, Victor Hugo, Lamartine gibi Fransız şairlerinden çevriler yapar. İlk çeviri roman ise, Yusuf Kamil Paşa’nın 1859’da Fenelon’dan çevirdiği “Telemak” adlı eseridir.

2. BİRİNCİ DÖNEM (İlk Kuşak -1860-1876)

1860 yılında Şinasi ile Agâh Efendi‘nin çıkardığı ilk özel Türk gazetesi olan “Tercüman-ı Ahval“ın yayımlanması ile başlayan, Birinci Dönem, “Sosyal ve politik düşünceler dönemi” demek daha doğru olur.

Advertisement

1860’tan sonra çağdaşlaşma etkinlikleri başlıca üç alanda gelişir: Siyasi gelişmeler, sosyal etkinlikler, edebiyat alanındaki çalışmalar.

Siyasi çalışmalar, imparatorlukta ilk özel gazeteciliğin kurulmasıyla hız kazanır. Gazeteler, romanlar ve tiyatro eserleri, hem yeni düşünceleri yayma ve kamuoyu yaratma hem de çağdaş yaşayışı tanıtma ve uygar görüş tarzını geliştirme bakımından önemli roller oynadı. Böylece yeni aydın kuşaklar yetişti.

“Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal Okulu” da denilen bu dönemde, sanatçıların bütün çabalarında ve eserlerinde “Sanat halk içindir.” görüşünü benimsemişlerdir.

Tanzimat hareketi bir anlamda halka yöneliş hareketi olduğu için ebediyatta “Halkın anlayabileceği bir dil” konusunda birleşmişlerdir.

Advertisement

Siyasî ve tarihî olaylarla bağlantılı olarak gelişen edebiyat konuları artık vatan, millet, hürriyet, adalet, kanun, hak, meşrutiyet gibi o zamana kadar fazla tanınmayan kavramlar “İlk kuşak” sanatçılarının çokça işlediği konulardır.

Fransız edebiyatını örnek alan birinci dönem sanatçılarının kimileri Klasisizm (Şinasi, A. Vefik Paşa) kimileri de Romantizm etkisi altında kalmışlardır. (Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi) gibi.

Tanzimat Devri Türk Edebiyatı’nın kurucusu sayılan Şinasi, edebiyatımızdaki yerini, Fransa’da okumak için gösterdiği hevese ve bu memlekette yaptığı öğrenime borçludur. İmparatorluğun Fransa’ya gönderdiği ilk öğrenciler arasında bulunan şair, Batı edebiyatını ülkemizde de tanıtarak dönemin diğer aydınlarına öncülük etmiştir.

Birinci dönem sanatçıları, dilde sadeleşmeden yanadır. Dilimizdeki yabancı sözcükleri, Arapça ve Frasçaya özgü kuralları atmak isterler; ancak Divan edebiyatının köklü alışkanlıkları nedeniyle pek başarılı olamazlar.

Advertisement

Roman, tiyatro, tarih, anı, mektup, eleştiri, şiir, makale konularında arı bir dil kullanmaya özen göstermişlerdir.

Artık bu dönemde edebiyat toplum hizmetine girer. Çevresindeki her konuyla doğrudan doğruya ilgilenirler ve “toplumsal fayda” ilkesi ön planda tutulur. Böylece Türk edebiyatı asırlardır ilk kez gerçek hayatla yüz yüze gelmiş, olayları ve insanları oldukları gibi görüp ve göstermeye başlamıştı.

Batı uygarlığının temeli demokrasi olduğuna göre, birinci dönem sanatçıları, özgürlük, demokrasi, hak, adalet, kanun, medeniyet gibi konular üzerinde ısrarla durarak, demokratik yönetim özleminin ülkemizde temellerini atmışlardır.

Yıllar sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti de onların ruhlarının akisleridir.

Advertisement

TANZİMAT DEVRİ YAZAR VE ŞAİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ

1. Tanzimatçılar Fransız kültürü ile yetişmişlerdir. Onlar için Avrupa Fransa demektir.

2. Belirli bir eğitim görmemişler, özel hocalarla yetişmiş ya da kendi kendilerini yetiştirmiş “otodidaktik” sanatçılardır.

3. Tanzimat şair ve yazarlarının hepsi batı yanlısı, yenilikçi, ilim ve fen taraftarı aydınlardır. Hemen hemen hepsi vatan hayranıdırlar. Yurdu geri kalmaktan kurtarmakla beraber, Türk halkının manevi değerlerine saygılıdırlar.

Advertisement

4. Sanattan çok fikir ve ülkü peşindedirler. Bu yüzden 18. yüzyıl Fransız toplumuna yön veren Montesquieu, Voltaire, J. J. Rousseau’nun etkisi altında kalmışlardır.

5. Sanat toplum içindir görüşünü savundukları için Divan şiirinin aksine halka seslenmeye çalışmışlar, edebiyat yoluyla sorunlara çözüm bulmaya yönelmişlerdir.

6. Divan şiirini çok iyi bilir sever fakat gene de onu yıkmaya çalışırlar. Çünkü onunla halka gidilmez, topluma faydalı olunmaz düşüncesine sahiptiler.

7. Tanzimat şiiri bir ideoloji şiiri olduğundan, Divan şiirinde görülen “parça güzelliği” anlayışı, yerini “konu birliği” ve “bütün güzelliği” anlayışına bırakmıştır. Sanatlı anlatımdan az da olsa uzaklaşmışlardır.

Advertisement

8. Şiire yeni kavramlar bu dönemde girmişti. “Reis-i Cumhur, medeniyet resulü, milleti hakime”…

9. Tanzimatçılar, çok yönlü ediplerdir. Şair, romancı, tiyatro yazarı, tarihçi, gazeteci olmaya çalışmışlar. Amaçlarını gerçekleştirmek için her edebi türde eserler vermeye çalışmışlardır.

10. Tanzimatçıların hepsi politikaya yatkın, mücadeleci tiplerdir. Çoğu gizli ihtilal komitelerine katılmış, sürgüne gönderilmiş ve hapis yatmış kişilerdir.

11. Hece ölçüsünü savunmalarına karşılık şiirlerini aruz ölçüsünde yazmışlardır.

Advertisement

12. Başlangıçta klasisizm’in, sonraları romantizmin etkisi altında kalmışlardır.


Leave A Reply