Tarih Boyunca Türk Toplumunda Kadının Yeri (Cumhuriyetten Önce ve Sonra)

0
Advertisement

Tarih boyunca Türk toplumunda kadın hakları, kadın erkek eşitliği, Kurtuluş mücadelesinde Türk kadını ve kadının yeri hakkında bilgi.

Türk kadını

Tarih Boyunca Türk Toplumunda Kadının Yeri

Günümüz Türk kadınlarının sahip olduğu haklar derin bir geçmişe sahiptir. Zaman içerisinde hakların niteliği artmış ve yasalarla korunmuştur.

♦ Türklerin ilk anayurdu olan Orta Asya yüksek platolardan oluşmuş ve bölgede karasal iklim hüküm sürmüştür. Bölge halkı bu iklimsel yapı nedeniyle göçebe yaşam sürmüş ve hayvancılıkla uğraşmıştır. Bu coğrafi yapı ve yaşam tarzı; mücadeleyi, sürekli ayakta kalmayı ve dayanışmayı zorunlu kılmıştır. Bu ortam içerisinde kadın ve erkek eşit bir şekilde yaşamıştır.

♦ Orta Asya’da toplumsal yapının temelini aile oluşturmuştur. Aile yapısına büyük önem vermişlerdir. Bu durum Türklerin dört bir yana dağılmalarına rağmen varlıklarını koruyabilmelerini sağlamıştır. Aile yapısı ataerkil bir yapıya ve tek eşliliğe dayanmıştır.

Advertisement

♦ Orta Asya’da kadında erkek gibi, sosyal hayatın içinde yer almıştır. Bu durum sadece ev hayatı ile sınırlı kalmamış hükümdarın eşleri olan Hatunlar yönetimde söz sahibi olmuşlardır.

♦ Aralarında devlet siyasetine yön verenler, devlet reisliği yapanlar da vardı. 585 ve 726 yıllarından Çin elçilerinin kabulünde Kök Türk hatunları hazır bulunmuşlardır.

♦ Ayrı sarayları ve hizmetlileri bulunan hatunlar genellikle Kurultay’a katılmış, bazen de elçi kabulünde bulunmuşlardır.

♦ Orta Asya’da eşit haklara sahip olan kadınlar, İslamiyetin kabulünden sonra, aile yapısında İran ve Arap kültürünün etkisiyle değişimler yaşamış, sosyal hayat ile siyasi yapıda geri plana itilmiştir.

Advertisement

♦ Osmanlı Devleti’nde padişahların tahta çıkışları incelendiğinde ölen padişahın yerine oğlunun, erkek kardeşinin veya aynı aileden amcasının geçtiği görülmüştür. Yönetme yetkisi Osman Bey’in erkek nesline dayandırılmıştır. Bu durum hanedanın kız çocuklarına yönetime katılma hakkı verilmediğinin göstergesi sayılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde kadınların toplumsal hayattaki rolü artmaya başlamıştır. 1869’da Osmanlı Devleti’nde “Kadınların Yükselişi” adı ile ilk kez bir kadın dergisi yayın hayatına katılmıştır. Bu dergiyi “Kadınlar Dünyası”, “Hanımlar Alemi” gibi yayımlar izlemiştir. Bu tür yayınların artması eğitimdeki anlayışı da değiştirmiştir. Şöyle ki yine 1869’da Kız Sanayi Mektebi ve ilk kız öğretmen okulu olan Darülmuallimat açılmıştır.

Milli Dayanışma

KURTULUŞ MÜCADELESİ ve KADINLAR

Anadolu’nun işgale uğradığı halkın bu işgallere karşı birleştiği noktalarda yine “Türk” kadını üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiştir. Milli Mücadele başlarında Sivas’ta Anadolu Kadınlar Müdafaai Hukuk Cemiyeti’ni kurarak, bu mücadelede yer almak için faaliyet göstermişlerdir. Türk kadını yeri geldiğinde cepheye mermi taşımış, gerektiğinde Afyon’da işgallere karşı Kara Fatma’nın yaptığı gibi savaşarak üsteğmenliğe kadar yükselmiştir.

Advertisement

DEĞİŞİM BAŞLIYOR

♦ Cumhuriyet döneminin en önemli değişimlerinden biri de eğitim alanında gerçekleşmiş, 1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim – Öğretim Birliği Konumu) ile eğitimde ve müfredatta birlik sağlanmıştır.

♦ Bu değişimle eğitimde dinsel anlayışın etkileri kırılmış, kız ve erkek öğrenciler aynı sınıflarda eğitim görmeye başlamış, bu ise Türk kadınlarına yeni ufuklar açmıştır.

♦ Bu ufkun genişlemesinde 17 Şubat 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’un etkisi büyük olmuştur.

Medeni Kanun’da

• Tek eşle evlilik ve resmi nikah zorunluluğu,

Advertisement

• Kadına da boşanma hakkı,

• Kadınlara mirasta ve mahkemede şahitlikte eşitlik,

• İstediği mesleği seçme ve çalışma hakları verilmiştir.

♦ Medeni Kanun kadınlara getirdiği eşitlik anlayışı doğrultusunda siyasi hakların da önünü açmış kadınlar 1930′ da belediye seçimlerine katılma, 1934’de ise seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. Bunun sonucu olarak 1935 yılında yapılan ilk seçimlerde 17 kadın milletvekili meclise girmiştir.

Advertisement

♦ Medeni Kanun’da 2002 yılında yeni düzenlemeler ve değişiklikler yapılmış; evlendiğinde kendi soyadını kullanabilme, bir işte çalışabilmesi için eşinin onayını almasına gerek kalmaması, boşanma durumunda ise evli iken edinilmiş malların eşit paylaşımı esasları kabul edilmiştir.


Leave A Reply