Tarih Nedir? Tarih Bilimi Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Tarih nedir? Tarih ile ilgili bilgilerin yer aldığı tarih bilimi ile ilgili bilgilerin yer aldığı sayfamız. Tarih hangi konuları ele alır?

TARİH, geçmişteki insan topluluklarının gerek kendi aralarında, gerekse komşuları ile olan siyasal, toplumsal münasebetlerini, yerini, zamanını göstererek anlatan bilimdir. Geçmiş hakkında anlatılanlar yer, zaman belirtilmedikçe ya «destan», ya da «masal» olmaktan ileri geçmez.

İnsanlar kendilerini bildiklerinden beri geçmiş olaylarla ilgilenmişlerdir. Gerek olup bitenleri kendinden sonra gelenlere anlatmak, gerekse geçmişteki olaylara bakarak bunlardan ders alma ihtiyacı, insanların ilgisini tarih üzerine çekmiştir.

Tarih için yer, zaman belirtmek şart olduğu için, bu bilim kolu da ancak yazının icadına kadar gerileyebilir. Yazının günümüzden 6000 yıl kadar önce icat edildiği sanılıyor. Bundan önce de insanlar vardı, toplu bir halde yaşıyorlar, aralarında savaşlar yapıyor, bir yerden başka bir yere göç ediyordu. Yalnız, bütün bu yapılanlar hakkında elimizde yazılı belgeler olmadığı için yazının icadından önceki tarih zamanlarına, «Tarih Öncesi Çağlar» denir. «Tarih Çağları» ise yazının icadından sonra günümüze kadar olan devirlerdir.

Her bilim kolu gibi tarih de, yakından, ya da uzaktan, bazı bilim kollariyle ilgilidir. Arkeoloji, antropoloji, coğrafya gibi bilim kolları bunların başlıcalarıclır. Coğrafya sayesinde insanların yaşadıkları yerleri, iklim şartlarını öğreniriz. İnsan toplulukları arasında kıyılarda yaşıyanlarla dağlarda yaşıyanlar arasında önemli karakter değişiklikleri bulunur, bu farklar da tarih olaylarını etkiler. Arkeoloji sayesinde eski insanların uygarlıkları hakkında fikir ediniriz. Yapılan kazılar çok eski çağlarda yaşamış insanların hayatları hakkında bilgi verir. Antropoloji yardımiyle de insan ırklarından hangilerinin birbirleriyle akraba olduklarını, göçlerin nasıl, nerelerden yapıldığını öğreniriz. Bütün bunlardan başka, tarih her şeyden önce yazılı kaynaklara dayanan bir bilim koludur.

Advertisement

Tarihin Çağlara Bölünüşü

Yapılan kazılarda elde edilen kalıntılardan, yazının icadından yüz binlerce yıl öncesine kadar insanların yeryüzünde önemli bir rol oynadığı anlaşılmaktadır. Yalnız, elde bu konuda yazılı bir kaynak olmadığı için yüz binlerce yıl süren bu devre Tarih Öncesi Çağlar’dır. İnsan, başlangıçta yabani bir hayvan gibi yaşarken, binlerce yıl sonra yavaş yavaş zekasını kullanarak hayvanlardan farklı işler başarmaya başladı. Yerden taş alıp silah gibi kullanabiliyor, ağaç dalları ile savunabiliyor, çukur kazıp hayvanlara tuzak kurabiliyordu.

Başlangıçta taşları olduğu gibi kullanan insan, zamanla yontarak taşa bir biçim vermesini öğrenmişti. Ya üzerini cilalamak için iki taşı birbirine sürttüğü sırada çıkan bir kıvılcım, ya da fırtınalı bir havada düşen bir yıldırım sonucunda insanlar ateşi öğrendiler. Ateş insanı hem ısıtıyor, hem yemeklerin pişirilmesine yarıyor, hem de düşmanların yaklaşmasına engel oluyordu. Bu önemli keşiften sonra insan daha pek çok önemli buluşlar yaptı.

Tekerleğin icadı, sabanla toprağın sürülmesi, hayvanların evcilleştirilmesi, kaldıraçla ağır eşyaların daha kolay kaldırılması bu buluşların en önemlileridir. Böylece insanoğlu zamanla medeniyet alanında ilerlemeye başladı.

Advertisement

Bu konuda yapılan en önemli buluş topraktan maden çıkararak işlemek oldu. Önce bakır bulundu, ateşte eritilip birtakım eşyalar yapıldı.

Sonra «tunç» denen alaşım, ortaya çıkarıldı, daha sonra demir bulundu. Bu sıralarda yazının icadı, Tarih Öncesi denilen karanlık devirlerin sona erdiği kabul edilen olay oldu.

Şimdi ortaya yeni bir zorluk çıkmıştı. Bu da, olaylardan hangisinin daha önce, hangisinin daha sonra olduğu meselesiydi. İnsanlar takvimi icat ederek buna da çare buldular. Başlangıç olarak kabul ettikleri önemli bir olaydan öncesini, sonrasını yıl sayısiyle değerlendirerek olayların öncelik, sonralık sırasını kaydettiler.

Önceleri, değişik tarih başlangıçları kullanılıyordu. Sonradan, İsa’nın doğumu Miladi takvimin tarih başlangıcı kabul edildi. Bugün tarihler M. Ö. (Milât’tan Önce), M. S. (Milât’tan Sonra) olmak üzere belirtilir. M. O. yılların sayısı azaldıkça olayın bize daha yakın bir zamanda olduğunu gösterir.

Advertisement

Tarih devirleri yazının icadından başlar, günümüze kadar gelir. 6000 yıla yakın bu zamanı da parçalamayı düşünen bilim adamları tarih devirlerini «İlkçağ», «Ortaçağ», «Yeniçağ» diye üç bölüme ayırdılar. Son yılların daha iyi incelenebilmesi için bazı tarihçiler bir de «Yakınçağ» adlı dördüncü bir bölüm kabul ettiler.

İlkçağ. — Yazının icadı ile başlar, M.S. 476’da Batı Roma İmparatorluğumun yıkılması ile son bulur. İlkçağ, medeniyetlerin ku rulduğu, gerek sanat, gerekse bilim kolların da ölümsüz eserlerin yaratıldığı bir çağdır. Bu çağda yetişen bilginler, sanatçılar, filozoflar insanlığı yüzyıllar boyunca etkileri altında bıraktılar.

Ortaçağ. — M.S. 476’da başlar, Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı ile, yani İstanbul’un 1453’te Türkler tarafından zaptedilmesiyle son bulur. Bazıları Ortaçağın sonu olarak, 1492’de Amerika’nın keşfini kabul ederler.

Yeniçağ. — İstanbul’un 1453’te Türkler tarafından ele geçirilmesiyle başlar, günümüze kadar sürer. «Yakınçağ» diye dördüncü bir çağ bölümü kabul edenler, Yeniçağ’ı 1789’da ki Fransız İhtilâli’yle sona ermiş sayarlar.

Advertisement

Önümüzdeki yüzyıllarda tarihçilerin Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcını (1914) yeni bir çağ başı olarak kabul etmeleri beklenebilir. Ondan sonra da belki Atom Çağı, Uzay Çağı ya da Teknoloji Çağı diye yeni çağlar açılacaktır.

Tarihin çeşitli kolları vardır. «Siyasi Tarih», devletler arasındaki münasebetleri, «Medeniyet Tarihi» ise insan topluluklarının medeniyet alanında kaydettiği ilerlemeleri inceler. Ayrıca «Sanat Tarihi», «Edebiyat Tarihi» gibi, sanat kollarıyla ilgili tarih dalları vardır.


Leave A Reply