Toplumsal Kurum Olarak Devlet

0

Sosyolojide toplumsal kurum olarak devlet nedir? Devletin özellikleri ve toplumsal kurumlar içindeki yeri, önemi hakkında bilgi.

Toplumsal Kurum Olarak Devlet

Advertisement

Çeşitli devlet tanımları yapılmışsa da, genelde devlet, toplumun siyasal örgütlenişini ya da toplumdaki siyasal örgütlerin tümünü ifade eder. Devlet bir hukuk kurumu olarak, soyut sayılabilecek bir kavramdır, devlet adına siyasal iktidarı, denetimi, otoriteyi kullanan “hükümet” aracılığıyla somut bir toplumsal varlık haline gelir. Böylece, devlet şekli, devletin sahip bulunduğu iktidarın yapısına bağlı olduğu halde, hükümet biçimi bu iktidarın kullanılış özelliğine göre ortaya çıkar.

Devlet de diğer toplumsal kurumlar gibi tarihsel süreç içinde değişme ve gelişme göstermiştir. Tarihsel olarak teokratik (dine dayalı) devletten laik devlete, monarşi (tek kişinin mutlak iktidarı) ‘den demokrasiye doğru bir değişme görülür.

Devletler, iç yapıları bakımından tek veya toplu devlet olarak ikiye ayrılır. Tek devlette yasalar, devletin sınırları içinde aynı geçerliliğe sahip olduğu halde, toplu devlette, birleşik devlete katılan devletlerin, birleşik devletin genel yasaları yanında, kendine ait yasaları da bulunur. A.B.D. bunun tipik bir örneğidir.

Advertisement

Devletler, temele aldıkları ekonomi anlayışlarına göre, özel mülkiyeti, sözleşme serbestisini, siyasal hak ve özgürleri, kar amacıyla üretimi benimseyen “kapitalist devlet”; toplumsal mülkiyeti, merkezi planlamayı, ihtiyacı giderme amacıyla üretimi benimseyen “sosyalist devlet” olarak da ikiye ayrılmaktadır.

Demokrasi, özgürlük ve eşitlik kavramlarına dayanan siyasal bir rejimdir. Ancak demokrasinin varlığı hükümetlerin halka dayanması yanında halk için çalışmasına da bağlıdır.

Demokrasilerde halk iktidarı belirlemek için siyasal partiler halinde örgütlenir. Siyasal parti; programını uygulamak ve üyelerini iktidara getirmek amacıyla hükümetine talip ya da elinde bulunduran örgütlenmiş bir topluluktur.

Demokrasinin çağdaş gelişmesinde; sanayi toplumuna geçişteki ekonomik gelişmeler, büyük kentlerin ortaya çıkmasıyla somutlanan morfolojik (nüfussal) gelişmelerle beraber özgürlük ve eşitlikçi düşünce akımlarının ortaya çıkışı önemli rol oynamıştır.

Advertisement


Leave A Reply