Trafik Kuralları İle İlgili Hikaye – Trafik Konulu Hikaye Örneği

3
Advertisement

Trafik kuralları ile ilgili, trafik kurallarına uymaz isek dikkatli davranmaz isek başımıza neler geleceği ile ilgili uyarıcı bir hikaye

Trafik Haftası

Trafik Kuralları İle İlgili Hikaye

Bir cumartesi günü, öğle üzeri, Begliye okuldan çıkarken, babası onu kapının önünde karşıladı. Bayram hazırlığı için birtakım şeyler alacaklardı. Begliye, pek neşeli, babasıyla birlikte hızlı hızlı yürüyordu. Yaya geçidine gelince durdular. Gözlerini trafik lambasına dikmiş, “Geç” işaretinin yanmasını bekliyorlardı.

Birden, acı bir çığlıkla irkildiler. Arabalar durdu. Yoldan geçenler, arabaların geliş yönüne doğru koşmaya başladılar. Begliye’nin babası da ileriye atıldı. Begliye, korkuyla, babasının arkasından koştu.

Caddenin ortasında, yedi – sekiz yaşlarında bir kız çocuğu yatıyordu. Her yanı kanlara bulanmıştı. Herkes heyecanla soruyordu.
—”Ölmüş mü?

Advertisement

—”Kazâ nasıl oldu?

—”Kimsesi yok mu çocuğun?

—”Zavallı yavrucak!

—”Ah, çok acı bir şey! Dayanamayacağım!..

Advertisement

Begliye çevresinde konuşulanlara kulak kabarttı. Gerçekten yaralı çocuğun görünüşü dayanılamayacak kadar acı veriyordu insana!

Kazavı yapan şoförün yüzü kireç gibi olmuştu. Ağlamaklı bir sesle, titreyerek, olayı anlatmaya çalışıyordu:

—”Valla benim suçum yok. Ben de babayım. Benim de bu yaşta bir kızım var. Ezmek ister miydim yavrucağı? Geçit hakkı benimdi. Normal bir hızla ilerliyordum. Birden… evet, işte o sırada oldu ne olduysa. Bu çocuk birdenbire ileri atıldı. Hemen frene bastım ama, olan olmuştu…
O sırada, apartmanlardan, birinden, bir kadın çıktı. Kızını bakkala yollamıştı. Geciktiğini görünce kuşkulanmış, bakkala gitmeye karar vermişti. Kalabalıkla karşılaşınca merakla sordu.

—”N’olmuş burada?”

Derken, yerde kanlar içinde yatan kızını gördü…

Advertisement

Begliye’nin babası, neden sonra, kalabalık arasında kızını buldu. Elinden tuttu, üzüntüyle oradan uzaklaştılar. Babası kaldırımlarda bile kızının elini bırakmıyordu.

Begliye: “Elimi bırak, baba.” dedi. “Korkma. Yaya geçitlerinden başka bir yerden karşıya geçmem ben.

Babası: “İyi edersin, kızım.” dedi. “Yalnız bunu değil, trafik kurallarının hepsini gözetmelisin. Bu arada, trafik polisinin işaretlerine de çok dikkat etmelisin. Trafik lambasının ışıklarının anlamlarını iyice biliyor musun?

—”Evet, babacığım. Öğretmenimiz öğretmişti; resim dersinde resmini bile yapmıştık. Yeşil lamba yanarsa, yol yayaların demektir. Kırmızı yanarsa, taşıtlar geçer. Sarı ışık “Dikkat!” demektir, “Geçmeye hazırlan!” anlamına gelir.”

Advertisement

—”Başka neler biliyorsun bu konuda?

—”Karşıdan karşıya geçerken, önce sola. sonra sağa, sonra gene sola bak malıyız. Trafik polisi, sol kolunu kaldı rıp avucunu gösterdi mi, bu “Dur!” de mektir. İki kolunu yana açıp yolu’ arabalara kapayınca geçmek gerekir. Sonra, duran taşıtların önünden ya da arkasından karşıya geçmeye çalışmak da tehlikelidir. Hep yaya kaldırımlarından yürümeliyiz. Bisikletle caddelerde dolaşmamalıyız. Arabaların arkalarına ta-kılmamalıyız…”

—”Güzel, yavrum! İşte böyle, hep dikkatli ol… Trafik kazâlarında pek çok kişi ölüyor, pek çok kişi de sakat kalıyor. Bunları unutma. Bil ki kazaların çoğu dikkatsizlikten, trafik kurallarını gözetmemekten ileri gelir.

Advertisement

3 yorum

Leave A Reply