Türk Folkloru Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Türk folkloru ve Türk folklorunun özellikleri ile ilgili olarak genel bilgiler veren sayfamız. Türk folkloru hakkında bilgiler.

TÜRK FOLKLORU dünya folkloru içinde, tarihinin eskiliği, kaynaklarının zenginliği bakımından çok önemli bir yer tutar.

«Folklor» ulusların özel yaşayış ve karakterleri sonucu, geniş zaman içinde meydana gelmiş olgularının tümünü belirten bir terimdir. Türkçeye önceleri «halkiyat» kelimesiyle aktarılmak istenilen bu terim için sonraları «halkbilgisi» de denilmiştir. Ancak, birincisi eski, ikincisi yetersiz olan bu deyimler Türkçe’de tutunamadığından, İngilizce asıllı “folklor” kelimesi, bu konunun bilimsel terimi olarak dilimizde yerleşmiştir. Folklor, yalnız halk bilgisi değildir; folklorda geniş ölçüde sanata yöneliş vardır. Geleneksel bir niteliği bulunan bu sanata yönelişin en özel tarafı, ulusun ortak bilincinden doğmuş olmasıdır. Folklor, ancak köklü, eski, oturmuş, toplumsal evrimini tamamlamış uluslara mahsus bir özelliktir. Ulustan ulusa büyük farklar gösterir; bununla birlikte, büyük uluslarda zamana, yerine göre de çeşitli değişik şekiller gösteren bölgesel folklor ayrıntılarına da rastlanır.

Bu husus için en iyi örnek Türk folklorudur. Gerçekten de yeryüzünde Türk ulusu kadar geniş, zengin, değişik folkloru bulunan ulus pek azdır

Türk folklorunun en zengin dallarından başlıcaları edebiyat müzik, oyundur.

Advertisement

Türk Halk Edebiyatı

Folklora giren Türk edebiyatı aydınlar sınıfının Arap ve Fars edebiyatları etkisinde geliştirdikleri Divan edebiyatından dil, duygu. estetik bakımından tamamiyle ayrı, yerli, ulusal bir edebiyattır Genel olarak «halk edebiyatı» denilen bu dalın pek çeşitli kolları bulunur. Bu kollardan başlıoaları şunlardır:

Masallar. — Türk halk masalları, kaynak-Lırını en eski Türk destanlarından almışlardır Dede Korkut Masalları destanların ilk masallaşmış kalıntılarını andırır. Kaynak ve ilk merhale bunlar olduğu için, daha sonraki çok yaygın, değişik masallarda bile hemen cia’ıma destan unsurları, fazilet üstünlüğü, iyinin kötüye üstün gelmesi, hakkın yerini bulması gibi konular göze çarpar Bu masalların dil, anlatım özellikleri, söyleme, dinleme gelenekleri ise gene Türk folklorunun başka bir yönünü teşkil eder.

Şiirler. — Türk halk şiiri, derin, felsefi olmaktan çok, yaygın, liriktir, lirizminin başlıca sebebi ise, özellikle Osmanlı İmparatorluğu devrinde, geniş halk yığının, uzak sınırlara gidip ele bir daha geri dönemiyen yakınları için çekmiş oldukları acıdır Bu yüzden, Türk halk şiirinde aşk üzgünlüğü kadar, gurbet üzgünlüğü geniş yer tutar Ağıtlar; ayrılık, hasret türküleri, mezar yazıtları; haydut, eşkiya destanları; aşk manileri, çoban, ofe deyişleri; güzellemeler, âşık şiirleri; yangın, savaş, büyük bir kahramanın ölümü konularında meydana getirilen destanlar; gülbanklar, nefesler; bunların yanında neşeli bir eda taşıyan hicivler, düğün türküleri (maniler), bekçi destanları, kutlamalar, övmeler, boyamalar halk şiirinin zenginliklerinden bir kısımdır. Bu arada, edebiyat tarihine geçmiş büyük halk şiirleri —meselâ Karacaoğlan— folklora giren Türk halk şiirinin dışında incelenir.

Advertisement

Türk Halk Müziği

Türk folklorunun, belki edebiyatından daha zengin, renkli, elerin, anlamlı bir dalıdır. Hemen tamamiyle adsız olan (bestecisi belli olmıyan) bu müzik, çoğu zaman, şiirle el ele yürümüştür. Besteyi, güfteyi de adsız sanatçı aynı anda meydana getirmiştir. Müzikle şiir, tek kaynaktan birlikte doğdukları için, ikiz kardeşler gibi, birbirine yakınlık gösterir, birbirine uyar, birbirini tamamlar.

Türk halk müziğinde de, şiirinde olduğu gibi üzgünlük, gurbet konusu çok işlenmiştir. Bu duygular derin, sarıcı, ruha işleyici bir şekilde dile getirilmiştir. Melodi yönünden pek zengin, değişik motiflerle doludur. Bu arada zaman zaman gülen, eğlenceli tarafları da vardır. Sözsüz halk müziğine’, oyun havalarına gelince; bunlarda alabildiğine kıvraklık, canlılık, bazı bazı ela —zeybeklerde olduğu gibi— hamaset (=yiğitlik, yurt severiik) göze çarpar.

Halk Oyunları

Advertisement

Türk folklorunun en canlı, belirli, kendine has özelliği bulunan dallarından biri ele ulusal halk oyunlarıdır. Yalnız Anadolu içinde bile çok değişik şekilleri bulunan Türk halk oyunlarının ortak karakteri mertlik, kahramanlık motifleridir. Ege ve Ankara dolaylarının zeybeklerinde, Bursa’nın kılıç-kaikan oyununda, Erzurum’un «bar»ında, Sivas’ın halaylarında, Karadeniz horonlarında daima bu ortak özellik sezilir. Bunun yanında şekil inceliği, anlam gücü, güzellik, coşkunluk da büyük yer tutar. Bir kolunu şiire atan halk müziği, öteki kolunu da oyuna uzatarak, bu iki sanat alanı arasında düzenli bir ahenk sağlamıştır.

Türk folklorunda bu üç ana dalın dışında daha pek çok kollar vardır. Halk felsefesini, estetiğini, pratiğini yansıtan atasözleri, tekerlemeler bunlardan bir kısmıdır. Evlenme, düğün törenleri, cirit oyunları, belirli günlerde, bayramlardaki değişmez törenler ise başlıbaşına birer folklor dalıdır. Bunlardan başka inceleme konusu olacak daha hayli folklor alanı vardır.

Türk folklorunun üstüne ilk defa, bundan yüzyıl kadar önce, Ah meçi Vefik Paşa eğilmiştir. Geçen bu yüzyıl içinde özellikle Cumhuriyet devrinde bu alanda ciddî, sürekli çalışanlar olmuş, halk sanatının zengin kaynakları araştırılmış, eserler toplanmıştır. Yalnız, Türk folkloru o kadar zengin bir kaynaktır ki, incelemekle bitmez. Bugünkü, ilerideki Türk sanatçılarına, bilginlerine folklorumuz çok geniş, verimli, köklü bir kaynak olacaktır.

Advertisement

Leave A Reply