Türkiye’de Akarsuların Oluşturduğu Yer Şekilleri

0

Türkiye’de akarsuların oluşturduğu yer şekilleri nelerdir? Aşındırma şekilleri ve biriktirme şekilleri nelerdir, özellikleri, hakkında bilgi.

TÜRKİYE’DE AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER

Türkiye, yarı nemli bir iklime sahip olduğundan akarsular yönünden zengindir. Bu nedenle yerşekillerimizi biçimlendiren en önemli dış güç akarsulardır.


asindirma-sekilleri

1) AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ

Türkiye’de akarsu aşınım şekillerinin başında vadiler gelir. Türkiye’de dağlık alanlar çok olduğu için bu dağlardan inen akarsuların eseri olan kertik ya da çentik vadilere yaygın olarak rastlanır.

İki düzlük arasındaki kütleyi yaran akarsular, boğaz vadiler oluştururlar. Türkiye’de, sarp dağları yaran bu vadi türlerinin yüzlerce örneği vardır. Fakat bunların en önemlileri, kıyı ile iç bölgeleri birbirine bağlayanlardır. Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Gülek ve Göksu vadileri ile, Karadeniz’i iç bölgelere bağlayan Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya vadileri bunların başlıcalarıdır.

Zap suyu ve kolları tarafından yarılan Hakkâri Dağları’nda, oldukça derin ve dik yamaçlı vadiler oluşmuştur.


Yatay duruşlu ve farklı sertlikteki tabakalar arasına gömülen akarsular, genellikle kanyon vadiler oluşturur. Akdeniz’deki karstik alanlarda pek çok kanyon vadiye rastlanabilir.

Türkiye’de menderesler oluşturan akarsu örnekleri çok fazladır. Akarsuların denize ulaştıkları yerlerde bu tür büklümler daha da artar. Ege Bölgesi’ndeki çöküntü ovalarında yer alan akarsular menderesli yataklarıyla dikkati çekerler.

Eğimin azaldığı yerlerde akarsu yataklarının iki yakasında dar ya da geniş düzlükler oluşur ki, bu tür vadilere tabanlı vadi denir.

Ege Bölgesi’ndeki çöküntü alanlarına yerleşen akarsuların büyük bir kısmı tabanlı vadilere sahiptir. Diğer akarsu vadilerinin de bazı yerlerinde geniş taban düzlükleri oluşmuştur.


Bir akarsu yatağında, doğduğu yerden döküldüğü yere kadar, nadir olarak tek tip vadiye rastlanır. Türkiye’de bir akarsu yatağı boyunca, kertik, boğaz ve tabanlı vadiler birbirini izler.

Akarsularımız, dağ kuşaklarını dar ve derin vadilerle parçalamış, böylece yer şekillerinin daha da engebeli hale gelmesine yol açmıştır.

Türkiye’de bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda kırgıbayır şekilleri çok yaygındır. Kırgıbayır topografyasının en tipik şekillerine Nevşehir, Ürgüp ve Göreme çevresindeki volkanik arazilerde rastlanır.

Dev kazanlarının en güzel örnekleri Murat nehri yatağında, Akdeniz’de Düden ve Manavgat şelâlelerinin döküldüğü yerlerde görülmektedir.

Nevşehir, Niğde, Kırşehir ve Kayseri çevresinde, yağmur ve kar sularının tüfleri aşındırmasıyla oluşan en tipik yerşekli olan peribacaları çok yaygındır.

vadi


Vadi

Akarsuların içinden aktığı sürekli iniş gösteren uzun kanallardır. Akarsuların akış hızlarına ve zemin yapısındaki farklılaşma değişik vadi tiplerinin görülmesine neden olmuştur. Eğim ve akış hızının fazla olduğu yörelerde derine aşındırmanın etkisiyle dik yamaçlı kertik ve boğaz (yarma) vadiler oluşurken, eğimin azaldığı düzlüklerde yatık yamaçlı ve alüvyal tabanlı vadiler oluşur. Ülkemizde özellikle Doğu Anadolu, Kuzey Anadolu dağları ve Torosların eğimli yamaçlarından hızla akan akarsular dar derin vadilerle akarken, Ege ve Marmara bölgesinin az eğimli düzlüklerinden akan akarsular alüvyal tabanlı vadiler oluşturur. Akdeniz bölgesindeki yatay duruşlu kalkerli tabakalar üzerinde ise kanyon (Göksu ırmağı) vadilere rastlanır.

menderes

Menderes

Akarsuların düzlüğe ulaştığı yerlerde eğimin azalmasına bağlı olarak oluşan büklümlere menderes denir. Ege bölgesindeki B. Menderes, K. Menderes, Gediz, Bakırçay gibi akarsular az eğimli graben ovalan üzerinde aktıkları için menderesler yaparak akarlar. Menderes oluşumundaki asıl etken akarsu yatak eğiminin azalmasıdır.

peribacası

Peribacası

Volkanik tüflerin bulunduğu yan kurak iklim bölgelerinde sel sularının farklı dirençteki eğimli yüzeyleri aşındırmasıyla oluşan piramit şeklindeki oluşumlardır. İç Anadolu bölgesi volkanlarından püsküren volkanik malzemenin birikmesiyle Ürgüp, Göreme, Nevşehir (Kapadokya) yöresinde görülür. Bu yöre tarih çağlarından beri işlenerek yerleşim alanı haline getirilmiştir. Peribacası oluşumunda bitki örtüsünün zayıf olması ve sel sularının aşındırması da etkilidir.

dev kazanı

Dev Kazanı

Akarsu yatakları içinde çağlayan (şelale) ve çavlanlarda suyun hızla düşmesi ve düştüğü yeri aşındırmasıyla oluşan çukurluklardır. Ülkemizde Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde rastlanır. Tortum ve Düden şelalelerinde dev kazanları bulunur.


Peneplen (Yoktukdüz)

Başta akarsular olmak üzere dış kuvvetlerin uzun yıllar boyunca aşındırmasıyla oluşan deniz seviyesine yakın, hafif dalgalı düzlüklerdir. Türkiye’nin yakın jeolojik devirlerde orojenik ve epirojenik hareketlerle şekillenmesinden dolayı peneplenlere rastlanmaz.

Bunların dışında akarsularımız denge profili, plato ve kırgıbayır gibi aşındırma şekilleride yaratmıştır.

2. BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

Türkiye’deki en önemli akarsu birikinti şekilleri ovalardır.

Kıyılarımızda gelgit şiddeti az olduğu için akarsuların denize döküldüğü yerlerde verimli delta ovaları oluşmuştur.

İç bölgelerimizde çöküntü alanlarının, çevreden taşman alüvyonlarla dolması sonucu oluşmuş birikinti ovaları pek çoktur.

Türkiye’de yaygın olarak rastlanan aşındırma ve biriktirme şekillerinden biri de akarsu sekilleridir. Akarsu sekileri, vadi tabanlarının yüksekte kalmış bölümleridir.

Vadi tabanlarının yüksekte kalabilmesi için akarsuyun yeni bir güç kazanarak vadi tabanına gömülmesi gerekir. Bu da iki şekilde gerçekleşir:

1. İklimin değişerek daha yağışlı bir döneme geçilmesi sonucu akarsuyun daha fazla su taşıması.

2. Akarsuyun döküldüğü taban seviyesinin değişmesi.

Türkiye’deki deniz seviyelerinde 100 metreyi bulan oynamalar olmuştur. Denizlerin çekildiği dönemlerde akarsuların aşındırma güçleri artmış, böylece oluşturdukları tabanlara gömülmüşlerdir.


Yüksekte kalan eski tabanlar ise seki haline gelmiştir. Akarsu yataklarından 50-100 metre yukarılardaki çakıl ve kum depoları bu şekillerin bulundukları yerlerdir.

Delta

Akarsuların taşıdıkları alüvyonları deniz veya göl kıyılarında biriktirmesiyle oluşan düzlüklerdir.

Deltanın oluşabilmesi için;

• Gelgit genliğinin az olması
• Kıyının sığ olması (kıta sahanlığının geniş olması)
• Güçlü deniz akıntılarının olmaması
• Akarsuların bol alüvyon taşıması gerekir.

Türkiye’yi çevreleyen denizlerde gelgit genliğinin az olması ve güçlü akıntıların bulunmamasından dolayı sığ denize dökülen akarsuların ağzında delta oluşmuştur. (Çukurova, Bafra, Çarşamba, Gediz, K. Menderes, B.Menderes, Silifke delta ovaları)

Birikinti Konisi

Akarsu yatak eğiminin azaldığı dolayısıyla hızının ve taşıma gücünün azaldığı dağların eteklerinde alüvyonların birikmesiyle oluşan şekillerdir. Birikinti konilerinin zamanla gelişip büyümesi ve birleşmesiyle dağ eteği ovası oluşur.

Dağ İçi Ovası

Etrafı dağlarla çevrili alanlarda akarsu ve sel sularının taşıdığı alüvyonların zeminde birikmesiyle oluşan düzlüklerdir. Erzurum, Muş, Erzincan ve Bolu gibi ovalar buna örnektir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?