Türkiye’nin Enerji Kaynakları Nelerdir ve Nerelerde Bulunur? Özellikleri

0
Advertisement

Türkiye’nin enerji kaynakları nelerdir? Türkiye’nin enerji kaynakları ile ilgili genel açıklamalar ve bulundukları yerler hakkında bilgiler.

Türkiye’nin Enerji Kaynakları

Kömür

TAŞ KÖMÜRÜ

Taş kömürü; bitkilerin jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğraması ile oluşmuş, yüksek ısı gücü olan bir enerji kaynağıdır. Kalori değerinin çok yüksek olması ve bol miktarda bulunması nedeniyle taş kömürünün enerji üretiminde vazgeçilmez bir yeri vardır. Bu maden elektrik santrallerinde sanayide ve kok kömürü yapımında kullanılır.

Türkiye, taş kömürü yatakları bakımından zengin sayılmaz. En zengin yataklar Batı Karadeniz’deki Ereğli-Zonguldak kömür havzasındadır.

Ülkemizdeki diğer taş kömürü yatakları Akseki, Kemer ve Hazro’da (Diyarbakır) dır. Yıllık üretim, Türkiye’nin ihtiyacını karşılayamadığı için, yurt dışından taş kömürü ithal edilmektedir.

Advertisement

LİNYİT

Linyit, kömürleşme sürecinin ilk ürünlerinden olduğu için, turba ile taş kömürü arasında yer alır. Bu nedenle kalori değeri yüksek değildir. Linyit yatakları yüzeye oldukça yakın olduğundan kolayca işlenebilir. Linyitin uzaklara taşınması hem maliyetini arttırır, hem de kolayca ufalandığı için değerini düşürür. Bu bakımdan linyit, genellikle çıkarıldığı yerlerdeki sanayi tesisleri ile konutlarda tüketilir.

Türkiye’nin hemen her tarafında linyit yatakları bulunmaktadır. En önemli yataklar Beypazarı (Ankara), Tunçbilek (Kütahya), Soma (Manisa), Elbistan (Kahramanmaraş), Menteşler (Bolu), Dodurga (Çorum)da’dır.

Petrol Mühendisliği

PETROL

Çağımızın en önemli enerji kaynaklarından biri petroldür. Petrol; ham olarak çıkarıldıktan sonra, rafinerilerde işlenir. Bu işleme sonucunda akaryakıt (benzin, motorin, gaz yağı) ve çeşitli yan ürünler elde edilir. Yan ürünler petro-kimya tesislerinde işlenerek kullanım alanı çok geniş yeni ürünlere dönüştürülür. Plâstik, kauçuk, sunî gübre, deterjan, boya, tarım ilâcı gibi çok sayıda ürünün yapımında petrol yan ürünlerinden yararlanılır.

Advertisement

Ülkemizde birçok OrtaDoğu ülkesinde olduğu gibi zengin petrol yatakları yoktur. Çünkü, içinde zengin petrol yatakları bulunan katmanlar, Türkiye sınırında sona ermektedir.

Mevcut yatakların tamamına yakını Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunmaktadır. Buradaki yatakların en yoğun olduğu yerler Batman, Siirt ve Diyarbakır’dır. Ayrıca Adıyaman, Urfa ve Mardin’de de petrol yataklarına rastlanmıştır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışındaki başlıca yataklar Adana ile Kırklareli çevresindedir.

Ülkemizdeki petrol üretimi, ihtiyacın yedide birini ancak karşılamaktadır. Bu nedenle yurt dışından büyük ölçüde petrol alımı yapılmaktadır. Yurdumuzdaki petrol rafinerileri şunlardır :

  • – Batman Rafinerisi
  • – Ipraş Rafinerisi (izmit)
  • – Ataş Rafinerisi (Mersin)
  • – Aliağa Rafinerisi (izmir)
  • – Orta Anadolu Rafinerisi (Kırıkkale)

DOĞALGAZ

Doğal gaz; yer altında oluşmuş; çeşitli gazların bir karışımıdır. Bu karışımın büyük bir bölümünü metan gazı oluşturur. Genellikle yakıt olarak kullanılan doğal gaz, aynı zamanda petro-kimya sanayiinin önemli bir ham maddesidir.

Advertisement

Türkiye’de doğal gaz yataklarının aranmasına 1990’lı yıllarda başlanmış ve çeşitli yerlerde doğal gaz yataklarının varlığı tespit edilmiştir. Bunların içinde en önemlisi Kırklareli’deki yataklardır. Halen, Güneydoğu Anadolu’da, Trakya’da, Batı Toroslar ve Batı Karadeniz Bölümü’nde doğal gaz arama çalışmaları devam etmektedir.

Nakli ucuz, kullanımı kolay olduğundan ve hava kirliliğini büyük ölçüde azalttığından; büyük şehirlerimizde ısınmada ve mutfak işlerinde doğal gaz tercih edilmektedir. Şu andaki doğal gaz ihtiyacımız Rusya’dan temin edilmektedir. Türkmenistan ile de bir antlaşma yapılmıştır.

Asvan Barajı

SU GÜCÜ

Su gücü, elektrik enerjisi üretiminde büyük önem taşımaktadır. Hızla akan ya da düşen suyun enerjisi; jeneratörlerle elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Suyun bu gücüne “beyaz kömür” denilmektedir.

Advertisement

Türkiye yer şekillerinin oluşumu bakımından “genç” bir ülkedir. Bu nedenle akarsularımızda yatak eğimi fazla, akış hızı yüksektir. Bu da hidroelektrik üretimi açısından son derece elverişli bir durumdur. Türkiye, su potansiyeli açısından Norveç’ten sonra Avrupa’da ikinci sırada yer almaktadır.

Petrol, doğal gaz ve taş kömürü kaynakları zengin olmayan ülkemiz için, su gücü enerjisi büyük önem taşımaktadır. Bunun önemini kavrayan Türkiye, baraj ve hidroelektrik santralı yapımına büyük önem vermiş ve günümüze doğru artan hızda baraj yapımına devam edilmiştir.

Yurdumuzda şu anda baraj sayısı 160 civarındadır ve bunların 30 kadarında hidroelektrik santralı vardır. Atatürk, Keban, Karakaya, başta olmak üzere bu santrallerimizden yılda yaklaşık 23 milyar kilowat/saat elektrik enerjisi üretilmektedir.

Yapılan hesaplamalara göre akar sularımızın mevcut potansiyeli (mevcutlar dahil) 662 baraj yapımına elverişlidir. Bu barajların yaklaşık 500 tanesinin hidroelektrik üretimine uygun olacağı düşünülürse; bu yönüyle nasıl büyük bir zenginliğe sahip olduğumuz kolayca anlaşılır.

Advertisement

Sadece GAP kapsamında 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralı yer almaktadır. Su gücünün tükenmeyen ve ucuz bir kaynak olması Türkiye’nin gelecekte bu enerjiden büyük ölçüde yararlanmasını kaçınılmaz hale getirmektedir.

Rüzgar Enerjisi

RÜZGÂR GÜCÜ

Türkiye’de eskiden az da olsa rüzgâr gücü ile çalışan yeldeğirmenleri vardı. Ayrıca, deniz taşımacılığında da rüzgâr gücünden yararlanılıyordu. Bu gün ülkemizde rüzgâr enerjisinden ciddî biçimde yararlandığımız söylenemez. Ancak son yıllarda özel sektörün devlet teşviki ile bu konuya el atması bir şçok bölgemizde yoğun bir şekilde rüzgar enerjisine yatırım yapılmasını sağlamış ve bazı bölgelerin enerjisi rüzgar üzerinden sağlanmaya dahi (Çeşme gibi) başlanmıştır.

JEOTERMAL ENERJİ

Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak su ya da su buharından elde edilir. Yüksek sıcaklıktaki su buharı elektrik enerjisine oldukça elverişlidir. Daha düşük sıcaklıktaki su buharından ya da sıcak sudan ısıtmada faydalanılır.

Advertisement

Türkiye’de jeotermal enerjisine uygun ilk alan, Denizli çevresinde keşfedilmiş ve burada jeotermal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren ilk santral kurulmuştur. Germencik (Aydın), Tuzla (Çanakkale), Sivrihisar (izmir), Acıgöl (Nevşehir) vb. birçok yerde daha jeotermal alanları keşfedilmişse de buralarda henüz santraller kurulamamıştır.

RADYOAKTİF MİNERALLER

Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Nükleer enerji, atom enerjisi olarak da bilinir. Atom enerjisi, atom çekirdeğinin bölünmesi ya da çekirdek kaynaşması yoluyla elde edilmektedir. Atom çekirdeğinin bölünmesi ya da çekirdek kaynaşması işlemleri nükleer santrallerde sistemli ve sürekli bir biçimde yapılarak enerji üretilir.

Türkiye’de nükleer enerji üretimi için gerekli olan uranyum madeninin varlığı saptanmıştır. Bilinen 31 uranyum yatağının çoğunluğu Batı Anadolu’da Aydın, Uşak, Manisa ve Çanakkale yörelerindedir. Nükleer enerji ham maddesi olarak kullanılan bir maden de toryumdur. Önemli toryum yatakları Eskişehir çevresindedir.

Türkiye, nükleer enerji konusuna önem vermiş, bu alanda çalışmalar yapmak üzere Türkiye Atom Enerjisi Kurumu görevlendirilmiştir. Bu kuruma bagiı Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde konu ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmakta, projeler geliştirilmektedir. Mersin’de Rusya ile ortak Akkuyu Nükleer Santralinin açılışı konusunda önemli yol alınmıştır. Ancak henüz bu nükleer santral yapılıp devreye verilmemiştir. Özellikle batılı bir çok ülke nükleer santrallerini kapatma planı yapıp sıfır nükleer santral politikaları geliştirirken ülkemizin aksi yönde politikalar planlaması bir çok tartışmayı halen sürmesine sebep olmaktadır.

Advertisement

Nükleer enerji üretimi esnasında, santrallerde, yüksek oranda radyoaktif madde birikir. Canlıların sağlığı açısından çok tehlikeli olan bu rakyoaktif birikintilere karşı çok ciddî önlemlerin alınması gerekmektedir.

güneş enerjisi

GÜNEŞ ENERJİSİ

Ülkemizde son dönemlerde giderek önem kazanmaya başlayan bir kaynak da güneş enerjisidir. Yılın önemli bir bölümünde havanın güneşli olduğu güney kıyılarımız başta olmak üzere, Ege ve Marmara bölgelerinde güneş enerjisinden yararlanma yaygınlık kazanmıştır. Çatılara konulan ve pek pahalı olmayan güneş enerjisi sistemleriyle ucuz ve bol sıcak su sağlanmaktadır. Ayrıca, seraların ısıtılmasında da güneş enerjisinden büyük ölçüde faydalanılmaktadır.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?