Türklerde Çadır Kültürü – Çadırcılık Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Türklerde Çadır Kültürü nasıldır? Türk çadırlarının özellikleri nelerdir? Çadırcılık ve çadır süslemeciliği hakkında bilgi.

Türk Çadırı

Türklerde Çadır Kültürü – Çadırcılık Hakkında Bilgi

Türklerin göçebe yaşadıkları dönemlerinde, çadırlarda burdukları bilinmektedir. En çok kullanılan çadır tipi, keçeden yapılmış ve “yurt” adı verilen, tabanı yuvarlak, üstü alçak kubbe şeklindeki çadırlar olmuştur. Türklerin yerleşik hayata geçişlerinden sonra, bu çadırların genel biçimi, ileriki dönemlerde binaların temel yapısını şekillendirmiştir. Örneğin çadırın kubbesi, çadır kapısının açılışı, çadırı tutan direk ve kordonlar ileriki taş mimarinin özellikleri olmuştur.

Türk toplumlarında göçebeliğin azaldığı dönemlerde dahi, çadır kullanımı devam etmiştir. Özellikle hükümdarların “otağ” denen bölmeli çadırları, ordularda kullanılan çadırlar ve halkın konut olarak kullandığı çadırlar varlığını sürdürmüştür.

Osmanlı dönemi çadırlarının süslemesi ayrı bir sanat olarak icra edilmiştir. İşleme ağırlıklı olarak süslenen Osmanlı çadırlarının hazırlandığı atölyeler, komşu Batı ülkeler arasında ün yapmıştır. İmparatorluğun farklı bölgelerinden gelen birçok sanatçı, saray işleme atölyelerinde çalışarak, padişahlara ve beylere mahsus “otağ” denilen büyük süslü çadırları hazırlamışlardır. Çadır süslemelerinde klasik Osmanlı döneminin en gözde motiflerinden üç yuvarlak benekten (çintemani) oluşan çin bulutu deseni kullanılmıştır. Ordu ve saray çadırlarını saray, köşk gibi gösterişli mekanlara benzetmek amaç edinilmiştir. Dolayısıyla günlük hayatta hükümdarın ihtiyaçlarını karşılayan unsurlar ve saraylardaki süs, ihtişam ve güzellik, aylarca süren seferlerde kullanılabilecek şekilde hazırlanmıştır.

Advertisement

Türk Çadırı

Otağlar

Otağlar bir ev büyüklüğünde olup, içerisinde perdelerle ayrılan odalardan oluşurdu. Zemini ipek halıyla kaplanır; direkleri altın varak üzerine yakut, safir, zümrüt ve firuzeyle süslenir ve ortada hükümdarın oturacağı kıymetli taşlarla süslü taht bulunurdu. Padişah otağları pamuk ipliğinden dokunmuş kumaşlarla yapılır ve kırmızı renkte olurdu.

Osmanlı Devleti’nde padişaha mahsus çadırlara “otağ-ı hümayun” denilmiştir. Türk sanatının en gösterişli örneklerinden olan otağ-ı hümayunlar, birbirine geçilebilen birkaç çadırdan meydana gelirdi. Orta Asya’dan beri gelen çadır kullanımının en mükemmel şekli olan bu bağlantılı çadırlar, cepheden üç kubbeli bir görünüme sahipti. Bu kubbeler, padişahın dinlenme ve arz odası olan divanhane; hamam odası ve hazine-i hümayunun (devlet hazinesi) muhafaza edildiği kısım olarak hazırlanmıştı.

Otağ, Orta Asya Türk devletlerinde bir azamet unsuru görülmüştür. Müslüman-Türk devletlerinde ise bayrak ve tuğla beraber hakimiyet alameti olmuştur. Nitekim Çin kaynaklarına göre eski Türklerde bayraksız otağ, otağsız bayrak olmazdı.

Advertisement

Leave A Reply