Türklerde Coğrafya

0

Türkler’de coğrafya biliminin tarihçesi. Türklerde coğrafya ile ilgilenen ilk kişiler, çalışmaları hakkında bilgi

Piri Reis Haritasından ilginç bir detay.

Piri Reis Haritasından ilginç bir detay.

Türklerde coğrafya alanındaki ilk çalışmalar, Osmanlı döneminde başladı ve astronomiyle matematiğe bağlı olarak gelişti. Rüknettin Ahmet’in Kazvini’nin Acai-bü’l-Mahlukat ve Garaib’ül Mevcudat (Varlıkların Garipleri ve Yaratıkların Acayipleri) adlı coğrafya ve kozmografya ile ilgili eserini çevirerek Çelebi Sultan Mehmet’e vermesi, Osmanlılarda bu konuda bilinen ilk çalışmadır.

Advertisement

Daha sonra kimi Türk bilginleri de coğrafya ve kozmografya eserleri yazdılar. Bunlar arasında en önemlileri Ali Kuşçu (öl. 1474) ve onun torunu olan Mirim Çelebi’dir (öl. 1525). Fatih Sultan Mehmet‘in buyruğu ile Ptolemaios’un coğrafyasında da ilerlemeler görüldü. Piri Reis ve Seydi Ali Reis‘in yaptıkları haritalar ve gittikleri yerlerle ilgili olarak yazdıkları kitaplar bu dönemin önemli coğrafya eserleridir. Çeşitli coğrafya bilgileri içeren Kâtip Çelebi’nin Cihannüma’sı, Evliya Çelebi nin 10 ciltlik Seyahatnamemi de aynı dönemin önemli eserleri arasında yer alır. 18. yüzyılda Avrupalı araştırmacıların birçok kozmoğrafya ve coğrafya eseri Türkçeye çevrildi. Tanzimat’tan sonra ((1839) coğrafya öğrenimi için gençler Avrupa’ya gönderildi. 1894’ten sonra ülkedeki topografya çalışmaları hızlandı.

Darülfünun 1915’te yeni düzenlemelerle öğrenime başlayınca Edebiyat Fakültesi’ne bağlı Coğrafya Bölümü de yeniden düzenlendi. Yurt dışmdan gelen öğretim üyeleri ve Faik Sabri (Duran), Prof. İbrahim Hakkı (Akyol), Hamit Sadi (Selen) gibi hocaların çalışmalarıyla coğrafya öğrenimi yaygınlaştı. Bu çalışmalara koşut olarak harita, meteoroloji, hidroloji, madencilik, jeoloji, toprak araştırmaları konularındaki çalışmalarda da ilerlemeler oldu. Cumhuriyet döneminde 1933’teki Üniversite Reformu sırasında coğrafya alanındaki çalışmalar artarak yoğunlaştı. 1935’te DTCF’de, ülkedeki ikinci coğrafya bölümü kuruldu. Ali Tanoğlu, Reşat İzbudak, Cemal Arif Alagöz gibi öğretim üyeleri ve yabancı hocalar, birçok coğrafyacı yetiştirdi.

1950′ den sonra DTCF’de yalnız Türk öğretim üye ve görevlileri ders vermeye başladı. Cumhuriyet döneminde, coğrafya alanında üniversite dışında da yoğun çalışmalar oldu. 1935’te MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) kurularak jeoloji araştırmaları geliştirildi. 1937’de kurulan Devlet Meteoroloji Enstitüsü, daha sonraki yıllarda çalışmalara başlayan DSİ (Devlet Su İşleri), TEK (Türkiye Elektrik Kurumu), EİE (Elektrik İşleri Etüd İdaresi) gibi kuruluşların ve Harita Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları, Türkiye’de coğrafya biliminin daha da gelişmesine önemli ölçüde katkı sağladı.

Advertisement


Leave A Reply