Tutunamayanlar Kitap Özeti – Oğuz Atay

3

Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Tutunamayanlar kitabı ile ilgili bilgi.

Tutunamayanlar Kitap Özeti – Oğuz Atay

Kitabın Adı:Tutunamayanlar
Kitabın Yazarı:Oğuz Atay

Kitabın Özeti:


Tutunamayanlar alışılmışın dışında bir romandır. Belirli bir olayı sergilemekten çok izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar, ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerle oluşur. Bu bakımdan, özetlenmesi güçtür. Ancak, romanın konusu, kısaca şöyle açıklanabilir :

Genç mühendis Turgut Özben yakın arkadaşı Selim Işık’ın kendini bir tabancayla vurduğunu gazeteden öğrenir. Olayın çok etkisinde kalır, intiharın sebeplerini merak eder. Bu amaçla araştırmalara girişir. İlkin Selim’in arkadaşlarından Metin ve Esat’la görüşür.

Metin kendisine şunları anlatır : Metin’in Zeliha adlı bir kızla ilişkisi vardır. Selim kızın ona uygun düşmediğini söyler. Fakat Metin kızı bırakınca, bu kez Selim ona tutulur. Metin bunun üzerine yeniden kıza yanaşır. Kız ise bir süre sonra onlardan ayrılır, bir başkasıyla evlenir.

Esat da Selim için şunları söyler : Selim’i lise öğrencisi iken tanır, ilginç, zeki, oyuncu bir çocuktur. Çok kitap okur. O. Wilde’a hayrandır. Fakat M. Gorki’yi okuyunca onu sevmez olur. Esat’la oyunlar düzenler, birlikte eğlenirler.

Turgut Özben Selim’in arkadaşlarından Süleyman Kargı’yı bulur. Süleyman ona Selim’in yazdığı 600 mısralık bir şiir verir. Şiire göre «Selim Işık Tek ve Türk. Ve duygulu, amansız/sabırsız ve olumsuz, yaşantısında cansız» sanılan bir kişidir.


Turgut Özben Selim’le ilişkisi olan Günseli adlı bir kızla tanışır. Günseli Selim’e bir topu gezintide rastlamıştır. Sıkıntılı ve asık suratlıdır. Onu avutmaya kalkışır. Fakat Selim’in soru yağmuruna tutulur. O gün anlaşamazlar. Aradan bir ay geçer. Selim onu telefonla arar. Buluşurlar, ilişkileri gitgide ilerler. Ne var ki, Selim evlenmeye yanaşmaz. Çok kuşkuludur, geleceğe güveni yoktur, inançsızdır, aile düzeninden de hoşlanmaz. Bağsızdır. Bir ara kendini içkiye verir. Çevreyle uyuşamaz. Sanki bir kafese kapatılmıştır. Hastalanır. «Kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadığını» düşünür. Günseli’ye bir mektup gönderir. Ardından intihar eder.

Selim son günlerinde «Tutunamayanlar» üstüne bir ansiklopedi hazırlamaya girişir. Orada kendisine de bir madde ayırır. Bu maddede belirttiğine göre, Selim bir kasabada doğmuştur. Babası memurdur. Küçükken ağır bir hastalık geçirir. Altı yaşında ailesiyle büyük bir şehre göçer. Sabri adlı bir çocukla arkadaş olur. Okula gider. Uzun boylu olduğundan arka sıraya oturtulur. Sınıfta çok konuşur. Ortaokuldayken Pitirgilli’yi okur. Sonra kızlarla dolaşmaya başlar, O sırada Dünya Savaşı patlar. Yiyecekler pahalılanır. Askerliğini yaparken Süleyman Kargı ile tanışır. Askerlik bitince açıkta kalır. Kimse ona sahip çıkmaz. Bütün hayatıca düşüncelerinden kaçar. Sonunda odasına kapanır. Yemek yemez, içki içmez olur.

Turgut Özben araştırmaları sırasında yavaş yavaş kendi benliğini tanır : O da tutunamayanlardan biridir. Kendini o zamana değin birtakım törelerin, alışkanlıkların yönettiğini sezer. Gitgide bağsızlığa doğru kayar. Evinden ayrılır. Bir trene binip gider. Gözden kaybolur.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı

«Bir roman; gerekli gereksiz ayrıntılarıyla, kendi bütünlüğünü zedeleyen fazlalıklarla, yinelemelerle, filtreli sigaranın kanseri % 7 oranında azalttığını söylemeden geçemeyen bilgilerle dolu. Yazarının, ayıklama ve seçme gözetmeden, ne biliyorsa içine katmaktan zevk duyduğu sayfalar. Romanın üslup özelliğinde, değişikliklerin, sıçramaların büyük payı olduğunu daha önce belirtmiştik. Nitekim, 351 sayfada, eylem birdenbire düşünceye yer vermekte, hemen biraz aşağıda ise ‘oyun’ biçimine dönüşmektedir. Atay, Tutunamayanlar için herhangi bir kural koymamış, şiirden oyuna varıncaya kadar, her yazı türünü kullanmıştır. Okunuşundan sonra, ‘İnsanın aklına her geleni yazmasından bir roman ortaya çıkabilir mi?’ diye sorulabilir. Oğuz Atay ayıklama nedir tanımıyor, ya da bu, bize böyle geliyor. Düşünceler, hiç bir zaman, kişileri duygulandırmaya yetmemiştir. Bir romanda, sürekli olarak eleştirisel aklın kullanılışı ve ‘humour’un ağır basışı, somut ‘insan gerçeğini yok etmeye yeter.» (Mehmet Şeyda).




3 yorum

  1. Furkan Emekli on

    Bu roman için özet çıkarmak gerçekten zor. Sizi tebrik ederim. Kitap hakkında yaptığınız eleştiriye de katılıyorum fakat Oğuz Atay’ın sizin de dediğiniz gibi bunu bilerek mi yoksa bilmeyerek mi yaptığını bilmiyoruz. Üslubu biraz farklı. Olaylar arası geçişlerde kopukluklar oluyor. Kitabı okumadan önce özetini okumanızı tavsiye ederim.

  2. Emrah DEMİR on

    Tutunamayanların özetinin yazılıp Olric’den bahsedilmemesi çok ilginç. Kitabı “gerekli gereksiz ayrıntılarıyla, kendi bütünlüğünü zedeleyen fazlalıklar” dolayısıyla bitirememiş biri olarak Turgut Özben’in ikincil karakteri sandığım Olric ile olan diyalogları hep hatırımda kalmış ve beni etkilemiştir. Herhalde kitap eleştirmenlerinin başarılı yazar özgün olmalı, kendine has bir üslubu olmalı derken bahsettikleri şey bu olsa gerek. Sanki kitap, Turgut Özben, Olric’e Selim’i anlatıyormuşçasına geçiyor. ”Ona yaptığınızı bana yapamayacaksınız. Beni yolumdan çeviremeyecekler Olric! insan, Selim olduktan sonra ne yapsa olur, anlıyor musun Olric? Anlıyorum efendimiz. Anlamasan da olur. Kimse anlamasa da olur. Gerçek hürriyet budur Olric. Ben anlıyorum. Anlatamasam da olur.”

  3. OLAY ÖRGÜSÜNDE KOPUKLUK OLMASI BİR YAZARIN SEÇTİĞİ ANLATIM ŞEKLİ OLABİLİR . SAİT FAİK ABASIYANIK DA BAZI HİKAYELERİNİ MUALLAK İÇİNDE BIRAKARAK BİTİRDİĞİ OLMUŞTUR…

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?