Umutsuzlar Kitap Özeti – Hakkı Özkan

0

Hakkı Özkan’ın Umutsuzlar adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Umutsuzlar kitabı ile ilgili bilgi.

Kitabın Adı:Umutsuzlar
Kitabın Yazarı:Hakkı Özkan

Kitabın Özeti:


Recai’nin cebinde metelik yoktur. Elinde bir balık kahveye girer. Arkadaşı Posbıyıklı’yı görür, bir sigara ister. Fakat, Posbıyıklı’da da yoktur, alamaz. Yolda bir izmarit bularak içer. Eve gelir. Karısı Necla öteberi alması için onu bakkala gönderir. Bakkal, hâla borçlarını ödemediğinden, istediklerini vermeye yanaşmaz. Hattâ, onu aşağılayarak kovar. Aynı gün, yanında çalışan oğlu Can’ı da kovmuştur. Söylediğine göre, çocuk iş sırasında kitap okumuştur. Recai öfke ve üzüntüyle evine döner. Karısı olanları öğrenince kahırlanır. Can’ı bulup getirmek üzere Recai kıyıya gider. Gece ilerlemiştir. Oğlunu iki çocukla roman okurken yakalar. Kulağını büker, azarlar. Can, bakkalın, daha ucuza bir çırak bulduğundan dolayı kendisini çıkardığını açıklar. Eve dönerken bir inşaattan tabanca sesleri duyarlar. Babası karakola haber vermeye koşar. Can köşeye saklanır. Heyecanla bekler. Karanlıkta üç adam önünden geçerler. Polisler gelir, fakat keresteciyi soyan hırsızları yakalayamazlar.

Ertesi gün Can yine kıyıya gider. İki arkadaşı Sulu ve Yamuk’la denize girerler. Çıkınca Can akşam gördüklerini anlatır. Arkadaşları ilgiyle dinlerler. Bu arada, kendisine inanmayan Şişko adlı çocukla kavga eder. Onu güzelce döver, ama kendisinin de gözü morarır. Sonra Gülhane Parkı’nı gezmeye giderler. Öğleye doğru, acıkmış olarak Kumkapı’ya dönerler. Karınlarını doyurduktan sonra Şehzadebaşı’na çıkarlar. İlgiyle sinemaların afişlerine bakarlar. Paraları olmadığından içeri giremezler. Kasımpaşa’ya, Sulu’nun annesini görmeye giderler. Fakat evde bulamazlar. Taşlıtarla’ya taşındığını öğrenirler. Sulu üzülür, yalnızlığını derinden duyar. Yeniden Kumkapı’ya dönerler. Denize girerler, midye çıkarıp teneke üstünde kızartarak yerler. Suların içinde oynarlar. Bu sırada Sulu bir taşın altında para bulur. Sevinçten şaşırırlar. Paranın bir kısmını paylaşırlar, geri kalanı surda saklarlar. Lokantaya giderek adamakıllı karınlarını doyururlar. Beyazıt’a yollanırlar, Sahaflar’dan serüven kitapları alırlar. Akşama doğru evlerine dağılırlar.

Ertesi gün erkenden kıyıda buluşurlar. Denize girerler, çikolata alıp yerler, bisiklete binerler, muhallebiciye giderler, oyuncak, kitap, top alırlar. Mahalleye dönüşte çocuklar ellerindeki paketleri görürler. Sabahleyin Can’la dövüşen Şişko da oradadır. Durumdan kuşkulanır. Sulu’yu arıyan ustasına, bakkala haber verir. Bakkal, parayı nereden aldıklarını öğrenip kendisine bildirmelerini öğütler.

Recai evde yorgun otururken pencereden içeriye bir paket atılır. Karısı pencereye koşarsa da kimseyi göremez. Paketten bir entarilik, bir ceket ile yemiş çıkar. Ceketin cebinde de bir yığın para vardır. Karı koca hem sevinir, hem şaşırırlar. Recai paraları alarak bakkala koşar. Borcunu öder, öteberi alır. Küfeciyle eve gönderir. Kahvenin önünden geçerken Posbıyıklı onu görür, çağırır. Recai içeri girer. Herkese sigara dağıtır. Kahvedekiler merakla sorarlar. Mirasa konduğunu, yakında bakkal dükkânı açacağını söyler. Kahveden ayrılır.

Çevrede dedikodu başlar. Komşu kadınlar Recai’nin mirasa konmadığını, keresteciyi soyduğunu birbirlerine söylerler. Recai eve gelir. Karısı güzel yemekler yapmıştır. Zevkle yerler. Tatlı hayaller kurarlar. Artık mutludurlar.


Şişko ile arkadaşı Çiroz, Can ile arkadaşlarını çaktırmadan izlerler. Bir gece Can’ın gizlice surların içine daldığını, Sulu ile Yamuk’un nöbet durduğunu görürler. O sırada asıl hırsızlar da onları gözetlemektedir. Şişko ile Çiroz surdan içeri girerler. Hırsızlardan biri de arkalarından gider. Karanlıkta konuşmalarını dinler. Yakalayarak sıkıştırır. Paraları Can, Yamuk ve Sulu’nun aldıklarını öğrenir. Birlikte kıyıya doğru yürürler.

Can ile arkadaşları bir sandalla denize açılırlar. Para da yanlarındadır. Amaçları Amerika’ya, Afrika’ya gitmektir. Fakat kıyıdan biraz uzaklaşınca bir kayık peşlerinden gelir. Onlara yetişir. Adamlar sandala atlarlar. Onları döverek paraları alırlar. Tam bu sırada hızla bir motorun geldiği görülür. Polisler adamlarla çocukları yakalarlar, karakola götürürler. Böylece, yoksul insanların ancak bir rastlantıyla elde ettikleri mutluluk sona erer.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı

« Umutsuzlar romanında, Orhan Kemal’de olduğu gibi işçi çevrelerinin yaşamlarına eğiliyor. Çocuklar, büyükler, hepsi aynı umutsuz ve ekmeği kıt, gürültüsü bol bir ‘çetin ve küçük dünya’ da yaşarlar. Sokaklar, işyerleri, dükkânlar, kıyı köşe, bu boyda insanların kaynaştıkları yerleri dolaşıyor, bu küçük kişilerin neden umutsuz olduklarını, raslantı yaşamalarındaki acı değişmezlik ve ‘ters iteleyip’teki vurucu ve sürekli baskıları seyrediyoruz. Hakkı Özkan, bir soy determinizme ulaşmak istemiş. Ama romanının ayrıntılara açılan dağınıklığı içinde her yerde bütünlüğü bir temel motife bağlayamamış. Anlatımını diyalogla yürütmek isteyişi, dilinde itinalı olmaya özenişi, yazarının işini sevdiğini, bu yolda çaba harcamaktan kaçınmadığını gösteriyor.» (Tahir Alangu).



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?