Uyku Uyumak İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

0
Advertisement

İçinde uyku, uyumak geçen deyimler ve açıklamaları. Uyku hakkında deyimler ve anlamları. Uyku ile ilgili deyimlerin yer aldığı sayfamız.

Uyku İle İlgili Deyimler ve Anlamları

Uyku İle İlgili Deyimler ve Anlamları

***(bir iş) uykuda olmak
yürütülmemek, olduğu gibi durmak.

***ebedî uykuya dalmak
ölmek: “Bu mezarda iki harp ve aile kahramanı ebedî uykusuna dalmıştı.” -A. Gündüz.

***gaflet uykusuna dalmak (yatmak)
1) dalgınlıktan ileri gelen uyuşukluk içinde olmak;
2) idraksizlik, bilgisizlik, aymazlık içinde olmak.

Advertisement

***gaflet uykusundan uyandırmak
bilgisizlikten, idraksizlikten kurtarmak: “Sanki Orhan Veli’nin okuyucuyu gaflet uykusundan uyandırmak için yazdığı mısra rakı şişesinin içindeymiş gibi.” -S. F. Abasıyanık.

***gözü uyku tutmamak
uyuyamamak: “O gece Aşağı Sazan’ın gözünü uyku tutmamıştır, birçok pencerede ışık vardır.” -R. N. Güntekin.

***gözünden (gözlerinden) uyku akmak
çok uykulu olmak: “Şilteye diz çökmüş, uyku akan gözlerini parmaklarıyla açıyor, uyumayayım diye ninni söylüyordu.” -R. N. Güntekin.

***gözüne uyku girmemek
uyuyamamak, uykusuz kalmak: “uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez.” -B. Felek.

Advertisement

***tilki uykusuna vermek
uyuyormuş gibi yaparak fırsat kollamak: “Muzafferiyeti sonuna kadar yudum yudum içebilmek için kendimi tilki uykusuna verdim.” -F. Celâlettin.

***tilki uykusuna yatmak
uyuyormuş gibi yaparak fırsat kollamak.

***uyku basmak (bastırmak)
çok uykusu gelmek: “İkimiz de esniyorduk, uyku bastırıyordu.” -O. C. Kaygılı.

***uyku çekmek
iyice uyumak: “Erken yattığı gamlı gecelerde geniş kanepenin üstünde uykusunu çekiyordu.” -M. Ş. Esendal.

***uyku dağıtmak
uyumasına engel olmak: uykumu dağıtmak için birkaç fincan kahve içtim.

Advertisement

***uyku gözünden akmak
çok uykusu gelmek: “Yorgunsun, uyku gözlerinden akıyor.” -A. Gündüz.

***uyku kestirmek
kısa bir süre uyumak: “Ben de bu sayede biraz uyku kestirip kuvvetimi telafi ettim.” -A. Gündüz.

***uyku nedir bilmeden
dinlenme imkânı bulamadan.

***uyku tutmamak
uyuyamamak: “İkisini de uyku tutmamıştı. Yan yana uzanmış, yorganı çenelerine kadar çekmiş, gözleri sonuna kadar açık dertlerine yanmışlardı.” -A. İlhan.

Advertisement

***uyku vermek (getirmek)
uyuma isteği duyurmak, uyutucu özelliği olmak: “Sıkılıyorum, uyku veriyor bu tür konuşmalar artık bana.” -A. İlhan.

***uykusu açılmak (dağılmak)
uykulu durumu geçmek: “Aşağıdan bir şeyler dedilerse de uykusu açılmış olan nöbetçi hekim anlayamadı.” –M. Ş. Esendal.

***uykusu ağır olmak
uykudan zor uyanmak.

***uykusu başına sıçramak
1) uyuyamadığı için sersemleşmek; 2) uykusunu iyi alamadığından hırçınlaşmak: “Eğer bu patırtıdan, ikinci uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda, saç saça, baş başa dövüşeceklerdi.” -H. E. Adıvar.

***uykusu bölünmek
yeterince uyumadan uyanmak veya uyandırılmak.

Advertisement

***uykusu derin olmak
uykusu ağır olmak.

***uykusu gelmek
uyuma isteği duymak.

***uykusu kaçmak
1) uyumak amacıyla yatmışken herhangi bir sebeple uyuyamamak: “Bir olta nasıl yapacağım diye uykularım kaçtı.” –S. F. Abasıyanık.
2) kaygılanmak, tedirgin olmak.

***uykusunu almak
uykusunu tam olarak uyumak.

Advertisement

***uykusuz kalmak
uyuyamamak: “Benim de mi düşüncelerim olacaktı / Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım?” -O. V. Kanık.

***uykuya dalmak
uyumaya başlamak: “ Sonunda uykuya dalınca, ay ışığı uyuyan denizcilerin mutlu yüzlerini apak aydınlattı.” -Halikarnas Balıkçısı.

***uykuya varmak
1) uyumak: “ Yemek biter bitmez Ali sol elini yastık yaptı, hemen uykuya vardı.” -Y. Kemal. 2) mec. sükûnet, sessizlik, hareketsizlik içine girmek: “ Etrafı kapatan dik, sivri dağlar duman ve bulut sarılı kocaman başlarını birbirine dayayarak çoktan uykuya varmışlardı.” -R. H. Karay.

***uykuya yatmak
uyumak için yatmak.

Advertisement

***ayakta uyumak
aşırı dalgın, şaşkın veya yorgun olmak.

***kalıp gibi uyumak
kımıldamadan uzun ve derin bir uyku uyumak.

***mışıl mışıl uyumak
rahat, sessiz ve derin soluk alarak uyumak.

***sütçü beygiri gibi ayakta uyumak
çok tembel ve miskin olmak.

Advertisement

***uyuyan yılanın kuyruğuna basmak
kötü bir kimsenin yeni bir kötülük yapmasına fırsat vermek.

***vurup kafayı yatmak (uyumak)
uykusu geldiğinde hemen yatmak: “ Vurup kafayı tekrar uyumaya çalıştım ama nafile.” -E. Şafak.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?